Bigalı doğasever ve mantar avcısı Kamuran Arslan, doğada sıkça karşılaşılan ancak kıymeti az bilinen "Eşek Gevreği" bitkisinin bilinmeyenlerini anlattı. Arslan, bu sert görünümlü bitkinin tam bir şifa deposu olduğunu vurguladı.
Biga’nın bereketli topraklarında yetişen yabani otlar, uzman ellerde lezzet ve şifaya dönüşmeye devam ediyor. İlçemizin tanınmış doğaseverlerinden ve mantar avcısı Kamuran Arslan, bugünlerde yol kenarlarında ve tarlalarda sıkça rastlanan "Eşek Gevreği" (Sonchus asper subsp. glaucescen) bitkisine dikkat çekti.
Sert Görünüşlü, Yumuşak Lezzetli
Halk arasında dikenli yapısıyla bilinen bitkinin mutfaktaki değerine değinen Arslan, doğru toplama yönteminin önemini şu sözlerle anlattı:
"Doğada gezerken sıkça karşıma çıkan bu bitki, ilk bakışta sert yapraklı ve dikenli bir ot gibi dursa da aslında çok kıymetli. Özellikle genç sürgün ve yapraklarını tercih ediyorum. Gençken toplandığında hem daha lezzetli hem de daha yumuşak oluyor."
Mutfakta Nasıl Kullanılır?
Eşek Gevreği’nin sadece bir "ot" olmadığını, sofralarda farklı şekillerde yer bulabileceğini belirten Kamuran Arslan, tariflerini paylaştı: "Haşlandıktan sonra zeytinyağı ve limonla harika bir salata oluyor. Ayrıca arzu edenler yumurtalı kavurmasını da yapabilir; her iki şekilde de oldukça lezzetli bir öğün sunuyor."
Tam Bir Bahar Arındırıcısı
Bitkinin sağlık üzerindeki olumlu etkilerinden de bahseden Arslan, Eşek Gevreği’nin faydalarını şöyle sıraladı:
- Sindirim Dostu: Sindirim sistemini destekler ve iştah açıcı özelliği vardır.
- Vücudu Arındırır: Hafif idrar söktürücü özelliği ile vücuttaki ödemin atılmasına yardımcı olur.
- Vitamin Deposu: İçerdiği vitamin ve minerallerle bahar aylarında vücudu toparlar.