Biga’nın zengin bitki örtüsü ve ormanları, doğasever Kamuran Arslan’ın titiz gözlemleriyle hayat buluyor. Arslan, doğada çoğu kişinin görmeden geçtiği özel bir tür olan Clavulinopsis mantarına dikkat çekiyor.
Biga’nın doğasına olan tutkusuyla tanınan mantar avcısı Kamuran Arslan, son keşfiyle doğaseverlerin merakını uyandırdı. Çayır ve orman açıklıklarında, özellikle yağışların ardından aniden beliren, parlak sarı rengi ve zarif çomak formuyla dikkat çeken Clavulinopsis grubu mantarları fotoğraflayan Arslan, bu türün doğadaki gizemli dünyasını paylaştı.
"Sadece Bakmak Bile Akıl Kurcalıyor"
Doğada her mantarın bir hikayesi olduğunu belirten Kamuran Arslan, Clavulinopsis türüyle karşılaşma anını şu sözlerle anlatıyor:
"Bu grubu gördüğümde mutlaka durup bakıyorum. Sade, ince bir çomak formunda olmasına rağmen rengiyle insanın aklını kurcalayan, büyüleyici bir mantar. Yağışlardan sonra adeta bir anda yeryüzüne çıkıyorlar. Tür ayrımı yapmak bilimsel olarak oldukça zor olduğu için çoğu zaman onları sadece 'cins' seviyesinde tanıyıp bırakmak en doğrusu."
"Sepete Değil, Gözleme Değer"
Birçok kişinin mantara sadece "yenilip yenilemeyeceği" gözüyle baktığını ifade eden Arslan, bu türün mutfaktan ziyade doğadaki estetik değerine vurgu yapıyor:
"Yenilebilirlik durumu net olmadığı için bu mantar benim için sepete koyulacak bir gıda değil; tanımaya, fotoğraflamaya ve gözlemlemeye değer bir doğa harikasıdır."
Doğaseverlere Uyarı
Arslan, doğada karşılaşılan her renkli mantarın cazibesine kapılmamak gerektiğini, özellikle tür ayrımı zor olan mantarlarda "bilinçli gözlemciliğin" hayati önem taşıdığını hatırlatıyor. Biga’nın saklı kalmış güzelliklerini keşfetmeye devam eden Arslan’ın bu paylaşımları, bölgedeki biyoçeşitliliğin zenginliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.