‘Kalp hastaları sıcak havalarda sıvı dengesine dikkat etmeli’

Yazın havaların ısınması sonucunda yaşanabilecek sıvı kayıpları ve uygunsuz egzersiz biçimlerinin özellikle risk faktörü olan kişilerde kalp hastalıklarını tetikleyebileceğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Cengiz Başar, “Kronik kalp hastalarının, geçmişte kalp krizi geçirenlerin ya da kalp yeters

1232
‘Kalp hastaları sıcak havalarda sıvı dengesine dikkat etmeli’

Yazın havaların ısınması sonucunda yaşanabilecek sıvı kayıpları ve uygunsuz egzersiz biçimlerinin özellikle risk faktörü olan kişilerde kalp hastalıklarını tetikleyebileceğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Cengiz Başar, “Kronik kalp hastalarının, geçmişte kalp krizi geçirenlerin ya da kalp yetersizliği olanların yaz aylarında sıvı dengesine ve egzersiz planlarına çok dikkat etmeleri gerekmektedir” dedi.
Günümüzde en sık görülen kalp hastalığının kalp damar tıkanıklıkları ve bunun sonucunda görülen kalp krizleri olduğunu dile getiren VM Medical Park Maltepe Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Cengiz Başar, yaz aylarında kalp ve damar sağlığını koruma yolları hakkında açıklamalarda bulundu.
UYGUNSUZ EGZERSİZLERDEN UZAK DURULMALI
 
Yaz aylarında havaların ısınması ile yaşanabilecek sıvı kayıpları ve uygunsuz egzersiz biçimlerinin özellikle risk faktörü olan kişiler için kalp hastalıklarını tetikleyebileceğini belirten Uzm. Dr. Cengiz Başar, “Yine mevcut kronik kalp hastalarının daha önceden geçirilmiş kalp krizleri ya da kalp yetersizliği olanların yaz aylarında sıvı dengesine ve egzersiz planlarına çok dikkat etmeleri gerekmektedir” şeklinde konuştu.
 
AŞIRI TERLEME KALP HASTALIKLARINI TETİKLEYEBİLİR
 
Yaz aylarında aşırı terleme ve sıvı kaybı ile kanda bazı mineral ve elektrolit dengesizlikleri görülebileceğini söyleyen Uzm. Dr. Cengiz Başar, “Aşırı sıvı kaybı tansiyon düşüklüğüne ve dalgalanmalara neden olur. Sıvı, elektrolit dengesizlikleri ve tansiyon sorunları bayılmalara, altta yatan kalp hastalıklarının tetiklenmesi ile sonuçlanabilir” diye konuştu.
RİSK FAKTÖRLERİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ
 
Kalp hastalıkları için tanımlanan birçok risk faktörü olduğunu belirten Uzm. Dr. Başar, bunların başında yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, obezite, hareketsiz yaşam, sigara tüketimi ve ailesel yatkınlığın geldiğini söyledi.
 
GÖĞÜS AĞRISI EN ÖNEMLİ BELİRTİLER ARASINDA
 
Kalp hastalıklarının birçok belirtisi olabileceğinin altını çizen Uzm. Dr. Cengiz Başar, şu bilgileri paylaştı:
 
“Kalp rahatsızlığında en önemli belirti göğüs ağrısıdır. Göğüs ağrısı, kalp krizi öncüsü de olabilir. Daha çok göğüs üzerinde ağırlık ve baskı tanımlayan hastalar bizim için daha ayrıntılı değerlendirmemiz gereken hasta grubunu oluşturur. Çünkü bu şikâyet kalp krizi açısından en önemli belirtidir. Nefes darlığı ve çarpıntı şikâyeti birçok kalp hastalığı nedeniyle tetiklenebilir. Çabuk yorulma, efor kapasitesinin azalması, öksürük, gece uyku düzeninin bozulması ve idrara çıkma zorunluluğu gibi bazı şikâyetler de kardiyologlar için anlamlıdır. Bayılma da çok önemli bir belirtidir. Bayılma bazen hayati ritim bozukluklarının ilk şikâyeti olabilir.”
 
TATİL REHAVETİ TEDAVİDE İHMALE YOL AÇMAMALI
 
Mevsim değişikliklerinde kişisel alışkanlıklarımızın da değişebileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Cengiz Başar, “Hareket kısıtlaması ya da duygu durumu değişiklikleri aslında kalp sağlığıyla da birebir ilişkilidir. Yaz aylarında hastalar ilaçlarını kullanma konusunda bazen daha rehavet içerisinde olabilmektedir. Tatil havasına girmek, bazı hastalarda ilaçlara ve tedavilere devamı olumsuz etkileyebilmektedir. Mutlaka zorunlu ilaçları ve kontrolleri ihmal etmemek önemlidir” açıklamasında bulundu.
 
SİGARA VE ALKOL TÜKETİLMEMELİ
 
Kalp sağlımızı korumak için sağlıklı yaşamaya dikkat etmemiz gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Başar, “Fazla kilolardan uzaklaşmak, sigara ve alkol tüketmemek, tuz ve şekeri olabildiğince hayatımızdan çıkarmak, düzenli egzersiz ile kondisyonumuzu korumak kalp sağlımız için çok önemlidir. Mental sağlık da çok önemli bir konudur. Stres ve kaygı hayat tarzımızı olumsuz etkileyerek ya tansiyon düzeylerine olumsuz katkı yaparak kalp ve damar hastalıklarının tetikleyicisi olabilmektedir. Mental sağlığımız için de olmazsa olmazımız yürümek, koşmak, bisiklet ya da yüzmek gibi fiziksel aktivitelerdir” ifadelerini kullandı.
SEBZE VE MEYVE AĞIRLIKLI BESLENİLMELİ
 
Yaz aylarında sebze ve meyve bolluğu ile beslenme biçimi açısından daha şanslı olabileceğimizi söyleyen Uzm. Dr. Başar, daha hafif ve mideyi yormadan beslenmenin değerli olduğuna dikkat çekti.
 
SPOR YAPANLAR YETERLİ SU TÜKETMELİ
 
Spor yapan kişilerin tuz dengesini gözeterek yeterince sıvı tüketmelerinin oldukça önemli olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Başar, şunları söyledi:
 
“Potasyum ve magnezyumdan zengin gıdaların (koyu yeşil yapraklı sebzeler, muz, kayısı, patates ve üzüm) tüketilmesi ve günde ortalama 3 litre su içilmesi önemlidir. Özellikle yaz aylarında egzersizin zamanlamasına da dikkat etmek gerekir. Egzersiz sabah erken saatlerde ya da akşam geç saatlerde güneşin ısıtmadığı bir ortamda yapılmalıdır. Sıcak havalarda özellikle ağır gıdalardan kaçınılması çok önemli. Mevsimin değişmesi ile kendinizde bazı rahatsızlıklar (göğüste sıkışma, nefes darlığı, bayılma hissi, göğüste ağrı vs.) hissetmeye başladıysanız vakit geçirmeden kardiyoloğunuz ile görüşmenizi tavsiye ederiz.”
TEDAVİ YÖNTEMLERİ
 
Birçok kalp hastalığının bulunduğunu ifade eden Uzm. Dr. Başar, “Tespit edilmiş soruna yönelik tedavi yaklaşımları vardır. Öncelikle ilaç tedavileri uygulanabilir. Fakat kalp krizleri gibi hayati durumlarda acil kalp anjiyografisi yapılması gereklidir. Tıkanan kalp damarı balon ve stentler kullanılarak açılarak, kalp kasının yeniden sağlıklı bir şekilde kanlanmasını sağlamaktadır. Bazen stent ya da balon uygun olmaz ve hastalar Bypass ameliyatı ile sağlığına kavuşabilir. Kalp yetersizliğinde belli şartlarda kalp pili uygulamaları hastanın şikâyetlerini azaltarak yaşam süresine de katkı sağlayabilmektedir” diyerek sözlerini noktaladı. DHA
 


Kaynak: DHA
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.