Biga'nın tarihi Camialan köyünde, geçmişte su taşımanın geleneksel bir yöntemi olan su ağacı hatırlanıyor. Bu eski gelenek, köy halkı tarafından büyük bir nostaljiyle korunan ve değer verilen bir kültürel miras olarak hatırlanıyor. Köyün sosyal medya hesabından, “Camialanda Eskiden sular böyle taşınırdı.” notuyla paylaşıldı.

SU AĞACI

Geleneksel yöntemlere göre, erkek için balta ne ise, aynı şey kadınlar için de su ağacıdır Yani, köy yaşamında en temel araçlardan biridir. Omuzda taşınan su ağacı, genç kız ve gelinler arasında özel bir öneme sahiptir. Bugün, etnografya müzelerinde yerini alan su ağacı, zaman zaman köy evlerinde nadiren de olsa görülebilir.

Su ağacıyla su taşıma geleneği, sadece bir aracın kullanımıyla sınırlı değildir; aynı zamanda köy kültüründe önemli bir sembolizmi de barındırır. Su ağacının iki ucuna yapılan burunlarına bakırların kulupları asılıyor. İki uçtaki ağırlık aynı olmalıdır. Halk inançlarına göre, su ağcı ile su taşıyan erkeğin otoritesi düşer. Hele hele bir erkek için “su ağacı yemiş” denirse, demek ki eşi onu dövmüş. Böylece bütün köy onunla alay ediyormuş.

Düğün törenlerinde, yeni gelin genellikle su ağacıyla su getirerek kaynanasıyla ellerini yıkama törenini gerçekleştirir. Su ağacı, Hıdrellez Bayramı gibi özel günlerde de önemli bir rol oynar.

Ayrıca, su ağacının kıvrımları, Bulgar Rönesans mimarisi tarafından da kullanılan bir motif haline gelmiştir. Usta Kolyo Fiçeto'nun yarattığı "Fiçevska kobilitsa" veya "Fiçe'nin su ağacı" olarak bilinen bu motif, doğanın kıvrımlarına bir gönderme olarak kabul edilir.

Bu eski geleneği yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak, Camialan köyü için önemli bir misyondur. Su ağacının geçmişi ve sembolizmi, köyün tarihinde önemli bir yer tutmaktadır.

Üzücü Vefat: Bigalı esnafın acı günü Üzücü Vefat: Bigalı esnafın acı günü

Editör: Haber Merkezi