Her şey Eğitmende Başlar ve Biter
Sürücü Adayları için teorik olarak kitaptan okunan, ders sırasında sınıfta anlatılan pek çok konu öğrenilir fakat iş uygulamaya gelince tedirginlik başlar.
Aracı nasıl kaldıracağım, geri gitmeyi beceremem, park ederken başkasının aracına zarar verirsem, asla hız yapamam, ya sinyal vermeyi unutursam, aynaları sağlıklı kullanamıyorum, şerit değiştirmem gerekirse ne yaparım gibi daha da çoğaltılabilecek pek çok tedirginlikler uzar gider.
Bu tedirginlikler direksiyon dersi öğretmeni anlayışlıysa biraz hafifler ve değilse daha da artar. Donanımlı, profesyonel eğitmen eşliğinde aracı kaldırmakla başlayan tüm pozisyonlar kısa sürede öğretilenler hatırlanarak tatbiki olarak uygulanmaya başlamaktadır. Heyecan yapan tedirgin acemi sürücü, daha güvenli ve dikkatli bir biçimde trafiğe çıkabilmek için can atmaya başlamaktadır. Çünkü korkan, yapamam diyen, ya unutursam diye düşündüğü her şeyi uygulama ile tekrar tekrar denenerek pratik kazandırılmakta hatta bu uygulamalar artık reflekse dönüşmeye başlamaktadır.
Kendine olan güveni artan kursiyer artık kendisini acemi sürücü olarak görmemeye bile başlamaktadır. Bu tedirginlikleri yenmek sadece kişinin gayreti ile değil, direksiyon dersi eğitmenlerinin yaklaşımı ile de alakalıdır.
Fakat sürücü adayının tedirginlikleri heyecanı geçmiyorsa eğitmenden kaynaklamaktadır.
Eğitmenler adaylara bağırmamalı, sürekli laf söylememelidir. Eğer bunlar devam ederse adayın kendine olan güveni sarsılır, kursa gitmeme isteği başlar ve bu da başarısız olmasına neden olur. Sürücü Adayı mutlu olmak ister her dersin bitiminde moral ister motive ister iyi yorumlar güzel sözler duymak ister.