Biga’da yaşayan Karadenizlileri ve Çanakkale halkını bir araya getiren geleneksel "Karadenizliler Yayla Şenliği", muhteşem bir organizasyonla gerçekleştirildi. Hafızın Düzü Mesire Alanı’nda bir araya gelen binlerce vatandaş, gün boyunca Karadeniz müzikleri ve horon eşliğinde doyasıya eğlendi.
Biga, hafta sonu Karadeniz’in eşsiz kültürüne, yeşiline ve coşkusuna ev sahipliği yaptı. Bölgede yaşayan Karadenizli vatandaşların dayanışmasını artırmak ve bu zengin kültürü Biga’da yaşatmak amacıyla düzenlenen büyük yayla şenliği, 7 Haziran Pazar günü yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Doğa ile müziğin buluştuğu etkinlikte, alanı dolduran vatandaşlar horon halkaları kurarak keyifli bir gün geçirdi.
Hafızın Düzü’nde Karadeniz Esintisi
Şenlik, Çan - Biga Yolu 5. kilometresinde bulunan Altıkulaç Köyü üstü, Dikmen yolu üzerindeki Hafızın Düzü Mesire Alanı’nda yapıldı. Saat 10.00’da kapılarını açan ve akşam 19.00’a kadar kesintisiz devam eden etkinlikte, Biga’nın yanı sıra çevre il ve ilçelerden gelen binlerce misafir ağırlandı. Mesire alanının temiz havasında piknik yapan aileler, çalınan hareketli ezgilerle yayla havasını Biga'da hissetti.
Dev Sanatçı Kadrosu ile Kesintisiz Müzik Ziyafeti
Karadeniz müziğinin sevilen isimlerinin sahne aldığı şenlikte adeta bir yıldızlar geçidi yaşandı. Karadeniz müziğinin güçlü sesleri Zeynep Birinci, Hikmet Cüre, Emre Göksal ve Mesut Çakır seslendirdikleri birbirinden güzel parçalarla yayla coşkusunu zirveye taşıdı.
Kemençede Atılgan Aslan ve Burak Hasanoğlu’nun kıvrak ritimlerine, klavyede Gökhan Metin eşlik etti. Kemençe ve tulum sesini duyan yediden yetmişe tüm vatandaşlar dev horon halkaları oluşturarak şenlik alanını adeta Karadeniz yaylalarına çevirdi. Renkli yöresel kıyafetleriyle sahne alan halk oyunları ekiplerinin gösterileri ise izleyicilerden büyük alkış topladı.
Paylaştıkça Çoğalan Bir Kültür
Günün geç saatlerine kadar süren organizasyon, Biga'nın kültürel mozaik yapısının ve kardeşlik bağlarının ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Katılımcılar, hem memleket hasreti giderdiklerini hem de böyle güzel bir doğanın içinde Karadeniz kültürünü yaşamaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdiler.