<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Biganın Sesi</title>
    <link>https://www.biganinsesi.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.biganinsesi.com/rss/bilim-teknoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 29 Apr 2026 23:30:20 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/rss/bilim-teknoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim dünyasında Biga imzası: TÜBİTAK’tan ödül geldi]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/bilim-dunyasinda-biga-imzasi-tubitaktan-odul-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/bilim-dunyasinda-biga-imzasi-tubitaktan-odul-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Biga İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, önemli bir akademik başarıyla gündeme geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Biga İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, önemli bir akademik başarıyla gündeme geldi. Fakültenin Ekonometri Bölümü’nde görev yapan Doç. Dr. Merve Ertok Onurlu, uluslararası düzeyde ses getiren çalışmasıyla TÜBİTAK’tan teşvik ödülü aldı.</p>

<p><strong>TÜBİTAK Uluslararası Bilimsel Yayınları Teşvik Ödülü’nün Sahibi Oldu</strong></p>

<p>Doç. Dr. Merve Ertok Onurlu’nun, Prof. Dr. Ebru Çağlayan Akay ve Dr. Öğr. Üyesi Fulden Kömüryakan ile birlikte hazırladığı bilimsel çalışma, TÜBİTAK tarafından “Uluslararası Bilimsel Yayınları Teşvik (UBYT)” ödülüne layık görüldü.</p>

<p><img alt="I M G 20260406 W A0061" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/04/i-m-g-20260406-w-a0061.jpg" width="900" /><strong>Uluslararası Yayında Yer Aldı</strong></p>

<p>“Do the COVID-19 Policies Affect the Happiness of the Turkish People? Evidence from the Life Satisfaction Survey” başlıklı çalışma, 2025 yılında International Journal of Community Well-Being dergisinin 8. cildinde yayımlandı. Araştırma, COVID-19 döneminde uygulanan politikaların Türkiye’deki bireylerin mutluluk düzeyi üzerindeki etkilerini ele alarak akademik dünyada dikkat çekti.</p>

<p><strong>Fakülteden Tebrik Mesajı</strong></p>

<p>Biga İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığı tarafından yapılan açıklamada, akademik başarıdan duyulan memnuniyet dile getirilerek şu ifadelere yer verildi:“Fakültemiz Ekonometri Bölümü'nde görev yapan Doç. Dr. Merve Ertok Onurlu’nun elde ettiği bu önemli başarıdan gurur duyuyor, kendilerini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.”</p>

<p><strong>Biga’nın Akademik Gururu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Elde edilen bu ödül, hem Biga adına hem de üniversitenin bilimsel üretkenliği açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bu başarı, Biga’nın yalnızca tarım ve sanayiyle değil, akademik alandaki yükselişiyle de adından söz ettirdiğini bir kez daha ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Bahar Karakurt</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/bilim-dunyasinda-biga-imzasi-tubitaktan-odul-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 22:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/04/in-shot-20260406-221859889.jpg" type="image/jpeg" length="88987"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çanakkale’de Devrim Niteliğinde Buluş!]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/canakkalede-devrim-niteliginde-bulus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/canakkalede-devrim-niteliginde-bulus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÇOMÜ'lü akademisyenler çay özü ve bor mineraliyle dezenfektan formülü geliştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) akademisyenleri, Anadolu'da geleneksel olarak temizlikte ve bazı rahatsızlıkların giderilmesinde kullanılan çay özü ile bor mineralini bir araya getirerek dezenfektan formülü geliştirdi.<br />
Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) yapılan açıklamaya göre, çay özü ile Türkiye'nin stratejik kaynaklarından bor madeninin kullanıldığı yerli formül, Türk Patent ve Marka Kurumunca tescillendi.<br />
Çalışmanın yürütücülerinden ÇOMÜ Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nükhet Zorba, biyofilm oluşumunu engellemek amacıyla etkili ve çevreye zarar vermeyen bir formülasyon geliştirme hedefiyle yola çıktıklarını belirtti.<br />
Bu kapsamda çeşitli doğal antimikrobiyal maddelerin mikroorganizmalar üzerindeki etkilerini araştırdıklarını ifade eden Zorba, çay özü ile Türkiye'nin önemli doğal zenginliklerinden bor mineralinin birlikte kullanımının daha güçlü bir etki oluşturduğunu tespit ettiklerini aktardı.<br />
<strong>- "Temizlik ve arıtma maliyetlerini azaltma potansiyeli var"</strong><br />
ÇOMÜ Ezine Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulu Dr. Öğr. Üyesi Dilvin İpek ise çalışmanın çıkış noktasının yerelde karşılaştıkları üretim sorunları olduğunu kaydetti.<br />
<mark>Çanakkale</mark>'de, özellikle Ezine ilçesinde üretim hatlarında problemlere yol açan mikroorganizmalar üzerine çalışma başlattıklarını anlatan İpek, Anadolu'da yıllardır göz enfeksiyonları gibi rahatsızlıklarda da kullanılan çayın iyileştirici özelliğinden ilham aldıklarını, bu geleneksel bilgiyi bilimsel yöntemlerle incelediklerini belirtti.<br />
İpek, çalışmaların bir bölümünün, Güney Kore'de, şehir su şebekelerinin dezenfeksiyonu üzerine çalışan bir ekiple yürütüldüğünü ve çay özünün bor mineraliyle birlikte kullanıldığında daha etkili sonuçlar verdiğinin tespit edildiğini bildirerek, "Formül, özellikle gıda sektöründe risk oluşturan bakterilere ve Hepatit A gibi bazı tehlikeli virüslere karşı başarılı sonuçlar verdi." ifadesini kullandı.<br />
Geliştirilen dezenfektanın doğal yapısının yanı sıra uygulandığı yüzeyleri koruyucu özellik taşıdığını, temizlik ile arıtma maliyetlerini azaltma potansiyeli bulunduğunu vurgulayan İpek, ürünün gıda sektörü, sağlık alanı ve evde kullanımına yönelik çalışmaların devam ettiğinin altını çizdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/canakkalede-devrim-niteliginde-bulus</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Mar 2026 21:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/03/tolunay/canakkalede-devrim-niteliginde-bulus.jpg" type="image/jpeg" length="46216"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıkta yapay zeka kullanımı uyarısı]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/saglikta-yapay-zeka-kullanimi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/saglikta-yapay-zeka-kullanimi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Recep Öztürk, sağlıkta yapay zekanın bir "ön değerlendirme aracı" olarak görülebileceğini, en büyük tehlikenin ise yapay zekanın sunduğu bilgilerin "kesin doğru" kabul edilmesi ve profesyonel yardımın ertelenmesi olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Prof. Dr. Recep Öztürk, sağlıkta yapay zekanın bir "ön değerlendirme aracı" olarak görülebileceğini, en büyük tehlikenin ise yapay zekanın sunduğu bilgilerin "kesin doğru" kabul edilmesi ve profesyonel yardımın ertelenmesi olduğunu söyledi.</p>

<p>İstanbul Medipol Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Recep Öztürk, AA muhabirine yapay zeka sisteminin sağlıkta kullanımıyla ilgili bilgiler verdi.</p>

<p>Sağlıkta yapay zekanın artık geleceğe ait bir öngörü olmadığını belirten Öztürk, küresel ölçekte, her hafta yaklaşık 230 milyon kişinin sağlıklı yaşam ve iyi hissetme konularında dijital yapay zeka sistemlerine başvurduğunun bildirildiğini aktardı.</p>

<p>Bazı raporlara göre, yalnızca ChatGPT’ye günlük düzeyde sağlıkla ilgili soru yönelten kullanıcı sayısının 40 milyonun üzerinde olduğuna işaret eden Öztürk, "Diğer yapay zeka sistemleri de hesaba katıldığında, bu ilginin ne denli geniş bir insan topluluğunu etkilediği dikkati çekici boyuttadır. Bu veriler, bireylerin sağlık bilgisini arama ve anlamlandırma biçiminde yaşanan sessiz fakat köklü dönüşümün dikkat çekici bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öztürk, bugün insanların tahlil sonuçlarını, semptomlarını ve sağlıkla ilgili endişelerini doğrudan yapay zekaya yöneltmeye başladığına dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"Bu davranış, sağlık sistemindeki yoğunluk, randevu sürelerinin kısalığı (randevu sürelerinin uzunluğu ve muayene sürelerinin kısalığı) ve anlık bilgi ihtiyacının artmasıyla yakından ilişkilidir. Üstelik yalnızca hastalar değil, hekimler de bu teknolojileri kullanıyor. ABD'de 2024 yılında hekimlerin yüzde 66'sı yapay zeka kullandığını bildirdi. Bu oran 2023'te yüzde 38'di. Yani bir yılda yüzde 28 puan artış oldu, yaklaşık yüzde 74'lük artış yaşandı."</p>

<h3><strong>"Yapay zeka bir 'ön değerlendirme aracı' olarak görülebilir"</strong></h3>

<p>İnsanların artık USG, BT, MR raporları ya da semptomlarıyla bir arama motorunda karmaşık sonuçlar arasında kaybolmak yerine, bilgiyi anlamlandıran sistemlere yöneldiğini anlatan Öztürk, sadece ChatGPT üzerinden günde yaklaşık 40 milyon sağlık sorgusu yapılmasının, bu refleksin ne kadar yaygınlaştığını gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Öztürk, yapay zekanın tıbbi terminolojiyi sadeleştiren, hastanın belirsizlik kaynaklı paniğini azaltan bir "ön değerlendirme aracı" olarak görülebileceğini belirterek, ancak yapay zekanın asla bir teşhis makinesi değil yalnızca bir bilgi işleme aracı olarak hekimin işini kolaylaştıran bir yardımcı olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>Yapay zekanın sunduğu bilgilerin "kesin doğru" kabul edilmesi en büyük risk</strong></h3>

<p>Yapay zekada genel tanısal doğruluk oranının günümüzde uzman hekim performansının gerisinde kaldığına vurgu yapan Öztürk, şunları kaydetti:</p>

<p>"Radyoloji, dermatoloji ve patoloji gibi standart protokollerin uygulandığı alanlarda insan gözünün kaçırabileceği ayrıntıları yakalayabilir. Fakat klinik bağlamı kavrama, anamnez değerlendirme ve fizik muayene gibi hekimliğin temel unsurları algoritmaların dışında kalır. En büyük risk, sunulan bilgilerin 'kesin doğru' kabul edilmesi ve profesyonel yardımın ertelenmesidir. 'Halüsinasyon' olarak adlandırılan, gerçek dışı bilgilerin ikna edici bir dille sunulması hastada sahte bir sükunet ya da yersiz panik oluşturabilir. Klinik karar destek sistemlerinde yüzde 8-20 oranında halüsinasyon riski bildirilmiştir. Radyoloji araçlarında vakaların yüzde 5-10'unda yanlış teşhis, bir çalışmada ise benign (selim) nodüllerin yüzde 12'sinin malign (habis) olarak işaretlenmesi dikkati çekicidir."</p>

<h3><strong>"Telafisi imkansız sonuçlara neden olabilir"</strong></h3>

<p>Öztürk, yapay zekanın ruh sağlığı alanındaki kullanımına dair bilgiler vererek, şu görüşleri dile getirdi:</p>

<p>"Yapay zeka, hafif kaygı yönetimi ve günlük ruh hali takibi gibi alanlarda belli ölçüde destek sunabilir; ancak tıbbi teşhis ve tedavi, fizik muayene, derin anamnez ve hekimin klinik tecrübesiyle oluşan bir hikmet sentezidir. Yapay zeka insanın duygusal derinliğini ve ruhsal karmaşıklığını gerçekten kavrayamaz, empati hissetmez, yalnızca empatik dili ikna edici biçimde taklit eder. Yapay zekanın kullandığı dil, aslında bizim duymak istediklerimizi bize geri söyleyen dijital bir yankı odası gibidir. Buna gerçek bir şefkat değil, 'matematiksel bir empati' diyebiliriz. Yapay zekanın size 'seni anlıyorum' demesi, gerçekten bir şeyler hissettiği anlamına gelmez. O sadece kelimeleri çok ikna edici bir şekilde yan yana dizen kusursuz bir taklitçidir. Bu yaklaşım kısa vadede kişiyi rahatlatabilir ve kendini görülmüş hissettirebilir, ancak çoğu zaman kullanıcının söylediklerini onaylama eğilimindedir ve bu, kişinin kendini iyi hissetmesini sağlasa da her zaman doğru ve sağlıklı olan anlamına gelmez.</p>

<p>Dolayısıyla gerçek bir insan ilişkisine, klinik sezgiye ve ahlaki sorumluluğa sahip olmadığı için yapay zekanın sunduğu bu yüzeysel empati, özellikle ruh sağlığı alanında kırılgan ve riskli bir zeminde kalır. Klinik korelasyon kuramayan (klinikle bağlantı kuramayan) algoritmaların yanlış yönlendirmeleri psikolojik süreçlerde telafisi güç sonuçlara yol açabilir. Bu durum münferit değil, toplumsal bir sistemik risk olarak değerlendirilmelidir. Kriz anlarında veya ağır psikiyatrik durumlarda bağlamsal uyum eksikliği, telafisi imkansız sonuçlara (intihar vakaları vb.) neden olabilir."</p>

<h3><strong>İdari yükü azaltma potansiyeli taşıyor</strong></h3>

<p>Yapay zekanın hastane ekosistemine entegrasyonu ile ilgili çalışmalara değinen Öztürk, bu çalışmaların hekimlerin idari yükünü azaltma ve veri analizini derinleştirme açısından büyük potansiyel taşıdığına işaret etti.</p>

<p>Öztürk, bu sistemlerin doktorun yerini almak için değil, karar kalitesini artırmak için tasarlandığını belirterek, "Örneğin Da Vinci 5 robotik cerrahi sistemi, cerraha dokunsal geri bildirim ve milimetrik hassasiyet sağlayarak operasyon güvenliğini artırır. Teşhis koymadığını ifade eden ChatGPT Health gibi uygulamalar bile glikoz takibi veya genetik veri analizi gibi fonksiyonlarıyla fiilen bir tıbbi cihaz işlevi görebilir. Bu nedenle sıkı denetim ve resmi onay süreçlerinden geçmeleri gerekir." dedi.</p>

<p>Sağlıkta yapay zekanın kontrolsüz bırakılırsa kaliteli araçlara erişen elit kesim ile hataya açık ücretsiz "chatbotlara" yönelen geniş kitleler arasında bilgi asimetrisi oluşabileceğini ifade eden Öztürk, "Kamusal akılla yönetilirse hekim erişiminin sınırlı olduğu bölgelerde ilk tarama aracı olarak adaleti güçlendirebilir." diye konuştu.</p>

<h3><strong>Yapay zeka çıktılarına körü körüne güvenilmemeli</strong></h3>

<p>Öztürk, bir hekimin yapay zeka çıktısına dayanarak karar vermesi halinde nihai sorumluluğun kendisinde olduğuna vurgu yaparak, "Çıktılar körü körüne kabul edilmemelidir. Tüketici olarak doğrudan yapay zekadan alınan yanlış tavsiyelerde ise mevcut yasal koruma sınırlıdır. Yapay zeka çıktısını denetleme ve valide etme (doğrulama) becerisi tıp eğitiminin ayrılmaz parçası olmalıdır. Geleceğin hekimi yalnızca el becerisiyle değil, algoritma önerilerini klinik süzgeçten geçirebilme yeteneğiyle öne çıkacaktır." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Sağlıkta yapay zekanın ne mucize ne de mutlak tehdit olduğunu paylaşan Öztürk, doğru kurallarla yönetildiğinde büyük bir kolaylık ve devasa bir güç, denetimsiz bırakıldığında ise sessiz bir risk olduğunu söyledi.</p>

<p>Öztürk, asıl meselenin bu dönüşümün neresinde ve hangi etik değerlerle durulduğu olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Yapay zeka teşhiste klinik kararın yerini alamaz, tedavi planlayamaz, reçete yazamaz. Özellikle ruh sağlığında kullanımı çok daha fazla temkin ve alan uzmanı kararı gerektirir. Bir ön değerlendirme aracı olabilir, ancak sonuç mutlaka hekim muayenesiyle teyit edilmelidir. Yapay zeka hastanın yaşam tarzını, genetik özelliklerini, eşlik eden hastalıklarını ve sosyal belirleyicileri bütüncül biçimde değerlendiremez. Hekimin klinik tecrübesi ve sezgisi vazgeçilmezdir. Verilen bilgiler her zaman en güncel olmayabilir. Kritik kararlar güncel kılavuzlar ve hekim değerlendirmesiyle alınmalıdır. Hastanelerde kullanılacak sistemler klinik validasyondan (doğrulamadan) geçmeli ve performansları düzenli izlenmelidir. Ayrıca kullanıcıların sağlık verilerini bu sistemlere girerken mahremiyet ve veri işleme koşullarını dikkate alması gerekir."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji, Sağlık</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/saglikta-yapay-zeka-kullanimi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Feb 2026 12:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/02/saglikta-yapay-zeka-kullanimi-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="51263"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zeka İstanbul’un 4-5 katı su tüketiyor]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/yapay-zeka-istanbulun-4-5-kati-su-tuketiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/yapay-zeka-istanbulun-4-5-kati-su-tuketiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekanın su tüketimini azaltmak için gereksiz kullanımdan kaçınmak gerekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zeka veri merkezlerinin tükettiği temiz su miktarının artmasıyla, tüketimi düşürmek için hem bireysel hem de teknolojik önlem alınması için çalışmalar yürütülüyor.</p>

<p>Yapay zeka sistemleri için kurulan veri merkezleri son dönemde tükettiği su miktarıyla gündeme geliyor. Veri merkezlerinde yaşanan aşırı ısınmaların önüne geçmek için ise büyük oranda temiz sudan faydalanılıyor.</p>

<p>Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Veri Merkezi Mühendisi İbrahim Geylan, AA muhabirine, yapay zekadan önce veri merkezlerinin web, veri tabanı ve bulut sistemler gibi yüksek rack kapasitesi (kabin yoğunluğu) gerektirmeyen klasik merkezler olduğunu söyledi.</p>

<p>Bu donanıma sahip veri merkezlerini geleneksel yöntemlerle soğutmanın mümkün olduğunu dile getiren Geylan, şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Ancak hayatımıza yapay zekanın girmesiyle birlikte donanım ihtiyaçlarımız değişti. Çünkü hyperscale veri merkezlerinde yapay zeka/makine öğrenmesi sistemleri, HPC (High Performence Computing) donanımları kullanıldığı için rack kapasiteleri 40-150+ kw seviyelerindedir. Bu da çok yüksek ısıların oluşmasının sebebidir. Bundan dolayı yapay zeka veri merkezlerinde geleneksel havalı soğutma sistemleri yerine evoparatif- adyabatik soğutma sistemleri kullanılır. Bu soğutma sistemleri yüksek miktarda su tüketimi gerçekleştirir."</p>

<h3><strong>İçme suyundan bile daha saf bir su kullanılıyor</strong></h3>

<p>Soğutma sistemlerinde kullanılan suyun temiz su olduğuna işaret eden Geylan, çünkü soğutma sisteminin kireçlenmemesi, borularının tıkanmaması gerektiğini vurguladı. Geylan, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"Hatta kendimizden bir örnek verecek olursak, biz veri merkezi altyapı profosyonelleri, klasik hava soğutmalı veri merkezinde yaz aylarında hava sıcaklıkları arttığı dönemlerde kullanmak üzere dış ünitelere spreyleme sistemi yaparız. Normalde sistemin doğal yapısında yoktur. Ancak sıcaklık artışında bir nefes olması için kullanırız. Bu sistemde kullandığımız tesisat suyu, bag filtreden geçer, arıtma sisteminden geçer ve yumuşatılır, en son olarak da kartuş filtrelerden geçer ve kondansere öyle püskürtülür. Yani diyebilirim ki içtiğimiz sulardan bile daha saf hale gelir. Adyabatik soğutmada ve soğutma kulelerinde bu su çok daha fazla tüketilir." şeklinde konuştu.</p>

<h3><strong>Su tekrar kullanılamıyor</strong></h3>

<p>İbrahim Geylan, soğutma sisteminde kullanılan suyun tekrar kullanılamadığına dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Su buharlaşıp havaya karışıyor. Aslında yok olmuyor faz değiştiriyor, ancak yeryüzünden atmosfere karışmış oluyor. Burada iki tane önemli yan etkiden bahsetmeliyiz. Hem yeryüzündeki temiz kullanım suyunu veri merkezlerinde harcıyoruz ve kaynakları tüketiyoruz hem de bulunduğumuz coğrafyanın ikliminin değişimine sebep oluyoruz. İklim değişikliği bitki örtüsü, toprak yapısı, üretilen mahsul gibi bir çok noktada değişikliğe sebep olmaktadır. Kısacası bir kişinin yapay zekada yapacağı bir görsel oluşturmanın sonucunun nerelere varacağını görmekteyiz."</p>

<p>Soğutma sistemi teknolojilerinde sürekli iyileştirme çalışmaları yapılmaya çalışıldığını anlatan Geylan, bir sistemin faydalı olabilmesi için sürdürülebilir olması gerektiğini belirtti.</p>

<h3><strong>Yeni tarz soğutma sistemleri üzerine çalışmalar sürüyor</strong></h3>

<p>Geylan, yüksek enerji maliyetleri ve su gibi doğal kaynakların tüketimi nedeniyle "sürdürülebilir yapay zeka" kavramının ortaya çıktığını anlatarak, şunları kaydetti:</p>

<p>"Veri merkezi altyapı sistemleriyle ilgilenenler genellikle PUE (Power Usage Effectiveness - Enerji Kullanım Verimliliği) ve WUE (Water Usage Effectiveness - Su Kullanım Verimliliği) ile ilgilenmeye başladı. Düşük PUE maalesef karşımıza yüksek WUE olarak gelmektedir. Burada elektriğin yerine su kullanımıyla soğutma yapmak daha kolay ve daha maliyeti düşük olduğundan tercih ediliyor. Günümüzde deniz suyunun burada nasıl kullanılabileceği noktasında araştırmalar ve tartışmalar var. Özellikle yüksek kw değerlerine sahip veri merkezleri için geliştirilen "İmmersion Cooling" (Daldırma tipi soğutma sistemleri) sistemler bu sıralar çok göz önünde. IT cihazlar doğrudan dielektrik bir sıvının içine daldırılır ve çipler üzerinden ısı transferi gerçekleşir. Burada dielektrik sıvı kapalı bir çevrim gerçekleştirdiği için tekrar kullanılır. Hem elektrik enerjisi noktasında hem de su kullanımında bu sistemler çok tasarruflu görünüyor. Halen geliştirilen bu sistem ile dünyamız kaynak tüketimini biraz da olsa azaltırız."</p>

<h3><strong>Yapay zeka İstanbul’un 4-5 katı su tüketiyor</strong></h3>

<p>Geleceğe yönelik beklentileri de dile getiren Geylan, şu noktalara değindi:</p>

<p>"Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), 2027 yılında yapay zeka veri merkezlerinin yılda 4,2-6,6 milyar metreküp su tüketeceğini söylüyor. Bu da yılda 63 milyar metreküp su tüketen bir Türkiye’nin yaklaşık yüzde 10 tüketimine denk geliyor. İstanbul’un yıllık yaklaşık 1,2 milyar metreküp su tükettiğini düşündüğümüzde yapay zeka İstanbul’un 4-5 katı su tüketiyor diyebiliriz. Tabii ki bu su tüketimini sadece soğutma olarak algılamamak lazım, bu tüketilen su sadece soğutma için kullanılan su değildir. Soğutmada kullanılan, elektrik için de kullanılan sudur. Ancak bir veri merkezinin doğrudan ve dolaylı olarak kullandığı su çok fazla."</p>

<h3><strong>Yapay zekada her bir sorgunun bedeli 5 damla</strong></h3>

<p>Geylan, her bir yapay zeka sorgusunun ne kadar su tükettiği noktasında birçok hesaplama bulunduğunu ve bunun karşılığının yaklaşık 0,3-0,4 ml su olduğunu söyledi.</p>

<p>Yapay zekada her bir sorgunun yaklaşık 5 damla suya denk geldiğine işaret eden Geylan, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"Yapay zekada sorgulama yaparken aklımıza bu tüketim gelmeli ve ona göre hareket etmeliyiz. Normal klasik bir Google sorgusuna oranla çok daha fazla tüketimin olduğunu bilmeliyiz. Çünkü web için zaten yüksek kapasiteli veri merkezleri yerine klasik veri merkezleri mevcut. Su soğutma yerine hava soğutma kullanılır ve sıvı kapalı sistemde dolaşır. Ancak yapay zekada işlem yaparken metin sorgulama yerine görsel işlemler yaparak bu oran 5-10 kat fazla olabilir. Çünkü görsel çalışmalarda GPU yoğunluğu daha fazla olacağı için daha fazla işlem aşaması olacaktır. Bundan dolayı eğlence amacıyla yapay zekayı kullanırken bir kez daha düşünmeliyiz. Katma değerli işler haricinde keyfi ve eğlence amaçlı kullanımdan uzak durmak insani bir vazifemizdir. Yapay zeka ile işlem yaparken ekosisteme olan sorumluluğumuz için eğlence amaçlı gereksiz araştırmalardan kaçınmamız gerekli. Yapacağımız işlemlerde ne istediğimizi tam anlamıyla bilmeli ve nokta atışı promptlarla işlemlerimizi gerçekleştirmeliyiz. Yapay zekanın 'merak' giderme yeri değil bir sonuca, karara ve amaca ulaşma platformu olduğunu bilerek kullanmalıyız."</p>

<p>Yapay zekanın tek bir soru-cevap için kullanılmaması gerektiğini bir sonuç-çıktı alınacak sorular sorulması gerektiğini vurgulayan İbrahim Geylan, "Mesela, 'İmmersion Cooling Nedir?' gibi bir soru sormak yerine '80 kW rack gücüne sahip bir yapay zeka veri merkezinde immersion cooling uygulanırsa, PUE, WUE, operasyonel riskler açısından ne değişir?' gibi teknik bir sonuca ulaşacak sorular sorulmalıdır. İstediğimiz görselde neyi amaçladığımızı teker teker net ve dataylı bir şekilde bildirmeliyiz." ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/yapay-zeka-istanbulun-4-5-kati-su-tuketiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/01/yapay-zeka-istanbulun-4-5-kati-su-tuketiyor.jpg" type="image/jpeg" length="54642"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HÜRKUŞ, HÜRJET ve ANKA III göreve hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/hurkus-hurjet-ve-anka-iii-goreve-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/hurkus-hurjet-ve-anka-iii-goreve-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk savunma sanayisi bünyesinde yürütülen milli hava platformu projelerinde bu yıl tasarım, seri üretim ve teslimat açısından birçok önemli gelişmeye imza atılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p>Gerek TUSAŞ'ın gerekse Türkiye'nin savunma ve havacılık sanayisinde birçok rekora imza attığına işaret eden Demiroğlu, bunlardan en önemlisinin KAAN'ın Endonezya'ya olan ihracat anlaşması olduğunu söyledi. Demiroğlu, şöyle konuştu:</p>

<p>"Türkiye'nin şu ana kadar Cumhuriyet tarihindeki en kapsamlı ve en pahalı, yüksek meblağlı ihracatı, 15 milyar dolara yakın bir rakamdı. Bu bizim için, KAAN programı için, TUSAŞ için, ülkemiz için çok ciddi bir motivasyon, enerji kaynağı oldu.<br />
<br />
Yılı bitirirken HÜRJET’in İspanya’ya 30 uçaklık anlaşmasını duyurma fırsatı yakaladık. Uçak yapıp sadece Türkiye’nin etkili olduğu bölgedeki ülkelerle değil, Avrupa’ya, NATO üyesi bir ülkeye jet uçağı, eğitim uçağı satma başarısını göstermiş olduk. Bu da hem TUSAŞ hem de ülke açısından çok büyük bir adımdı. 2025 kazanımlarla dolu, başarılarla dolu ama bir o kadar da sorumluluk üstlendiğimiz bir yıl oldu. Bu başarıyı insansız uçaklarımızda da yakaladık. Hem ANKA ve AKSUNGUR satışlarımız hem de ANKA III’ün testleri devam etti. Birçok ilke imza attık testler açısından. İnşallah bu başarıların 2026’da da artarak devam etmesini bekliyoruz."<br />
 </p>

<h3>⁠Seri üretim ve teslimat perdesi aralanıyor</h3>

<p>Demiroğlu, 2025’teki ihracat başarılarının devam edebilmesi için artık bunların teslimatına odaklanmaları gerektiğini belirtti.</p>

<p>Satabilmenin bir başarı olduğunu ama zamanında teslim edebilmenin bu başarıyı başka bir seviyeye taşıyacağını vurgulayan Demiroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"TUSAŞ artık seri üretime odaklanacak bundan sonra. Yine satışlarla uğraşacağız, yeni yeni platformlarımızın testlerini yapıyor olacağız ama esas önceliğimiz hem HÜRJET’te hem HÜRKUŞ’ta hem de insansız araçlarımızda teslimat odaklı olacak. GÖKBEY seri üretime başladı, onun da artarak devam edecek teslimatları. Aynı zamanda yeni platformlarımız, HÜRJET’in yeni platformları uçuşa başlayacak.</p>

<p>En önemlisi KAAN’ın P1 prototipi bu sene içerisinde, P2 prototipi de onun akabinde yine bu sene içerisinde uçuşlarına başlayacak. Biliyorsunuz birkaç uçuş yapmıştık ama esas uçuşları yapacağımız platformlar şu anda inşa halinde. Bu senenin ortasına doğru da o uçuşları hep beraber görüyor olacağız ki bizim için önemli bir kilometre taşı."</p>

<h3>⁠ ⁠Yenilenen ANKA III daha "hayalet" geliyor</h3>

<p>Demiroğlu, 10 tonluk helikopterin de ilk uçuşu için çalıştıklarını ifade ederek "Orman Genel Müdürlüğü için tasarladığımız ve daha sonra da askeri birliklerimize, Türk Silahlı Kuvvetleri birimlerine vereceğimiz helikopterlerin tasarımı devam ediyor. Onları da 2028 sonrasında bitirip seri üretime geçmiş olacağız." dedi.</p>

<p>ANKA III’ün ilk prototipi ve testlerden öğrendikleriyle platformu güncellediklerini anlatan Demiroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"O tasarımları bitirdik, bu sene içerisinde onun seri üretimi başladı. ANKA III'ün daha 'hayalet' özellikleriyle diyeyim, 2026’nın sonunda uçmasını planlıyoruz. İşimiz çok, hem prototipler anlamında hem seri üretim anlamında. Ben inanıyorum ki TUSAŞ ve Türkiye, hem seri üretim anlamında hem teslimatlar anlamında hem de yeni satışlar anlamında hak ettiği yere hızlı şekilde 2026’dan başlayarak gelecek. Çünkü geçen sene yaptığımız satışlar bu sene başka kapıları açacak. İnsanlar veya ülkeler kimin aldığına, ne zaman envantere girdiğine bakarak karar veriyorlar. Envantere girişler hızlandıkça 2026-2027'de ihracat başarılarına yeni başarılar katmayı hem de teslimatları artırmayı planlıyoruz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>⁠"Bizi izlemeye devam edin"</h3>

<p>Demiroğlu, ANKA III'ün envantere girecek nihai konfigürasyonda tasarlanmış ve üretilmiş platformun ilk uçuşunu bu sene içerisinde planladıklarını bildirdi. Mehmet Demiroğlu, teslimat planlarına ilişkin şunları söyledi:</p>

<p>"HÜRKUŞ için bu sene içerisinde bir değil, 22 tane teslimat yapmayı planlıyoruz, şu andaki planımız o.</p>

<p>HÜRJET'in de ilk teslimat konfigürasyonunun uçuşunu 2026’nın ilk yarısında göreceğiz. 2027 itibarıyla da bu konfigürasyonun test uçuşları bitmiş olacak ve teslimatlara başlayacağız.</p>

<p>Bizim gözümüz yükseklerde. İnşallah hep beraber daha güzel haberleri beraberce paylaşıyor olacağız. Bizi izlemeye devam edin."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/hurkus-hurjet-ve-anka-iii-goreve-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Jan 2026 21:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/01/thumbs-b-c-03e8d049295f5fcb6ceed9b8d43f66d4.jpg" type="image/jpeg" length="89210"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[8 bin yıllık çömleklerde matematiğin izleri ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/8-bin-yillik-comleklerde-matematigin-izleri-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/8-bin-yillik-comleklerde-matematigin-izleri-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, 8 bin yıllık çömleklerde insanlığın en eski matematiksel düşünce örneklerini keşfetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık 8 bin yıl öncesine ait çömleklerin üzerindeki çiçek motiflerinin, insanlık tarihindeki en eski matematiksel düşünce örneklerini barındırdığı tespit edildi.</p>

<p>İsrail'deki Hebrew Üniversitesinden araştırmacılar, Kuzey Mezopotamya'da Milattan Önce (MÖ) 6200-5500 dönemine ait Halaf kültüründen kalan 375 çömlek parçasını inceledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çömleklerde yer alan çiçek motiflerinde 4, 8, 16, 32 ve 64 yapraktan oluşan desenlerin tekrarlandığını belirleyen bilim insanları, bu sayıların geometrik dizilim oluşturduğunu ve simetriye dayalı matematiksel düşünceyi yansıttığını tespit etti.</p>

<p>Araştırmacılar, sayıların, bir dairenin eşit parçalara bölünmesine dayanan ve her adımda iki katına çıkan düzenle oluşturulduğunu, bunun da bilinçli matematik anlayışına işaret ettiğini ortaya çıkardı.</p>

<p>Bilinen en eski yazılı matematiksel sistemlerin yaklaşık MÖ 3000'lere tarihlendiğini ve Sümerlerin 60 tabanlı sayı sistemini kullandığına dikkati çeken bilim insanları, Halaf kültüründe görülen sayı düzeninin ise ne bu sisteme ne de bilinen başka bir matematiksel yapıya uyduğunu belirtti.</p>

<p>Araştırmacılar, bulguların, matematiksel düşüncenin sanılandan çok daha erken bir dönemde, daha basit ama sistematik biçimde ortaya çıktığına işaret ettiğini bildirdi.</p>

<p>Çalışmanın detaylarına "Journal of World Prehistory" dergisinde yer verildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/8-bin-yillik-comleklerde-matematigin-izleri-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 16:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/01/8-bin-yillik-comleklerde-matematigin-izleri-ortaya-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="66243"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çanakkale Biga’dan bilim dünyasına büyük adım]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/canakkale-bigadan-bilim-dunyasina-buyuk-adim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/canakkale-bigadan-bilim-dunyasina-buyuk-adim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Biga İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF), teknoloji ve akademik dünyayı birleştiren önemli bir projeyle TÜBİTAK’tan destek almaya hak kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Biga İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF), teknoloji ve akademik dünyayı birleştiren önemli bir projeyle TÜBİTAK’tan destek almaya hak kazandı. İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Esra Atabay’ın yürütücülüğünü üstlendiği proje, TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Modülü kapsamında onaylandı.</p>

<p><strong>Yapay Zeka ve Muhasebe Dünyası Mercek Altında</strong></p>

<p>Proje, son dönemin en popüler teknolojisi olan "Yapay Zekâ Tabanlı Dil Modelleri"nin mali müşavirlik yolundaki akademik performanslarını ölçmeyi hedefliyor. Projenin tam başlığı ise akademik derinliğini gözler önüne seriyor:</p>

<p>“Yapay Zekâ Tabanlı Dil Modellerinin Mali Müşavirlik Yolundaki Akademik Performanslarının Karşılaştırmalı Olarak Değerlendirilmesi Ve Muhasebe Alanında Kullanımlarına İlişkin Meslek Mensuplarına, Akademisyenlere Ve Öğrencilere Yönelik Bulgulara Dayalı Bir Yol Haritasının Oluşturulması”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Geleceğin Meslek Rotası Biga’da Çiziliyor</strong></p>

<p>Yüksek lisans öğrencisi Esma Torşin’in bursiyer olarak yer aldığı bu çalışma, sadece akademik bir araştırma olmakla kalmayıp; muhasebe meslek mensupları, akademisyenler ve öğrenciler için kapsamlı bir "yol haritası" oluşturacak. Yapay zekanın muhasebe alanındaki etkinliğinin bilimsel verilerle ortaya konulacağı çalışma, Biga İİBF’nin bilimsel araştırmalardaki öncü rolünü bir kez daha kanıtladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Bahar Karakurt</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/canakkale-bigadan-bilim-dunyasina-buyuk-adim</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/01/bir-baslik-ekleyin-2026-01-17t125841298.jpg" type="image/jpeg" length="67928"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyin cerrahından yapay zeka yorumu]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/beyin-cerrahindan-yapay-zeka-yorumu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/beyin-cerrahindan-yapay-zeka-yorumu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı, beyin ve hipofiz cerrahı Prof. Dr. Türker Kılıç, insan beyninin zihin üretme biçiminin, yapay zekadan toplumsal dönüşüme kadar birçok alan için yeni bir bakış açısı sunduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı, beyin ve hipofiz cerrahı Prof. Dr. Türker Kılıç, insan beyninin zihin üretme biçiminin, yapay zekadan toplumsal dönüşüme kadar birçok alan için yeni bir bakış açısı sunduğunu söyledi.</p>

<p>Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı Savunma Sanayii Akademi tarafından Milli Yetkinlik Hamlesi doğrultusunda düzenlenen Savunma Sanayii Yetenek Yönetimi Zirvesi'nin ikincisi Sheraton Hotel'de ikinci gününde devam ediyor.</p>

<p>Zirve kapsamında "keynote" konuşması yapan Kılıç, beynin tek tek nöronlardan ibaret olmadığını, zihnin nöronlar arasındaki ilişkilerden doğan örüntülerle ortaya çıktığını ifade etti.</p>

<p>"Zihin, nöronların birbiriyle kurduğu bağlantıların oluşturduğu örüntülerin sonucudur. Beyni anlamak için parçaları değil, bu bağlantısallığı anlamak gerekir." diyen Kılıç, nörobilimdeki bu yaklaşımın bilimsel paradigmayı dönüştürdüğünü belirtti.</p>

<p>Kılıç, yapay zeka ve insan zekası arasında bilimsel paralellikler çizdiği konuşmasında, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Her bilgi işleyen sistem zeka üretebilir. Zeka, yalnızca insana ait bir özellik değil, yaşamın kendisine ait evrensel bir süreçtir. Yapay zeka terimi, insan merkezli bir bakış açısının ürünüdür, aslında doğal ve yapay zeka arasında bir ayrım yoktur, yalnızca yaşamın ürünü olan zeka vardır. Yaşamın yapı taşı atom değil, enformasyondur. Yapay zeka, yaşamın bilgi işleme matematiğinin teknolojiye yansımış halidir."</p>

<p>Kılıç, eğitimin ve çevresel etkenlerin beyin üzerindeki belirleyici rolüne de değinerek, "Beyni değiştirmek için cerrahi müdahaleye gerek yok. Eğitim, merak ve çevre, beynin yapısını ve işleyişini yeniden şekillendirir." diye konuştu.</p>

<p>Türker Kılıç, geleceğin dünyasında yetenek yönetiminin yalnızca bilgi ve performans odaklı değil, anlamlandırma ve merak temelli bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini sözlerine ekledi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/beyin-cerrahindan-yapay-zeka-yorumu</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Jan 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/01/beyin-cerrahindan-yapay-zeka-yorumu.jpg" type="image/jpeg" length="88239"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyadaki nitelikli bilim insanları rotayı Türkiye'ye çevirdi]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/dunyadaki-nitelikli-bilim-insanlari-rotayi-turkiyeye-cevirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/dunyadaki-nitelikli-bilim-insanlari-rotayi-turkiyeye-cevirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "88'i Türk olmak üzere 49 ülkeden, 175 nitelikli araştırmacı, TÜBİTAK'ın Uluslararası Lider ve Genç Araştırmacılar programlarımızın 2025 yılı çağrısına başvurdu." ifadesini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "88'i Türk olmak üzere 49 ülkeden, 175 nitelikli araştırmacı, TÜBİTAK'ın Uluslararası Lider ve Genç Araştırmacılar programlarımızın 2025 yılı çağrısına başvurdu." ifadesini kullandı.</p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından söz konusu araştırma programına geçen yıl yapılan başvurulara ilişkin paylaşım yaptı.</p>

<p>Dünyanın en iyi üniversite ve araştırma merkezlerinden bilim insanlarının, rotayı Türkiye'ye çevirdiğini belirten Kacır, şunları kaydetti:</p>

<p>"88'i Türk olmak üzere 49 ülkeden, 175 nitelikli araştırmacı, TÜBİTAK'ın Uluslararası Lider ve Genç Araştırmacılar programlarımızın 2025 yılı çağrısına başvurdu. Harvard'dan Stanford'a, Oxford'dan Osaka'ya uzanan akademik birikim, Milli Teknoloji Hamlesi hedeflerimize giden yolda Türkiye'de buluşuyor. Ülkemizin bilim, araştırma ve teknoloji ekosistemini güçlü kılacak adımlar atmayı sürdüreceğiz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="630" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/01/dunyadaki-nitelikli-bilim-insanlari-rotayi-turkiyeye-cevirdi1.jpg" width="1120" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/dunyadaki-nitelikli-bilim-insanlari-rotayi-turkiyeye-cevirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/01/dunyadaki-nitelikli-bilim-insanlari-rotayi-turkiyeye-cevirdi.jpg" type="image/jpeg" length="83261"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
