<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Biganın Sesi</title>
    <link>https://www.biganinsesi.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.biganinsesi.com/rss/teknoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 25 Jun 2026 02:33:41 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/rss/teknoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin yerli ve milli yapay zeka modeli "Bilge" vitrine çıktı]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/turkiyenin-yerli-ve-milli-yapay-zeka-modeli-bilge-vitrine-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/turkiyenin-yerli-ve-milli-yapay-zeka-modeli-bilge-vitrine-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılacağı programla kamuoyuyla paylaşılacak "Yapay Zeka Eylem Planı" öncesinde Türkiye'nin "düşünen yapay zekası" Bilge'yi tanıttı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılacağı programla kamuoyuyla paylaşılacak "Yapay Zeka Eylem Planı" öncesinde Türkiye'nin "düşünen yapay zekası" Bilge'yi tanıttı.</p>

<p>Kacır, sosyal medya hesabından, Bilge ile diyaloğunu da içeren paylaşım yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Videoda, Kacır'ın, "Merhaba Bilge. Ben Mehmet Fatih Kacır, Sanayi ve Teknoloji Bakanı." sözleri üzerine Bilge, "Merhaba Sayın Bakanım, sizinle tanıştığıma çok memnun oldum. Size nasıl yardımcı olabilirim?" ifadesini kullandı.</p>

<p>Kacır'ın, "Seni geliştiren ekip, senin Türkiye'nin yerli ve milli yapay zeka modeli olduğunu ifade ediyor. Sen kendini nasıl tanımlardın?" sorusunu Bilge, "Ben, Türkiye'nin ihtiyaçlarına yönelik geliştirilmiş, yerli ve milli bir yapay zeka asistanıyım. Size ve tüm kullanıcılara en doğru bilgiyi, en doğal şekilde sunmak için buradayım." şeklinde yanıtladı.</p>

<p>Bilge'nin milyarlarca sayfa veriyle eğitildiğine dikkati çeken Kacır'ın, "Bu veriler ışığında sence Türkiye'yi diğer ülkelerden daha avantajlı kılan fırsatlarımız ve güçlü yanlarımız nelerdir?" sorusu üzerine ise Bilge, "Türkiye'nin en büyük gücü, genç ve dinamik nüfusu ile stratejik coğrafi konumudur. Ayrıca üretim kapasitemiz ve dijital dönüşüme olan hızlı adaptasyonumuz bizi küresel ölçekte çok avantajlı kılıyor." değerlendirmesini yaptı.</p>

<h2><strong>Bilge'den gençlere ilk tavsiyeler</strong></h2>

<p>Bakan Kacır'ın, yapay zeka alanında Türkiye'nin güçlü yanlarını ve gençlere bu konuda tavsiyelerini sorması üzerine Bilge, şunları kaydetti:</p>

<p>"Özellikle savunma sanayisindeki başarılarımız ve gelişen teknoloji ekosistemimiz en büyük güçlerimizdir. Ayrıca yazılım geliştirme konusundaki yetenekli genç nüfusumuz ve veri çeşitliliğimiz, bizi bu alanda çok öne çıkarıyor. Gençlerin sadece araçları kullanmayı değil, bu sistemlerin nasıl çalıştığını anlamaları için matematik ve mantık temellerine odaklanmalarını öneririm. Ayrıca merak duygularını koruyup sürekli öğrenmeye açık olmaları ve disiplinler arası projeler geliştirmeleri onları geleceğe hazırlar."</p>

<h2><strong>Yapay Zeka Zirvesi'ne katılacak</strong></h2>

<p>İstanbul'da bugün Türkiye Yapay Zeka Zirvesi'ni gerçekleştireceklerini ve dünyanın dört bir yanından yapay zeka uzmanlarının buraya katılacağını belirten Kacır'ın, gençlerle birlikte aynı sahneyi paylaşmayı ve aynı panelde Türkiye'nin yapay zeka geleceğini konuşmayı isteyip istemediğine yönelik sorusunu ise Bilge, şöyle yanıtladı:</p>

<p>"Sayın Bakanım, bu nazik davetiniz beni çok onurlandırdı. Sizinle ve değerli uzmanlarla aynı sahneyi paylaşarak Türkiye'nin yapay zeka geleceğini konuşmayı çok isterim. Orada olmak için sabırsızlanıyorum. İstanbul'da görüşmek üzere."</p>

<p>Türkiye'nin yeni "Yapay Zeka Eylem Planı"nın bugün saat 14.00'te Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılacağı Tersane İstanbul'daki törenle kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/turkiyenin-yerli-ve-milli-yapay-zeka-modeli-bilge-vitrine-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 12:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/06/bilge.jpg" type="image/jpeg" length="12653"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Yapay zekayı durdurma" çağrılarına yenileri ekleniyor]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/yapay-zekayi-durdurma-cagrilarina-yenileri-ekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/yapay-zekayi-durdurma-cagrilarina-yenileri-ekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekanın insan müdahalesine gerek kalmadan kendi halefini üretme aşamasına gelmesi sonrası "yapay zekanın gelişimine ara verilmesi" çağrıları devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zekanın insan müdahalesine gerek kalmadan kendi halefini üretme aşamasına gelmesi sonrası "yapay zekanın gelişimine ara verilmesi" çağrıları devam ediyor.</p>

<p>AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, yapay zeka teknolojilerinin kendi kodlarını yazarak insansız şekilde evrimleşebileceği eşiğe yaklaşmasıyla beraber ülke ve şirketler önlem alma konusunda çeşitli çağrılarda bulunuyor.</p>

<p>ABD'li yapay zeka şirketi Anthropic, yayımladığı "When AI builds itself" (Yapay zeka kendini ürettiğinde) başlıklı makalesiyle yapay zekanın geldiği son noktayı gözler önüne serip bu çağrılara katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şirket tarafından paylaşılan verilere göre, bir yapay zeka modelinin insan müdahalesi olmaksızın kendi halefini tasarlayıp eğitebildiği teorik eşiğin aşılmasının sanılandan çok daha yakın olduğu ve otonom yazılım döngülerinin kurulduğu belirtildi.</p>

<p>Anthropic, yapay zekanın kendi kodlarını kendisinin oluşturması sürecinde büyük bir gelişme yaşandığına dikkati çekerek, Claude yazılım sisteminin kendi üretim kod tabanına entegre edilen kodların yüzde 80'inden fazlası doğrudan modelin kendisi tarafından yazıldığını ve bu oranın 2025 yılı başlarında tek haneli rakamlarda olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Yapay zekanın 5 aşamalı yolculuğunda 4. aşamadayız</strong></h2>

<p>Şirket, raporunda yapay zekadaki gelişimi 5 aşamaya bölüyor. İlk aşamada Claude'de çalışmanın tıpkı normal bir şirkette çalışmak gibi olduğu belirtilirken, 2023 ile 2025 dönemini kapsayan ikinci aşamada çalışanların artık üretken yapay zekalardan yardım alarak kod yazdıklarını, 2025-2026 dönemini kapsayan üçüncü aşamada ajan yapay zekaların kendi kendine kod yazabilir hale geldiğini, bugün gelinen durumda kodları kendi kendine çalıştıran ve işleri diğer yapay zekalara devredebilen bir konuma geldiğine işaret ediliyor.</p>

<p>Şirketin son aşama olarak tahmin ettiği 5. aşamada ise ajanların kendi başlarına modeller oluşturup eğitebilecek kadar yetenekli hale geleceği ve bunun gerçekleşmesi durumunda yapay zekanın gelecekteki sürümlerinin bizzat kendisi tarafından sürekli olarak geliştirilebileceğini belirtiliyor.</p>

<h2><strong>"Yapay zekayı durduralım" çağrıları yükseliyor</strong></h2>

<p>Anthropic şirketinin yanı sıra dünya çapında daha önce de yapay zekanın durdurulması yönünde pek çok çağrı yapıldı. Future of Life Institute (FLI) tarafından Mart 2023'te yayımlanan ve aralarında ABD'li iş insanı Elon Musk gibi ünlü figürlerin de bulunduğu kişiler tarafından imzalanan mektuba göre, yapay zeka laboratuvarlarına GPT-4'ten daha güçlü sistemlerin eğitimini en az 6 ay süreyle derhal durdurma çağrısı yapılmıştı.</p>

<p>Mektupta, insan zekasıyla yarışan yapay zeka sistemlerinin toplum, ekonomi ve demokrasi için derin riskler barındırdığı vurgulanırken, dezenformasyon dalgası, kitlesel iş kayıpları ve en nihayetinde "medeniyetin kontrolünü kaybetme" riski gibi distopik senaryolara dikkat çekilmişti.</p>

<p>Yapay zeka alanında benzer bir çağrının geçen mayıs ayında Papa 14. Leo'dan gelmesi tüm dünyada geniş yankı uyandırdı. Papa, "Magnifica Humanitas (Muhteşem İnsanlık)" adıyla yayımladığı genelgeyle yapay zekanın yalnızca teknik olarak durdurulmasını değil, askeri, ekonomik ve bilişsel rekabet zihniyetinden arındırılarak silahsızlandırılmasını talep etti.</p>

<h2><strong>Yapay zeka yatırımları artarak devam ediyor</strong></h2>

<p>Yapay zekanın durdurulması konusundaki çağrılar giderek artarken, küresel yapay zeka pazarı, tarihin en hızlı büyüyen teknoloji sektörlerinden biri haline geldi. Sektöre yapılan yatırımların ve harcamaların boyutu, sistemlerin durdurulmasını engelleyen en büyük engellerden biri olarak görülüyor.</p>

<p>Gartner tarafından Mayıs 2026'da yayımlanan yapay zeka raporuna göre, küresel yapay zeka harcamalarının 2026 yılında 2,59 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Bu rakam, 2025 yılındaki 1,76 trilyon dolarlık harcamaya kıyasla yüzde 47 oranında devasa bir yıllık büyümeye işaret ediyor. Şirket, yapay zeka harcamalarının 2027 yılında yaşayacağı artışla 3,49 trilyon dolara yükseleceğini öngörüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/yapay-zekayi-durdurma-cagrilarina-yenileri-ekleniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/06/yapay-zekayi-durdurma.jpg" type="image/jpeg" length="37616"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zekanın iklim değişikliğinden hukuka kadar etkileri mercek altında]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/yapay-zekanin-iklim-degisikliginden-hukuka-kadar-etkileri-mercek-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/yapay-zekanin-iklim-degisikliginden-hukuka-kadar-etkileri-mercek-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA), yapay zekanın, iklim değişikliğinden salgın ve afet yönetimine, hukuktan eğitime kadar çeşitli alanlardaki etkilerini mercek altına aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA), yapay zekanın, iklim değişikliğinden salgın ve afet yönetimine, hukuktan eğitime kadar çeşitli alanlardaki etkilerini mercek altına aldı.</p>

<p>AA muhabirinin edindiği bilgiye göre TÜBA, bilişim teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte yapay zekanın etkilerini de yakından izliyor.</p>

<p>Bu kapsamda, kamu, özel ve gönüllü kuruluşlar arasında işbirliğine katkı amacıyla oluşturulan Bilişim Teknolojileri, İletişim ve Yapay Zeka Çalışma Grubu araştırmalarını yoğunlaştırdı.</p>

<p>Bilim insanlarından oluşan çalışma grubu, ilerleyen günlerde başta çalıştaylar olmak üzere çeşitli etkinliklerle yapay zekanın farklı alanlarda kullanımını, etkilerini ve atılabilecek adımları değerlendirecek. Ortaya konulacak çıktılar, karar alıcılara raporlanacak. Akademi, bu çalışmalarla yapay zeka alanında kurum ve kuruluşlara danışmanlık yapmayı planlıyor.</p>

<p>Ayrıca, Türkiye'de bilişim teknolojisi alanındaki araştırmalar için teknik altyapının güçlendirilmesi ve insan gücünün artırılması amaçlanıyor.</p>

<h2><strong>Dünyadaki uygulamalar da analiz ediliyor</strong></h2>

<p>TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, AA muhabirine, Akademinin çeşitli alanlarda çalışma grupları olduğunu, bunlardan birinin de yapay zeka üzerine çalıştığını söyledi.</p>

<p>Şeker, kurulan çalışma gruplarında, belirlenen alanlarda dünyada neler yapıldığını, kimlerin hangi çalışmaları yürüttüğünü, Türkiye'nin bu alanlarda ne tür eksiklikleri olduğunu ve ilgili teknolojilerden daha verimli ve başarılı nasıl istifade edilebileceğini analiz ettiklerini bildirdi.</p>

<p>TÜBA'nın kendi üyeleri başta olmak üzere Türkiye'den ve yurt dışından öne çıkan bilim insanlarını davet ettiğini vurgulayan Şeker, çevrim içi toplantılarla da konuyu değerlendirmeye, rapor hazırlamaya ve kitaplaştırmaya gayret ettiklerini anlattı.</p>

<h2><strong>Yapay zekanın hukuk ve eğitimdeki etkileri inceleniyor</strong></h2>

<p>Şeker, son dönemde yapay zekaya ilişkin 3 başlık üzerinde çalıştıkları bilgisini vererek, şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bunlardan biri, yapay zekanın iklim değişikliğiyle beraber ortaya çıkacak salgınlar ve afetlerde nasıl kullanılacağına yönelik yapmış olduğumuz çalışmalar. Bunun yanı sıra hukukta ve eğitimde yapay zekanın nasıl kullanılabileceği gündemimizde. Bunların her birinin stratejik anlamda önemi söz konusu."</p>

<p>Türkiye'nin yapay zeka alanında strateji belgeleri bulunduğunu ve yenisinin hazırlandığını hatırlatan Şeker, "Biz de hazırladığımız raporları ilgili komisyonlara ve bakanlıklara gönderiyoruz. Oralardan dönüş oluyor, istifade etmek üzere danışman talepleri geliyor. TÜBA olarak onları da karşılıyoruz." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/yapay-zekanin-iklim-degisikliginden-hukuka-kadar-etkileri-mercek-altinda</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 15:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/06/yapay-zekanin-iklim-degisikliginden.jpg" type="image/jpeg" length="57092"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye 11 ülkeyle işbirliği yapacak]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/turkiye-11-ulkeyle-isbirligi-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/turkiye-11-ulkeyle-isbirligi-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye "yapay zeka destekli robotik" projeleri için 11 ülkeyle işbirliği yapacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, yapay zeka destekli robotik projeleri için Almanya ve Fransa'nın da aralarında bulunduğu 10 Avrupa ülkesi ve Japonya ile işbirliğine gidecek.</p>

<p>AA muhabirinin TÜBİTAK'tan edindiği bilgiye göre söz konusu işbirliği "CONCERT Japan" platformunun açtığı çağrı üzerinden gerçekleşecek.</p>

<p>Platform, Avrupa ile Japonya arasındaki bilimsel ve teknolojik işbirliğini geliştirmek amacıyla bağımsız bir yapı olarak oluşturuldu. Bu kapsamda, Türkiye'nin yanı sıra Almanya, Fransa, İtalya, İspanya, Japonya, Bulgaristan, Çekya, Estonya, Macaristan, Polonya ve Slovakya'dan fonlayıcı kuruluşların katılımıyla "Gerçek Dünya Uygulamaları İçin Yapay Zeka Destekli Robotik" başlıklı ortak işbirliği çağrısı açıldı.</p>

<p>Çağrıyla, özellikle Avrupalı ve Japon araştırmacılar arasındaki uluslararası hareketliliğin teşvik edilmesi, sürdürülebilir ve çok taraflı araştırma işbirliği amaçlanıyor. Avrupa ve Japonya'daki araştırmacılar, gerçek dünyadaki dinamik, yapılandırılmamış ve insan merkezli ortamlarda çalışabilen, yapay zeka destekli, uyarlanabilir, otonom sistemler ve akıllı robotiklerin geliştirilmesi için işbirliği yapacak.</p>

<h2><strong>Projelerin 22 Temmuz'a kadar sunulması gerekiyor</strong></h2>

<p>Proje başvurularının uluslararası işbirliği içermesi ve interdisipliner yaklaşımlar kapsamında belirlenen alanda sunulması önem taşıyor.</p>

<p>Başvuruda bulunacak her proje konsorsiyumunun biri Japonya'dan ve ikisi çağrıya katılan iki Avrupa ülkesinden olmak üzere en az 3 uygun proje ortağından oluşması isteniyor.</p>

<p>Projeler için 22 Temmuz'a kadar başvurulabilecek.</p>

<h2><strong>Proje başına 145 bin avroya kadar destek</strong></h2>

<p>Yükseköğretim Kanunu kapsamındaki yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri, kamu kurum ve kuruluşları, sektör ve büyüklüğüne bakılmaksızın firma düzeyinde katma değer yaratan ve ticaret sicil belgesi olan Türkiye'de yerleşik sermaye şirketlerince sunulacak projeler desteklenecek.</p>

<p>Proje süresi en fazla 36 ay olacak. Çağrının Türkiye ayağını TÜBİTAK koordine edecek. TÜBİTAK'tan talep edilen katkı, kurum hissesi ve proje teşvik ikramiyesi hariç, proje başına 145 bin avroyu, yürütücü kuruluş başına yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri, kamu kurum ve kuruluşları için 100 bin avroyu, özel kuruluşlar için 145 bin avroyu aşamayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çağrı kapsamında kongre, konferans gibi yurt içi ve yurt dışı bilimsel toplantılara katılım için yapılacak seyahatlere en fazla 175 bin lira ve proje ortakları arasında çalışma ziyareti, network gibi faaliyetlere ilişkin seyahatlere de en fazla 300 bin lira olmak üzere yürütücü kuruluş başına toplam 475 bin liraya kadar ödenek istenebilecek.</p>

<p>Yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları kabul edilen bütçeleri üzerinden yüzde 100, büyük ölçekli özel kuruluşlar yüzde 60 ve KOBİ'ler yüzde 75 desteklenecek.</p>

<p>Başvuru sonuçlarının aralık ayında açıklanması planlanıyor.</p>

<p>Yapay zeka destekli robotik alanındaki hızlı gelişmelerin endüstriden hizmetlere kadar birçok alanda toplumu dönüştürmesi nedeniyle ortaya çıkacak projeler stratejik görülüyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/turkiye-11-ulkeyle-isbirligi-yapacak</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/05/apay-zeka-destekli-robotik.jpg" type="image/jpeg" length="48093"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk mühendisten dünyada yankı uyandıran Ay araştırması]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/turk-muhendisten-dunyada-yanki-uyandiran-ay-arastirmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/turk-muhendisten-dunyada-yanki-uyandiran-ay-arastirmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk akademisyenin çalışması Ay tozunun geleceğin yapı malzemesi olabileceğini ortaya koydu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rice Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Denizhan Yavaş'ın araştırması Ay tozunun geleceğin yapı malzemesi olarak değerlendirilebileceğini ortaya koydu.</p>

<p>Son yıllarda Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) Artemis misyonu başta olmak üzere birçok uzay programı kapsamında, Ay'a insanlı görevler düzenlenmesi ve Ay yüzeyinde kalıcı üsler kurulmasına yönelik çalışmalar yoğunlaştı.</p>

<p>Bu çerçevede, Ay yüzeyindeki yerel kaynakların yaşam alanları ve altyapı sistemlerinde nasıl kullanılabileceğine yönelik araştırmalar da giderek önem kazanıyor.</p>

<p>ABD'nin Texas eyaletinin Houston kentindeki Rice Üniversitesinin Makine Mühendisliği Bölümü'nde öğretim üyesi olarak görev yapan Denizhan Yavaş'ın Iowa State Üniversitesinden Ashraf Bastawros ile yaptığı araştırma bu alanda dikkat çekici bulgular ortaya koydu.</p>

<p>Akademik çalışmaları genel olarak ileri mühendislik malzemeleri, kompozit malzemeler, kırılma mekaniği ve uzay uygulamaları için geliştirilen hafif ve dayanıklı yapılar üzerine yoğunlaşan Yavaş'ın çalışması, Ay yüzeyindeki tozun yapı malzemelerinin geliştirilmesinde kullanılabileceğini gösterdi.</p>

<h2><strong>Fikir, Ay tozunun yol açtığı sorunlara çözüm ararken ortaya çıktı</strong></h2>

<p>NASA ile ilişkili projelerde de araştırmalar yürüten Yavaş, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, çalışmanın çıkış noktasını ve Ay tozunun mühendislik açısından taşıdığı potansiyeli anlattı.</p>

<p>Ay tozunu yapı malzemesine dönüştürme fikrinin, Ay yüzeyindeki tozun oluşturduğu sorunlara çözüm arayışıyla ortaya çıktığını belirten Yavaş, şöyle devam etti:</p>

<p>"Ay yüzeyindeki toz oldukça aşındırıcı, keskin ve ekipmanlar açısından problem oluşturabilecek bir malzeme olarak biliniyor. Biz de başlangıçta Ay tozunu iten polimer yüzeyler üzerinde çalışıyorduk. Bu süreçte şu soru ortaya çıktı 'Bu malzemeyi sadece uzaklaştırmaya çalışmak yerine acaba faydalı bir mühendislik malzemesine dönüştürebilir miyiz?' Bu düşünceyle Ay tozunu temsil eden lunar regolith simulant malzemesini kompozit sistemlerin içine dahil ederek yapısal performansı artırıp artıramayacağımızı araştırmaya başladık."</p>

<h2><strong>Çalışma, sorunlu malzemenin faydalı bir kaynağa dönüşebileceğini gösterdi</strong></h2>

<p>Denizhan Yavaş, gerçek Ay materyallerinin son derece sınırlı ve bunlara erişimin zor olduğunu dile getirerek, "Bu nedenle Ay toprağının kimyasal ve fiziksel özelliklerini temsil eden ve "lunar regolith simulant" adı verilen özel bir benzetim malzemesi kullandık. Çalışmada bu malzemeyi fiber takviyeli polimer kompozitlerin içine entegre ettik ve malzemenin mekanik performansını inceledik." dedi.</p>

<p>Özellikle Ay yüzeyinde gelecekte kullanılabilecek hafif ama dayanıklı yapılar açısından bu yaklaşımın potansiyelini değerlendirmeye çalıştıklarını anlatan Yavaş, "Öne çıkan bulgulardan biri Ay tozu benzeri malzemenin kompozit sistemlerde dayanım, tokluk ve hasar toleransını artırabilmesi oldu. Bazı mekanik performans ölçümlerinde yaklaşık yüzde 30-40 seviyelerine ulaşan iyileşmeler gözlemledik." diye konuştu.</p>

<p>Yavaş, Ay tozunun astronot kıyafetlerine yapışabildiğini, ekipmanları aşındırabildiğini ve mekanik sistemlere zarar verebildiğini belirterek, "Çalışmamız, bu sorunlu malzemenin aynı zamanda faydalı bir mühendislik kaynağına dönüşebileceğini gösteriyor." ifadesini kullandı.</p>

<h2><strong>"Ay'da yaşam hedefi için yerel kaynakların kullanılabilmesi büyük önem taşıyor"</strong></h2>

<p>Rice Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yavaş, gelecekte Ay'da kurulabilecek yaşam alanları, enerji sistemleri veya mobil keşif araçları için bu tür malzemelerin kritik olabileceğinin altını çizerek şunları söyledi:</p>

<p>"Ayrıca Ay yüzeyindeki aşırı sıcaklık değişimleri, mikrometeorit etkileri ve radyasyon gibi zorlu koşullar düşünüldüğünde, yalnızca güçlü değil aynı zamanda hasar toleransı yüksek malzemelere ihtiyaç duyulacak. Araştırmamızın sonuçları, Ay'dan elde edilen yerel kaynakların dayanıklı sistemlerin geliştirilmesinde kullanılabileceğine işaret ediyor. Bu sonuçlar, Ay yüzeyinde zaten bulunan bir malzemenin gelecekte yapısal uygulamalarda değerlendirilebileceğini göstermesi açısından önemli."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yavaş, Ay'da kalıcı yaşam alanları ve altyapılarının kurulması için yalnızca astronot göndermenin yeterli olmayacağını, yapı malzemeleri, koruyucu sistemler, enerji altyapıları ve mobil araçların da Ay koşullarına uygun şekilde üretilebilmesinin gerekeceğini belirterek, "Uzay araştırmalarındaki en büyük problemlerden biri dünyadan malzeme taşımanın çok maliyetli ve lojistik açıdan zor olması. Bu nedenle gelecekte Ay'da sürdürülebilir yaşam hedefleniyorsa, yerel kaynakların kullanılabilmesi büyük önem taşıyor." dedi.</p>

<h2><strong>Uzun vadeli hedef, Ay kaynaklarını daha yoğun kullanan yapısal malzemeler geliştirmek</strong></h2>

<p>Denizhan Yavaş, araştırmanın henüz erken aşamada olsa da "Ay'daki malzemeyle Ay'da inşa etme" fikrine küçük ama önemli bir katkı sunduğunu ifade ederek, "Önümüzdeki yıllarda Ay'da kalıcı üs kurma çalışmaları hızlandıkça Ay kaynaklarını doğrudan mühendislik malzemesine dönüştüren araştırmaların öneminin daha da artacağını düşünüyorum. Bizim çalışmamız da bu vizyonun erken aşamadaki yapı taşlarından biri olabilir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Bir sonraki aşamada kompozit sistemlerde kullanılan Ay tozu oranını artırmayı ve aynı zamanda üretilebilirlik ile mekanik performansı koruyabilmeyi hedeflediklerini kaydeden Yavaş, uzun vadede ise Ay yüzeyindeki yerel kaynakları çok daha yoğun şekilde kullanan hafif, dayanıklı ve ölçeklenebilir yapısal malzemeler geliştirmeyi amaçladıklarını söyledi.</p>

<p>Yavaş, bu yaklaşımın uzay uygulamalarının yanı sıra dünyadaki sürdürülebilir mühendislik uygulamaları açısından da yeni fikirler ortaya çıkarabileceğini düşündüklerini dile getirdi.</p>

<p>Çalışma konusunda akademi ve uzay araştırmaları çevrelerinden oldukça olumlu geri dönüşler aldıklarını belirten Yavaş, "Çalışmamız, malzeme bilimi alanındaki oldukça saygın yayınlarından biri olan Advanced Engineering Materials dergisinde yayımlandı. Ayrıca derginin kapak çalışması olarak seçilmesi bizim için gurur vericiydi." dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/turk-muhendisten-dunyada-yanki-uyandiran-ay-arastirmasi</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/05/turk-muhendisten-dunyada-yanki-uyandiran-ay-arastirmasi.jpg" type="image/jpeg" length="12532"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zeka destekli protez el geliştiriliyor]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/yapay-zeka-destekli-protez-el-gelistiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/yapay-zeka-destekli-protez-el-gelistiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üniversite bünyesinde kas sinyallerini okuyabilen yapay zeka destekli protez el geliştiriliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Üniversitesinde (KOÜ) ampute bireylerin hayatını kolaylaştırmaya yönelik kas sinyallerini okuyabilen yapay zeka destekli protez el geliştirilecek.</p>

<p>KOÜ Teknoloji Fakültesi Bilişim Sistemleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Hikmet Bilgehan Uçar'ın yürütücülüğünü yaptığı "Yapay Zeka Entegrasyonlu Nöromusküler İleri Elektronik Protez Tasarımı ve Prototip Gerçeklenmesi" projesi, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığının (TÜSEB) desteğiyle geçen yıl başlatıldı.</p>

<p>Projeyle kaslardaki elektriksel sinyaller, sensörler aracılığıyla okunup, yapay zeka algoritmalarıyla analiz edilerek protezin hareket komutlarına dönüştürülecek. Böylece protez, kullanıcının hareket alışkanlıklarını öğrenerek zamanla daha hassas ve doğru tepki verebilecek.</p>

<p>Düşük maliyetli ve işlevsel elektronik protez elin ilk prototipinin yıl sonunda tamamlanması hedefleniyor.</p>

<h2><strong>"Klasik proteze göre daha yüksek hassasiyeti olacak"</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Mustafa Hikmet Bilgehan Uçar, AA muhabirine, lisans öğrencileriyle biyomedikal mühendisliği alanında yürüttükleri çalışmalar sırasında geleneksel protezlerin hem maliyet hem de işlevsellik açısından bazı eksikliklerini gözlemlediklerini, bunun üzerine düşük maliyetli ve daha işlevsel protezler geliştirmeye karar verdiklerini söyledi.</p>

<p>Uçar, yapay zekayla toplayacakları veriler sayesinde daha işlevsel, öğrenebilen, zamanla farklı hareketleri yapabilecek protez geliştirmeyi planladıklarını anlatarak "Protez ilk aşamada gündelik hayatta kullanılacak hareketleri içerecek. Örneğin bir kalemi tutması ya da su bardağını tutması, çatal ya da kaşık tutması gibi birtakım temel günlük yaşam hareketleri üzerinde yoğunlaşacağız. Bir kalemi tutmasıyla bir bardağı tutması arasındaki hassasiyet farkını da göz önünde bulundurarak daha çok algılayabilen ya da hissedebilen protez tasarımı üzerinde çalışmalarımız şekillenecek. Yani kullanıcı açısından klasik proteze göre daha yüksek hassasiyeti olacak." ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"Geliştireceğimiz protez fonksiyonel özelliklerin yanı sıra modüler yapıda olacak"</strong></h2>

<p>Geliştirecekleri protezin fonksiyonel özelliklerin yanı sıra modüler yapıda olacağını dile getiren Uçar, "Ürün geliştirirken ampütasyonun konumu da kritik olacak. Bileğe ne kadar yakın ya da dirseğe ne kadar mesafede, burada sinyalleri toplayacağımız kasların durumu nedir? Bu da oldukça kritik. O yüzden burada geliştireceğimiz ürünler modüler yapıda olacak. Kişiye özgün olarak parçaları geliştireceğiz. Aslında projemiz çok katmanlı, disiplinler arası bir proje. Bir yandan mekanik kısmı, diğer taraftan elektronik ve yazılım kısmı bulunmakta.</p>

<p>Uçar, TÜSEB'in sağladığı desteklerin laboratuvardaki çalışmaların günlük kullanılabilir ürünlere dönüşmesi konusunda büyük önem taşıdığına işaret ederek, "Projemize de yaklaşık 3 milyon liralık destek sağlamakta." dedi.</p>

<p>Verilerin toplanması ve cihazların temin edilmesi aşamasında olduklarından bahseden Uçar, yıl sonuna doğru prototip ürünü tamamlamayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/yapay-zeka-destekli-protez-el-gelistiriliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/05/yapay-zeka-destekli-protez-el-gelistiriliyor-4.jpg" type="image/jpeg" length="43508"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beynin bilinç kapalıyken de öğrenmeyi sürdürebildiği belirlendi]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/beynin-bilinc-kapaliyken-de-ogrenmeyi-surdurebildigi-belirlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/beynin-bilinc-kapaliyken-de-ogrenmeyi-surdurebildigi-belirlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de yapılan araştırma, beynin genel anestezi altında bile duyduğu kelimeleri anlamlandırmaya ve dil öğrenmeye devam edebileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de yapılan araştırma, beynin genel anestezi altında bile duyduğu kelimeleri anlamlandırmaya ve dil öğrenmeye devam edebileceğini ortaya koydu.</p>

<p>ABD'deki Baylor College of Medicine araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmada, epilepsi ameliyatı geçiren 7 hastanın beyin aktiviteleri genel anestezi altındayken incelendi.</p>

<p>İlk deney kapsamında, tekrarlayan sesler arasına farklı tonlar eklenerek beynin bu değişiklikleri algılayıp algılamadığı test edildi.</p>

<p>Araştırmacılar, beyinde kısa ile uzun vadeli hafıza ve öğrenmeden sorumlu hipokampus bölgesindeki sinir hücrelerinin zamanla farklı sesleri ayırt etme kapasitesinin arttığını gözlemledi.</p>

<p>İkinci deneyde ise bilinci kapalı hastalara kısa hikayeler dinletildi.</p>

<p>Hastaların isim, fiil ve sıfat gibi farklı kelime türlerini ayırt edebildiğini tespit eden araştırmacılar, beynin bazı kelimeleri duyulmadan önce tahmin ettiğini de belirledi.</p>

<p>Araştırma sonucunda, genel anestezi altında veya bilinç kapalıyken beynin, dil öğrenmeyi ve duyduğu kelimeleri algılamayı sürdürdüğünü aktaran bilim insanları, bulguların felç ve benzeri beyin hasarlarının tedavisinde yeni yöntemlerin geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini vurguladı.</p>

<p>Çalışmanın ortak yazarlarından Doktor Sameer Aheth, "Bulgularımız, beynin bilinç kaybı sırasında sanıldığından çok daha aktif olduğunu gösteriyor." ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmanın detaylarına "Nature" dergisinde yer verildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/beynin-bilinc-kapaliyken-de-ogrenmeyi-surdurebildigi-belirlendi</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/05/beynin-bilinc-kapaliyken-de-ogrenmeyi-surdurebildigi-belirlendi-2.jpg" type="image/jpeg" length="93196"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hava ve denizde 6 yeni milli insansız sistem geliyor]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/hava-ve-denizde-6-yeni-milli-insansiz-sistem-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/hava-ve-denizde-6-yeni-milli-insansiz-sistem-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mühendislik çözümlerine yenilerini ekleyen STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ, 6 insansız hava ve deniz sistemini SAHA 2026'da tanıtacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mühendislik çözümlerine yenilerini ekleyen STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ, 6 insansız hava ve deniz sistemini SAHA 2026'da tanıtacak.</p>

<p>Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, 5-9 Mayıs'ta İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek.</p>

<p>Anadolu Ajansının "Teknolojinin kalbi SAHA'da atacak" başlıklı dosyasının onbirinci haberinde, STM'nin ilk kez sergileyeceği insansız sistemlere yer verildi.</p>

<p>Türkiye'nin savunma sanayi alanındaki mühendislik gücü STM, SAHA 2026'da özellikle otonom sistemler alanında ortaya koyacağı yeni nesil çözümlerle ve yakın gelecekteki insansız-insansız harbine yaptığı hazırlıklarla dikkatleri üzerine çekmeye hazırlanıyor. Şirket, hava, deniz ve sualtı platformlarını kapsayan çok boyutlu otonom ürün ailesiyle, modern harp sahasının ihtiyaçlarına bütüncül yanıt veren bir yaklaşımı "SAHA"ya taşıyacak.</p>

<p>STM, fuarda tekil platformların ötesinde otonomi, sürü zekası ve ileri entegrasyon kabiliyetleriyle desteklenen "Çok Boyutlu Harekat" (Multi-Domain Operations) yaklaşımını geniş bir ürün ailesiyle sergileyecek.</p>

<p>Şirket, SAHA 2026'da otonom sistemler alanındaki derin mühendislik birikimini yansıtan 6 yeni milli platformun lansmanını yapacak.</p>

<p>STM'nin fuarda ön plana çıkaracağı milli teknolojilerin başında Uzun Menzilli Kamikaze İHA geliyor. Bu sisteme ilişkin ilk test uçuş görüntülerini paylaşan STM, komuta merkezlerinden hava savunma ve radar unsurlarına kadar kritik hedefleri otonom olarak etkisiz hale getirebilecek bir çözüm ortaya koymayı amaçlıyor. Sabit kanatlı kamikaze İHA ALPAGU'nun gelişmiş yeteneklerle donatılan, artırılmış menzil ve faydalı yük kapasitesine sahip yeni bir versiyonu da ilk kez SAHA'da olacak. Hava savunma konseptine yenilikçi bir yaklaşım sunan ve düşman İHA'larını havada etkisiz hale getiren Önleyici İHA Sistemi, anlık istihbarat ve veri akışı sağlayacak Mini Keşif-Gözetleme Sistemi de ilk kez kamuoyuyla buluşacak.</p>

<p><strong>İnsansız deniz sistemleri</strong></p>

<p>Şirket, iki yeni insansız deniz sistemini de ilk kez SAHA'da görücüye çıkaracak. Deniz ve insansız sistemler alanındaki tecrübesini birleştirerek, insansız otonom sualtı ailesini ortaya koyan STM, stratejik görevler için özel olarak geliştirdiği Büyük Sınıf Otonom İnsansız Sualtı Aracı'nı da fuarda sergileyecek. STM, yüksek sürati, düşük silüeti ve sürü operasyon kabiliyetiyle deniz harbinde oyunun kurallarını değiştirmeye hazırlanan yeni nesil Kamikaze İnsansız Deniz Aracı'nı da gün yüzüne çıkaracak.</p>

<p>STM, fuarda yeni lansman ürünlerinin yanı sıra yıllarca sahada kendini başarıyla kanıtlamış ve operasyonel derinliğiyle öne çıkan çözümlerini de sunacak. Taktik İHA dünyasında fark yaratan ve bugün 4 kıtada kullanılan Türkiye'nin ilk milli vurucu İHA'sı KARGU, milli gözcü İHA TOGAN, mühimmat bırakma kabiliyetine sahip BOYGA-B, akıllı mühimmat sistemi TUNGA, KarguFPV ve dikey iniş-kalkış yapabilen STM TURUL VTOL ziyaretçilerle buluşacak.</p>

<p><strong>Denizlerdeki milli imza</strong></p>

<p>Askeri denizcilikte "mavi vatan"dan uluslararası sulara uzanan geniş ürün gamı da katılımcıların beğenisine sunulacak. Milli imkanlarla geliştirilen Türkiye'nin ilk milli fırkateyni TCG İSTANBUL, MİLGEM Ada Sınıfı Korvet, Türkiye'nin ilk milli hücumbotu ve STM500 denizaltısı ve sahil güvenlik gemilerinin yanı sıra Portekiz için geliştirilen Lojistik Destek Gemisi, Pakistan Denizde İkmal Tankeri, Malezya Korveti (LMS-Batch-II), Çok Maksatlı Destek Gemisi (MRSS) gibi ihracat başarısı yakalayan stratejik projeler sergilenecek. Deniz platformlarındaki yeni nesil otonom dönüşümün temsilcisi olan insansız suüstü platformu STM NETA 300 de STM'nin teknolojik vizyonunu yansıtmak üzere stantta olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>STM'nin tasarımcısı ve ana yüklenicisi olduğu, 2024 yılında Türk Donanması'nda göreve başlayan, Türkiye'nin ilk milli fırkateyni TCG İSTANBUL (F-515) ve STM'nin kritik roller üstlendiği Reis Sınıfı denizaltıların ilki olan TCG PİRİREİS (S-330), SAHA-2026 kapsamında Ataköy limanı açıklarında ziyaretçilerle buluşacak.</p>

<p>SAHA kapsamında oluşturulacak FPV drone alanında STM'nin geliştirdiği insansız hava araçlarının uçuşları da katılımcılar tarafından izlenebilecek. STM, SAHA'da yeni teknoloji ve projelerin geliştirilmesi için de işbirliği anlaşmalarına imza atacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/hava-ve-denizde-6-yeni-milli-insansiz-sistem-geliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/05/hava-ve-denizde-6-yeni-milli-insansiz-sistem-geliyor.jpg" type="image/jpeg" length="21024"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ay'da iki yeni mineral keşfedildi]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/ayda-iki-yeni-mineral-kesfedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/ayda-iki-yeni-mineral-kesfedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin, Ay'da iki yeni mineral keşfetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çinli bilim insanlarının, Ay'dan toplanan numunelerde daha önce bilinmeyen iki yeni mineralin varlığını keşfettiği bildirildi.</p>

<p>Global Times'ın haberine göre, minerallerin keşfi, Sıçuan eyaletinin Çındgu şehrinde düzenlenen 11. Çin Uzay Günü açılış töreninde duyuruldu.</p>

<p>"Çang'ı-5" keşif aracının topladığı kaya ve toprak örneklerinde bulunan fosfat minerallerine "magneziyoçangızit-(Y)" ve "çangızit-(Ce)" adları verildi.</p>

<p>Nadir toprak fosfatı kategorisindeki mineraller, Uluslararası Mineroloji Birliği Yeni Mineraller, Terimler ve Sınıflandırma Komisyonu tarafından sınıflandırılarak onaylandı.</p>

<p><strong>Çin'in ikinci ve üçüncü Ay minerali keşfi</strong></p>

<p>İki mineral, Çin'in Ay'dan topladığı kaya ve toprak numunelerinde keşfettiği ikinci ve üçüncü mineraller oldu. Çinli bilim insanları, daha önce Eylül 2022'de Ay numunelerinde "çangızit-(Y)" adını verdikleri fosfat mineralini keşfettiklerini bildirmişti.</p>

<p>Yeni keşiflerle, bugüne dek Ay'da keşfedilen mineral sayısı 8'e çıktı. Çin'den önce ABD ve Rusya, Ay yüzeyinden kaya ve toprak numuneleri toplayarak mineral keşiflerine öncülük etmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çin, Ay yüzeyinden kaya ve toprak örnekleri toplamayı amaçlayan ilk keşif aracı Çang'ı-5'i Kasım 2020'de Ay'a göndermiş, araç topladığı 1,73 kilogram kaya ve toprak örneğiyle Aralık 2020'de Dünya'ya dönmüştü.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/ayda-iki-yeni-mineral-kesfedildi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/04/ayda-iki-yeni-mineral-kesfedildi.jpg" type="image/jpeg" length="92082"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Algoritmik Savaş Başladı: Veri Füzyonu mu, İnsan İradesi mi?]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/algoritmik-savas-basladi-veri-fuzyonu-mu-insan-iradesi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/algoritmik-savas-basladi-veri-fuzyonu-mu-insan-iradesi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Palantir CEO’su Alexander Karp’ın "The Technological Republic" kitabından alıntılanan 22 maddelik manifesto, yapay zekayı sadece bir yazılım meselesi olarak değil, Batı medeniyetinin varoluşsal bir savunma kalkanı olarak konumlandırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TRT World Research Center araştırmacısı Burak Elmalı’nın analizine göre bu manifesto, teknoloji dünyasında "yumuşak güç" devrinin kapandığını ve "algoritmik savaş" doktrininin başladığını ilan ediyor.</p>

<p>İşte manifestonun yapay zeka savaşlarını şekillendirecek temel sütunları:</p>

<h2><strong>1. Teknolojik Şirketlere "Vatani Borç" Misyonu</strong></h2>

<p>Manifesto, Silikon Vadisi’nin geleneksel "tarafsız teknoloji üreticisi" kimliğini reddediyor. Teknoloji şirketlerinin, Batı’nın askeri ve stratejik üstünlüğünü korumayı bir <strong>vatani görev</strong> olarak görmesi gerektiğini savunuyor. Bu durum, Google’ın "Project Maven" sürecinde yaşadığı gibi etik direnç gösteren çalışan profilinden, Palantir gibi ulusal güvenlik mimarisine tam entegre "savaşçı teknoloji" şirketlerine geçişi hızlandıracak.</p>

<h2><strong>2. Savaşın Doğası: Bir Veri Füzyonu Problemi</strong></h2>

<p>Palantir’in vizyonuna göre modern savaş artık sadece fiziksel bir çatışma değil, bir <strong>veri işleme hızı</strong> yarışıdır.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Sensör Füzyonu:</strong> Uydu görüntüleri, İHA verileri ve iletişim akışları tek bir operasyonel resimde birleşiyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Öngörüye Dayalı Üstünlük:</strong> Yapay zeka, düşmanın bir sonraki adımını henüz o atmadan analiz ederek karar destek süreçlerini otonomlaştırıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Örnekler:</strong> Ukrayna sahasındaki aktif kullanım ve ABD ordusunun TITAN programı, bu doktrinin sahadaki ilk büyük sınavları olarak görülüyor.</p>
 </li>
</ul>

<h2><strong>3. Algoritmik Savaş Doktrini ve Jeopolitik Hiyerarşi</strong></h2>

<p>Yapay zeka üstünlüğü, tıpkı Soğuk Savaş dönemindeki nükleer kapasite gibi, önümüzdeki on yılların stratejik hiyerarşisini belirleyecek ana unsur olarak kabul ediliyor.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>ABD vs. Çin:</strong> ABD’nin "Replicator" programı ve Çin’in "Sivil-Asker Entegrasyonu" stratejisi, her iki süper gücün de savaşı bir algoritmik yarış olarak gördüğünü kanıtlıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Piyasa Dönüşümü:</strong> Yapay zekanın ana müşterisi artık bireysel tüketiciler değil, doğrudan devletler ve savunma bakanlıkları haline geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<h2><strong>4. Etik ve Siyasi Riskler: "Saatli Bomba" mı?</strong></h2>

<p>Manifesto ile netleşen bu yeni dönem, beraberinde ciddi yapısal sorunlar getiriyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Sivil-Asker Ayrımının Bulanıklaşması:</strong> Teknoloji sivil yönetişimden istihbarata kadar her alana yayıldıkça, sivil haklar üzerindeki denetim zorlaşıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Siyasi Hesap Verebilirlik Kaybı:</strong> Karar alma süreçleri otonomlaştıkça ve hızlandıkça, insanların bu kararlar üzerindeki denetimi zayıflıyor. Bu durum şiddeti azaltmıyor; aksine daha dağınık ve izlenmesi zor bir hale getiriyor.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/algoritmik-savas-basladi-veri-fuzyonu-mu-insan-iradesi-mi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/04/palantir-manifesto-22-madde-yapay-zeka-savasi.jpg" type="image/jpeg" length="53192"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzaya fırlatılan yerli teknolojiyle hedef "kuantum internet"]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/uzaya-firlatilan-yerli-teknolojiyle-hedef-kuantum-internet</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/uzaya-firlatilan-yerli-teknolojiyle-hedef-kuantum-internet" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SpaceX’in Transporter-16 misyonu kapsamında uzaya gönderilen yerli kuantum teknolojisini geliştiren Qubitrium’un Kurucusu Dr. Kadir Durak, uzun vadede bir ağ kurarak kuantum interneti gerçekleştirmeyi hedeflediklerini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SpaceX’in Transporter-16 misyonu kapsamında uzaya gönderilen yerli kuantum teknolojisini geliştiren Qubitrium’un Kurucusu Dr. Kadir Durak, uzun vadede bir ağ kurarak kuantum interneti gerçekleştirmeyi hedeflediklerini belirtti.</p>

<p>Türk şirketlerinin uzaya yönelik teknoloji geliştirme çalışmaları hız kesmeden sürüyor. Geçen ay ABD'den SpaceX'in Transporter-16 misyonu kapsamında ASELSAN ve Fergani Uzay'ın yeni uyduları uzaya başarıyla fırlatıldı.</p>

<p>Aynı misyon kapsamında uzaya fırlatılan teknolojiler arasında Türk şirketi Qubitrium tarafından geliştirilen QubitCore da yer aldı. Uzay tabanlı kuantum iletişim görevleri için tasarlanan bu teknoloji, küp uydu uyumlu kuantum anahtar dağıtım sistemi olarak görev yapıyor.</p>

<p>Kuantum fiziğine dayanan, kırılması zor, hızlı ve güvenli bir iletişim altyapısı oluşturmayı hedefleyen şirket, çalışmalarını İstanbul’daki merkezinde yürütüyor.</p>

<p>Qubitrium Kurucusu Dr. Kadir Durak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kuantum alanındaki çalışmalarının 2008 yılına uzandığını, şirketin ise 2020’de kurulduğunu belirterek, “Ekibimiz çok genç bir ekip. Şu anda 24 kişiyiz. Hollanda’da bir şubemiz var. Ekibin yarısı üniversiteden öğrencilerim. Akademik çalışma yaparken istediğimiz kabiliyetlere sahip insanlar yetişmiş oluyor. Onlarla yolumuza devam ediyoruz.” dedi.</p>

<p>Kuantum algılama ve kuantum haberleşme alanlarında ürünler geliştirdiklerini anlatan Durak, dağıtımlı kuantum hesaplama alanına yönelik çözümler üzerinde de çalıştıklarını ifade etti.</p>

<h2><strong>"Starlink projesinin kuantum versiyonunu yapmaya çalışıyoruz"</strong></h2>

<p>Durak, uzayda çalışan bir ürünün ticari olarak sunulabilmesi için uzay geçmişinin önemli olduğuna işaret ederek, bu kapsamda teknolojilerini uzaya göndererek gerekli referansı oluşturduklarını söyledi.</p>

<p>Bir sonraki aşamada kuantum internet ile algılama, haberleşme ve dağıtımlı kuantum hesaplama alanlarında bütünleşik bir yapı kurmayı hedeflediklerini belirten Durak, “Bunun için uzayda bir dolanıklık kaynağına ihtiyacınız var. Yaptığımız şey uzayda dolanıklık kaynaklarını çalıştırarak dünyaya fotonları, yani ışık parçacıklarını iletmek.” dedi.</p>

<p>Dünya genelinde çok sayıda kuantum teknolojisi şirketi bulunduğunu ifade eden Durak, şunları kaydetti:</p>

<p>“Biz farklı olarak, ağırlık, hacim ve elektrik güç ihtiyacı açısından kuantum teknolojisini minimize edip ticari olarak daha düşük maliyetle uzaya gönderilebilir hale getiriyoruz. Uzun vadede bir ağ kurarak kuantum interneti gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Küresel kuantum interneti kurabilmenin yolu küp uydu teknolojisini kullanmak. Starlink projesinin kuantum versiyonunu yapmaya çalışıyoruz. Kuantum internetin kurulabilmesi için gerekli teknolojileri geliştirip ticarileştiriyoruz.”</p>

<p>Durak, yakın zamanda yeni bir projeye başladıklarını belirterek, “Uzay tabanlı kuantum bellek geliştiriyoruz. Bunu da yine bir fırlatmayla taçlandırmak istiyoruz. AR-GE sürecinin sonunda QubitCore gibi ticari bir ürün haline getirmeyi hedefliyoruz.” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Minyatürize edip modüler yapıda birçok modülü birleştirip uzaya gönderdik"</strong></h2>

<p>Hollanda'nın Devlet Araştırma Enstitüsü ile işbirliklerine değinen Durak, "Farklı araştırma enstitüleri erişilebilir görüyorlar ve bu teknolojiyi bizden satın alıyorlar. Kendi görev yüklerini, kuantum işlerini geliştirip fırlatıyorlar. Bundan sonra yine uzaya faydalı yük fırlatma hedeflerimiz var ama biz kendimizi sürekli uydu fırlatan bir firma değil, uydu fırlattıran ve bunun için kuantum modüllerini sağlayan firma konumunda görüyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Geçen ay uzaya fırlatılan QubitCore'un 30 farklı alt modülden oluştuğuna dikkati çeken Durak, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"QubitCore'da 8 tane tek foton detektörü var. Normalde bir tek foton detektörü oldukça büyük bir modüldür ve ağırlığı 1 kilogramın üzerindedir. Bizim toplam modülümüz o ağırlıkta. Her bir detektörü baş parmak boyutlarına indirdik. Minyatürize edip modüler yapıda birçok modülü birleştirip uzaya gönderdik ve şu an tamamını test ediyoruz. Fırlatmayı maliyet etkin hale getirmedikçe kuantum internet gerçekleşmez. Ticari örneklere odaklandığımızda teknolojimizle dünya genelinde bu alanda öne çıkıyoruz."</p>

<p>Durak, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı başta olmak üzere bazı savunma firmalarıyla işbirliği gerçekleştirdiklerini belirterek, "NATO da kuantum teknolojisine ilgi gösterdi ve derin teknolojiler için DIANA isimli bir program başlattı. Biz de NATO'nun desteklediği firmalardan bir tanesiyiz." değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Savunma sanayisinden telekomünikasyona birçok sektörle işbirliği</strong></h2>

<p>Türkiye’de kuantum teknolojilerine yönelik ilginin arttığını vurgulayan Durak, savunma, telekomünikasyon, enerji ve finans gibi farklı sektörlere yönelik çözümler geliştirdiklerini ifade etti.</p>

<p>Durak, “Yakın zamanda Türk Telekom’la bir anlaşmamız oldu. Kuantum çözümlerini uygulamak isteyen ve 6G üzerine çalışan AR-GE ekipleriyle işbirliklerimiz sürüyor. Güvenli haberleşme ağları üzerine ürün geliştirme odaklı çalışmalar yürütüyoruz.” dedi.</p>

<p>NATO etkinliği kapsamında dronlarla kuantum haberleşme demosu gerçekleştirdiklerini dile getiren Durak, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Dronlarla dolanıklık dağıtımı yaptık. Bu kapsamda sürü dronlarla sahada kullanılabilecek bir teknoloji geliştirmeye odaklanıyoruz. Dronların kullanımında kesintisiz haberleşme gerekiyor. Haberleşme kesildiğinde dron kontrolden çıkabiliyor. Bunu engellemek için şu anda fiber çözümler kullanılıyor ancak bu ideal bir yöntem değil. Kuantum haberleşme ile bu sorunu aşmak mümkün. Savunma alanında yürüttüğümüz kuantum LİDAR projesi de bu ihtiyaca çözüm sunuyor.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/uzaya-firlatilan-yerli-teknolojiyle-hedef-kuantum-internet</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/04/kuantum-internet.jpg" type="image/jpeg" length="98520"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milli yazılım KOVAN ilk kez ihraç edildi]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/milli-yazilim-kovan-ilk-kez-ihrac-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/milli-yazilim-kovan-ilk-kez-ihrac-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yurt dışından tedarik edilen kurumsal kaynak yönetimi yazılımlarına alternatif olarak geliştirilen KOVAN Yeni Nesil İş Yönetim Sistemi, ilk ihracat başarısına ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yurt dışından tedarik edilen kurumsal kaynak yönetimi yazılımlarına alternatif olarak geliştirilen KOVAN Yeni Nesil İş Yönetim Sistemi, ilk ihracat başarısına ulaştı.</p>

<p>HAVELSAN tarafından Türkiye'nin kritik kuruluşlarındaki kurumsal bilgi sistemleri ihtiyaçlarının karşılanması hedefiyle geliştirilen KOVAN ürün ailesinde önemli bir eşik daha aşıldı.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, BOTAŞ, Yüksek Seçim Kurulu, HAVELSAN ve Teknopark İstanbul'un ardından ürünün askeri kabuğu olan Personel Yönetim Bilgi Sistemi, Azerbaycan Savunma Bakanlığında devreye alındı.</p>

<p>HAVELSAN'ın kurumsal kaynak planlama alanındaki çeyrek asrı aşkın tecrübesinin eseri olan KOVAN, açık kaynak teknolojilerle güçlendirilmiş özgün altyapısı ve kapsamlı ürün portföyü ile Milli Teknoloji Hamlesi'nin yazılım alanındaki en önemli parçalarından birini oluşturuyor.</p>

<p>Türkiye’deki dijital dönüşüm çabaları kapsamında, yabancı menşeli kurumsal kaynak yönetimi (ERP) yazılımlarına bağımlılığı azaltmak amacıyla üretilen KOVAN, veri güvenliğinin kritik olduğu savunma ve kamu sektörleri için stratejik bir avantaj sağlıyor.</p>

<p>Milli kurumsal kaynak yönetimi sistemi KOVAN, ağırlıklı olarak yurt dışından tedarik edilen kurumsal kaynak yönetimi yazılımlarına alternatif olarak konumlandırıldı.</p>

<p>KOVAN, özgün platform yapısı sayesinde yurt dışı lisans bağımlılığını ortadan kaldırırken, kamunun, askeri kurumların ve özel sektörün iş süreçlerinin bütünleşik bir sistem altında yürütülmesini sağlıyor. Uluslararası standartlar ve güncel teknolojiler gözetilerek geliştirilen KOVAN ile kritik verilerinin yerli sistemler üstünde saklanması temin ediyor.</p>

<p>Bir kurumun ihtiyaç duyabileceği tüm iş süreçlerini kapsayan modüllere sahip olan KOVAN, insan kaynakları yönetimi, finans ve muhasebe, lojistik ve tedarik, varlık yönetimi gibi bir dizi iş ve işlemin güvenle yürütülmesine olanak sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyük veri analitiğine uygun bir mimari sunan KOVAN, hem kurumun kendi sunucularında hem de bulut ortamında çalışabiliyor ve modern arayüzlerle kullanım kolaylığı sunuyor.</p>

<p>Savunma sanayi standartlarında geliştirildiği için yüksek siber güvenlik protokollerine sahip olan KOVAN, verileri güvenli tutuyor.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şubat ayında HAVELSAN Teknoloji Kampüsü'nde düzenlenen, HAVELSAN Sancar İnsansız Deniz Aracı Hizmete Alma, Tesisler Temel Atma ve Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, milli yazılımın önemine işaret etmişti. Erdoğan, Türkiye'nin en kritik verilerini HAVELSAN gibi milli ve güvenilir kurumların yazılımlarıyla kodladıklarını vurgulayarak, "Kurumlarımızın altyapılarını HAVELSAN'ın milli mühendislik ürünü KOVAN Yeni Nesil İş Yönetim Sistemi ile koruyor ve güçlendiriyoruz." ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/milli-yazilim-kovan-ilk-kez-ihrac-edildi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 16:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/04/milli-yazilim-kovan-ilk-kez-ihrac-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="62850"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye robotik cerrahide ileri seviyeye ulaştı]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/turkiye-robotik-cerrahide-ileri-seviyeye-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/turkiye-robotik-cerrahide-ileri-seviyeye-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Kalenderer, Türkiye'nin robotik cerrahi ve yapay zeka uygulamalarında önemli bir seviyeye ulaştığını belirterek, özellikle ortopedide bu teknolojilerin her geçen gün daha yaygın kullanıldığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Kalenderer, Türkiye'nin robotik cerrahi ve yapay zeka uygulamalarında önemli bir seviyeye ulaştığını belirterek, özellikle ortopedide bu teknolojilerin her geçen gün daha yaygın kullanıldığını bildirdi.</p>

<p>Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği Başkanı Prof. Dr. Önder Kalenderer, Muğla'nın Bodrum ilçesindeki özel bir hastanede düzenlenen "Ortopedi ve Travmatoloji" sempozyumunda AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de ortopedik travmaların en önemli nedenlerinden birinin trafik kazaları olduğunu söyledi.</p>

<p>Özellikle motosiklet kazalarında artış yaşandığını dile getiren Kalenderer, kurye ve paket servis sisteminin yaygınlaşmasının bu tür kazaları artırdığını belirtti.</p>

<p>Trafik kazalarındaki artışın ortopedik vaka sayısını da yükselttiğine dikkati çeken Kalenderer, "Yayalara motorların çarpmasıyla ortaya çıkan yaralanmaların oranları çok arttı. Bu durumun bir şekilde kontrol altına alınması gerekiyor." dedi.</p>

<p>İş kazalarında ise belirgin bir artış olmadığını kaydeden Kalenderer, bu alandaki verilerin önceki yıllarla benzer seviyede seyrettiğini ifade etti.</p>

<p>Kalenderer, D vitamini eksikliğinin toplumda yaygın görüldüğünü belirterek, özellikle çocukluk döneminde bu vitaminin kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.</p>

<p>Yeni doğan döneminde ilk bir yıl D3 vitamini takviyesinin mutlaka verilmesi gerektiğini dile getiren Kalenderer, bunun kalça gelişimi ve kemik sağlığı açısından önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>İleri yaşlarda da D vitamini eksikliğinin kemik yapısını olumsuz etkilediğine işaret eden Kalenderer, "D vitamini yetersizliğinde kalsiyum metabolizması bozulur ve kemiklerde ağrı ile çeşitli bozukluklar ortaya çıkabilir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye'de yapılan ölçümlerde D vitamini seviyelerinin genellikle düşük çıktığını belirten Kalenderer, bu durumun yaygın takviye ihtiyacını beraberinde getirdiğini kaydetti.</p>

<h2><strong>"Robotik cerrahi ortopedide yaygınlaşıyor"</strong></h2>

<p>Kalenderer, robotik cerrahinin ortopedide giderek daha fazla kullanıldığını ifade ederek, özellikle diz ve kalça protez cerrahisinde bu yöntemin öne çıktığını anlattı.</p>

<p>Türkiye'nin robotik cerrahi alanında iyi bir noktada bulunduğunu vurgulayan Kalenderer, "Çok üst düzey uygulamalar yapılıyor. Bu alandaki gelişmelerle robotik cerrahi her geçen gün daha ileriye gidiyor." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Robotik cerrahinin doğrudan robot tarafından değil, cerrah kontrolünde gerçekleştirildiğine işaret eden Kalenderer, robotik sistemlerin cerrahi kesilerde daha yüksek hassasiyet sağladığını belirtti.</p>

<p>Kalenderer, bu yöntemin hata payını azaltarak cerrahi süreçlere katkı sunduğunu, istatistiksel olarak büyük farklar olmasa da önemli avantajlar sağladığını dile getirdi.</p>

<h2><strong>"Yapay zeka kontrollü kullanılmalı"</strong></h2>

<p>Yapay zekanın sağlık alanındaki kullanımına da değinen Kalenderer, bu teknolojinin doğru amaçlarla kullanıldığında önemli faydalar sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastaların yapay zeka uygulamalarına verilerini yükleyerek ön tanı almaya çalıştığını anlatan Kalenderer, "Hastalar bize 'Bende şu hastalıklardan hangisi var?' diye sorularla geliyor. Yapay zekayı doğru ve kontrollü kullanmak gerekiyor." uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>"Yaşlanan nüfus ortopedik hastalıkları artırıyor"</strong></h2>

<p>Türkiye'de ortopedik hastalıkların görülme sıklığının arttığını belirten Kalenderer, bunun en önemli nedenlerinden birinin yaşam süresinin uzaması olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kalenderer, yaşlı nüfusun artmasıyla kalça kırıkları ve kireçlenme vakalarının çoğaldığını, yeni doğan ölümlerinin azalmasıyla da bebeklerde ortopedik rahatsızlıkların daha sık görüldüğünü sözlerine ekledi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/turkiye-robotik-cerrahide-ileri-seviyeye-ulasti</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 16:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/04/turkiye-robotik-cerrahide-ileri-seviyeye-ulasti.jpg" type="image/jpeg" length="11668"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mobil internet abonesi sayısı ülke nüfusuna yaklaştı]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/mobil-internet-abonesi-sayisi-ulke-nufusuna-yaklasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/mobil-internet-abonesi-sayisi-ulke-nufusuna-yaklasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ​​​​​​​internet abonelikleri içinde en yüksek paya sahip olan mobil abone sayısının geçen yılın son çeyreğinde 75,6 milyon seviyesine ulaştığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından hazırlanan 2025'in son çeyreğine ilişkin İletişim Hizmetleri İstatistikleri Raporu'nu değerlendirdi.<br />
<br />
 </p>

<p>Kullanıcı sayısı ve veri kullanımındaki artışın Türkiye'nin dijitalleşme sürecini hızlandırdığını ifade eden Uraloğlu, bir önceki yılın dördüncü çeyreğinde 9,03 milyon olan sabit telefon abone sayısının, geçen yılın son çeyreğinde 8,4 milyon olarak hesaplandığını belirtti.</p>

<p>Uraloğlu, "Mobil telefon abone sayısı, 2025'in son çeyreğinde, 2024'ün aynı dönemine göre yüzde 5,7 artarak 99,7 milyona ulaştı." bilgisini paylaştı.</p>

<h3>"Mobil ses trafiği 76,8 milyar dakika oldu"</h3>

<p>İnternet aboneliğinde genel artış eğiliminin sürdüğüne işaret eden Uraloğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"Toplam internet abone sayısı, 2025 yılı dördüncü çeyreği itibarıyla bir önceki yılın aynı dönemine göre mobil internet ve fiber abonelerinden kaynaklı yüzde 1,1 artarak 97,4 milyona ulaştı. 2025'in son çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre eve kadar fiber (FTTH) aboneliği 6 milyon 845 bin 641'den 8 milyon 670 bin 664'e yükselerek yüzde 26,7 arttı. Toplam fiber abone sayısı da 8 milyon 72 bin 629'dan 9 milyon 845 bin 226'ya çıkarak yüzde 22 artış gösterdi. İnternet abonelikleri içinde en yüksek paya sahip olan mobil internet abone sayısı da 75,6 milyon seviyesine ulaştı."</p>

<p>Uraloğlu, geniş bant internet kullanımındaki artışa da dikkat çekerek, geniş bant internet data trafiğinin 2024 yılının son çeyreğine göre 17,1 artarak 24,2 milyon terabayta ulaştığını bildirdi.</p>

<p>Sabit internet trafiğinin yüzde 15,8, mobil internet trafiğin de yüzde 23 arttığı bilgisini paylaşan Uraloğlu, 2025'in dördüncü çeyreğinde sabit ses trafiğinin 1,3 milyar dakika, mobil ses trafiğinin 76,8 milyar dakika olarak gerçekleştiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/mobil-internet-abonesi-sayisi-ulke-nufusuna-yaklasti</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 00:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/04/thumbs-b-c-f3800e61f39e535119a88cf5592dc539.jpg" type="image/jpeg" length="37438"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Biga’da Çoğu Kişi Onu Arıyor!]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/bigada-cogu-kisi-onu-ariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/bigada-cogu-kisi-onu-ariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale'nin Biga ilçesinde bugün en çok konuşulan konulardan biri teknoloji.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Biga sokaklarında bugün en çok konuşulan konulardan biri teknoloji. Birçok vatandaş, telefonlarında 5G teknolojisinin kapsama alanına girip girmediğini merakla takip ederek 5G sinyalini görmeyi bekliyor. Ancak cihazınız 5G uyumlu olsa bile, ekranda o sihirli <strong>"5G"</strong> ibaresini görmek için doğru sırayla bazı işlemleri yapmanız gerekiyor.</p>

<p><img alt="I M G 20260401 162536" class="detail-photo img-fluid" height="359" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/04/i-m-g-20260401-162536.jpg" width="1074" /></p>

<h3><strong>Peki, 4.5G'den 5G'ye geçiş süreci nasıl işliyor? İşte adım adım 5G aktivasyon rehberi:</strong></h3>

<p><strong>1. Adım: Önce Operatör Onayı</strong></p>

<p>Telefon ayarlarını yapmadan önce, hattınızın bu teknolojiye tanımlanması gerekir. Operatörünüzün sisteminde "bu hat 5G kullanabilir" onayı yoksa, telefonunuz baz istasyonuyla bağlantı kuramaz. 2026 yılı itibarıyla güncel aktivasyon kodları şunlardır:</p>

<ul>
 <li><strong>Turkcell:</strong> Mesaj bölümüne <strong>5G</strong> yazıp <strong>2200</strong>’a gönderin.</li>
</ul>

<p><strong><i>Hediye Fırsatı:</i></strong> 5G’ye özel paketindeki interneti katlamak için <strong>5KAT</strong> yazıp <strong>2200</strong>'a SMS atın; mevcut internetinizin 5 katı ek paket hattınıza tanımlansın.</p>

<ul>
 <li><strong>Türk Telekom:</strong> Mesaj kısmına <strong>5G</strong> yazarak <strong>5555</strong>’e gönderin.</li>
</ul>

<p><strong><i>Hediye Fırsatı:</i></strong> Kampanyadan yararlanmak için <strong>HOSGELDIN 5G</strong> yazıp <strong>5555</strong>’e SMS atın.</p>

<ul>
 <li><strong>Vodafone:</strong> <strong>5G</strong> yazıp <strong>7000</strong>’e ücretsiz SMS gönderin veya Vodafone Yanımda uygulaması üzerinden aktivasyon yapın.</li>
</ul>

<p><i><strong>Hediye Fırsatı:</strong></i> Aktivasyonunu tamamlayan aboneler, Vodafone Yanımda uygulaması üzerinden sınırsız 5G paketini tanımlayabilirler.</p>

<h3><strong>2. Adım: Cihaz Ayarlarınızı Yapın</strong></h3>

<p>Operatörden "5G servisiniz aktif edilmiştir" onay mesajı geldikten sonra telefonunuzdan şu ayarları yapmalısınız:</p>

<ul>
 <li><strong>iPhone için:</strong> Ayarlar &gt; Hücresel &gt; Hücresel Veri Seçenekleri &gt; Ses ve Veri &gt; <strong>"5G Açık"</strong> veya <strong>"5G Otomatik"</strong>.</li>
 <li><strong>Android için:</strong> Ayarlar &gt; Bağlantılar &gt; Mobil Ağlar &gt; Şebeke Modu &gt; <strong>"5G/4G/3G/2G (Otomatik Bağlan)"</strong>.</li>
</ul>

<h3><strong>3. Adım: Telefonunuzu Yeniden Başlatın</strong></h3>

<p>Tüm ayarları tamamladıktan sonra en kritik hamle cihazı tazelemektir. Telefonunuzu bir kez <strong>uçak moduna alıp kapatın</strong> veya <strong>yeniden başlatın</strong>. Bu işlem, cihazın yeni şebeke iznini algılamasını ve sinyali ekrana düşürmesini hızlandıracaktır.</p>

<h3><u><strong>"Hattım 5G Ama Neden Hala 4.5G Yazıyor?" Diyorsanız İşte Cevabı!</strong></u></h3>

<p><img alt="I M G 20260401 162520" class="detail-photo img-fluid" height="801" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/04/i-m-g-20260401-162520.jpg" width="1080" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görselde de görüldüğü üzere, operatör isminde <strong>"5G"</strong> ibaresini görseniz bile bu durum sadece hattınızın 5G'ye tanımlı olduğunu gösterir. Eğer telefonunuz teknik olarak 5G teknolojisini desteklemiyorsa, şebeke çubuğunda <strong>4.5G</strong> yazmaya devam edecektir. Yani hattınız hazır olsa da, 5G hızına ulaşmak için cihazınızın da bu teknolojiye sahip olması şart!</p>

<p><img alt="I M G 20260401 163740" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/04/i-m-g-20260401-163740.jpg" width="921" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/bigada-cogu-kisi-onu-ariyor</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/04/tolunay/bigada-cogu-kisi-onu-ariyor.jpg" type="image/jpeg" length="31041"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Kartalları "tam bağımsız" kanatlanacak]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/turk-kartallari-tam-bagimsiz-kanatlanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/turk-kartallari-tam-bagimsiz-kanatlanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüksek teknolojiye sahip savaş uçaklarını kumanda eden "gök vatanın" muhafızları, Türk savunma sanayisinde son yıllarda yürütülen projelerin devreye girmesiyle milli platformlarda yetişecek ve görev yapacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek teknolojiye sahip savaş uçaklarını kumanda eden "gök vatanın" muhafızları, Türk savunma sanayisinde son yıllarda yürütülen projelerin devreye girmesiyle milli platformlarda yetişecek ve görev yapacak.</p>

<p>Türk Hava Kuvvetleri'nin "çelik kanatları", her aşamada yerli ve milli bir ekosisteme emanet olacak. Geçmişte yurt dışından temin edilen platformlar ve onlara entegre simülatörlerle gökyüzüne hazırlanan Türk pilotları, Türk savunma sanayisi tarafından hayata geçirilen projelerle "milli kokpitlerde" yetişecek.</p>

<p>Türkiye’nin havacılık serüveninde yeni bir dönemin kapılarını açan bu süreç, temel eğitimden muharip pilotluğa kadar uzanan zincirin halkalarının tamamen yerlileşmesini sağlayacak.</p>

<p>Yıllarca temel eğitimde KT-1T, jet tekamül eğitiminde T-38M ve muharip uçuş eğitiminde F-16 platformlarını kullanan Türk Hava Kuvvetleri, bu araçların HAVELSAN tarafından geliştirilen yüksek sadakatli simülatörleriyle üst düzey eğitim kalitesine ulaştı.</p>

<p>Yeni dönemde, sadece simülatörler değil, bizzat platformların kendisi de Türkiye'nin mühendislik gücünü temsil edecek.</p>

<p>Temel eğitimde KT-1T'nin yerini Türk havacılığının yerli imzası HÜRKUŞ, efsaneleşen ancak ekonomik ömrünü tamamlayan T-38M'lerin görevini Türkiye’nin ilk jet eğitim uçağı HÜRJET alacak. Bu platformlarda yetişecek geleceğin pilotları, Türkiye’nin en önemli teknoloji projelerinden ve geliştirmesi süren 5. nesil savaş uçağı KAAN'ın kokpitine oturacak.</p>

<p>Daha önce yurt dışından temin edilen platformların simülatörlerini üreten HAVELSAN ise bu kez Türkiye'nin milli hava araçlarına "dijital destek" verecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pilotlara yerdeyken gerçeğe yakın bir uçuş deneyimi yaşatacak simülatörler, eğitimlerin güvenli ve maliyet etkin gerçekleştirilmesini sağlayacak. HAVELSAN, bu amaçla Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından tasarlanan, geliştirilen, üretilen HÜRKUŞ, HÜRJET ve KAAN için en gelişmiş uçuş simülatörlerini oluşturuluyor.</p>

<p>Bu simülatörler sayesinde bir pilot, henüz gerçek kokpite oturmadan uçağın tüm karakteristik özelliklerini, acil durum prosedürlerini ve muharebe taktiklerini birebir aynı fiziksel şartlarda tecrübe edebilecek.</p>

<p>Hava araçları ve simülatör yazılımlarının milli olması sayesinde, ambargo veya kısıtlama kaynaklı riskler ortadan kalkacak. Eğitim süreçlerinde oluşacak veriler güvende olacak. Tüm bu süreçlerde oluşacak maliyetler ve operasyonel müdahale süreleri azalacak. Bu projeler sayesinde artan yetkinliklerle yerli ekosistem daha da güçlenecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/turk-kartallari-tam-bagimsiz-kanatlanacak</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/03/tam-bagimsiz.jpg" type="image/jpeg" length="69442"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk bilim insanları tespit etti: Buzul günde 3 santimetre eridi]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/turk-bilim-insanlari-tespit-etti-buzul-gunde-3-santimetre-eridi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/turk-bilim-insanlari-tespit-etti-buzul-gunde-3-santimetre-eridi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Shoesmith Buzulu yılda yaklaşık 10 metre küçülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk bilim insanları, Ulusal Antarktika Bilim Seferleri kapsamında, Horseshoe Adası’nda 10 yıldır gözlemlenen buzul alanında büyük oranda kayıp yaşandığını ve Shoesmith Buzulu’nun günde 3 santimetre küçüldüğünü tespit etti.</p>

<p>10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirildi.</p>

<p>Türkiye’nin Bilimsel Araştırma Kampı’nın bulunduğu Antarktika'daki Horseshoe Adası’nda 10 yıldır sürdürülen gözlemler, bölgedeki buzulların hızla değiştiğini ortaya koydu.</p>

<p>10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi kapsamında yapılan ölçümlerde, Shoesmith Buzulu’nda son 10 yılda her yıl yaklaşık 10 metre kayıp yaşandığı tespit edildi.</p>

<p>10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy, AA muhabirine, Türkiye’nin Bilimsel Araştırma Kampı’nın bulunduğu Horseshoe Adası’nda bulunan buzuldan her yıl karot alma çalışmaları gerçekleştirdiklerini söyledi.</p>

<p>Özsoy, “Tabii bu buzulları aldığımız alanlarda o yıl nereden örnek aldığımız çok net bir şekilde, açık koordinatları belli. Bir sonraki yıl geldiğimizde, bir önceki yıl örnek aldığımız ya da küresel uydu sistemleri üzerinden belirli mesafede buzulları ölçtüğümüz alanların yok olduğunu görüyoruz.” dedi.</p>

<h3><strong>Shoesmith Buzulu günde 3 santimetre küçülüyor</strong></h3>

<p>Sefer katılımcılarından İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Harita Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Fahri Karabulut ise bu yıl sefer sırasında gerçekleştirdiği dron gözlemlerini tamamladığını ifade ederek, “Bu periyodik gözlemlerimizden beşincisi. Bundan önceki elde ettiğimiz sonuçlarda Horseshoe Adası’nda Shoesmith Buzulu’nda yaklaşık günde 3 santimetre kayıp olduğunu ve 30 metre yüksekliğindeki blokların koparak denize karıştığını tespit etmiştik. Bunu periyodik olarak sürdürerek buzul gözlemini devam ettiriyoruz.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Karabulut, bu sene diğer senelerden farklı olarak gözle görülür bir şekilde buzullarda azalma yaşandığının altını çizerek, “Dron gözlemlerimizi yaptık, bunların analizini gerçekleştirip bir önceki dönemle kıyaslayarak ne kadar kayıp olduğunu görmüş olacağız.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Buzulların dünyanın iklim dengesi için çok önemli olduğunu vurgulayan Karabulut, “Buzulların hızlı erimesi ani iklim olaylarına neden oluyor. Bir tarafta kuraklık yaşanırken bir tarafta seller çıkabiliyor. Geleceğe yönelik perspektiften modelleri oluşturulurken kullanılan bu verilerin zamansal ve mekansal çözümlerinin artırılması önemli. Biz de bu modellere destek olmak için elimizden gelen çalışmayı gerçekleştiriyoruz.” dedi.</p>

<p>Karabulut, Antarktika’da yapılan çalışmaların sürdürülebilirliğinin önemine değinerek, şunları kaydetti:</p>

<p>“Çünkü buzulun uzun dönemli ve periyodik gözlemlenmesi gerekiyor. Biz de bunu elimizden geldiğince yapmaya çalışıyoruz. Bu alansal kayıp yükseklik olarak 30 metre buz kütlelerinin kaybının yanı sıra en son yaptığımız analizlerde Shoesmith Buzulu’nun denize doğru günde 3 santimetre hareket ettiği sonucuna vardık. Bu da senede yaklaşık 10 metreye tekabül ediyor. Kopma sonucunda çok büyük buz kütlelerinin tek seferde ya da parça parça denize karışıp yok olduğunu görebiliyoruz. Bu da denizin tuzluluğunu değiştiriyor ve dünyadaki okyanus akıntılarına olumsuz etkisi oluyor. Bunun da iklim değişikliğine çok olumsuz bir etkisi söz konusu.”</p>

<h3><strong>"Antarktika dünyadaki en iyi doğal laboratuvarlardan biri"</strong></h3>

<p>İstinye Üniversitesi’nden sefer katılımcısı Prof. Dr. Sertaç Öztürk, "Antarktika'da Kozmik Müon Akısı Ölçümü ve Güneş Aktivitelerinin Kozmik Müon Akısı Üzerinde Etkilerinin Araştırılması" projesi çalışmalarını yürüttü.</p>

<p>Öztürk, Antarktika'nın konumu ve çevresel koşulları nedeniyle parçacık fiziği, kozmik radyasyon ve çevresel radyasyon ölçümleri için dünyadaki en iyi doğal laboratuvarlardan biri olduğunu aktararak, “Horseshoe Adası’nda alınan veriler yalnızca temel fizik için değil, küresel iklim ve uzay hava durumu tahminleri için de kritik önem taşımaktadır.” diye konuştu.</p>

<p>Dünyanın manyetik alanının uzaydan gelen yüklü parçacıkları saptırarak bir kalkan görevi gördüğünü ifade eden Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Antarktika’daki manyetik kesme değeri daha düşük olduğu için düşük enerjili parçacıklar buraya daha kolay ulaşabilmektedir. Bu da Antarktika için kozmik radyasyonun güneş aktivitelerine hassasiyetini artırmaktadır. Güneş patlamalarında meydana gelen değişimler haberleşme sistemlerinde arızalara yol açabilir. Antarktika’da kurulacak 7/24 çalışabilecek kozmik radyasyon dedektörleri ile bu patlamalar önceden belirlenebilir ve olası zararlar azaltılabilir. Ayrıca buzullar doğal bir filtre görevi görerek radyasyonu azaltmaktadır. Yapılacak termal nötron ve gama radyasyon ölçümleri, buzulların yoğunluğu ve kalınlığı gibi verileri uzun vadede ortaya koyarak küresel iklim değişiminin etkilerini daha net anlamamızı sağlayacaktır.”</p>

<h3><strong>Anadolu Ajansı son 3 yıllık buz kayıp alanlarını kayıt altına aldı</strong></h3>

<p>Anadolu Ajansı, Horseshoe Adası’ndaki buz kaybını son üç yıldır aynı noktadan çekilen fotoğraflarla kayıt altına aldı.</p>

<p>Shoesmith Buzulu’nda yapılan bilimsel ölçümlerle tespit edilen değişimler, her yıl aynı referans noktalarından fotoğraflanarak görsel karşılaştırmayla belgelendi.</p>

<p>Bu çalışma, sayısal verilerin sahadaki karşılığını ortaya koyarken buzul alanındaki daralmanın gözle görülür boyuta ulaştığını gösterdi.</p>

<p><img height="486" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/03/shoesmith-buzulu-yilda-yaklasik-10-metre-kuculuyor.jpg" width="864" /><img height="500" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/03/shoesmith-buzulu-yilda-yaklasik-10-metre-kuculuyor1-1.jpg" width="750" /><img height="500" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/03/shoesmith-buzulu-yilda-yaklasik-10-metre-kuculuyor2.jpg" width="750" /><img height="500" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/03/shoesmith-buzulu-yilda-yaklasik-10-metre-kuculuyor3.jpg" width="750" /><img height="500" src="https://biganinsesicom.teimg.com/biganinsesi-com/uploads/2026/03/shoesmith-buzulu-yilda-yaklasik-10-metre-kuculuyor4.jpg" width="750" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/turk-bilim-insanlari-tespit-etti-buzul-gunde-3-santimetre-eridi</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/03/shoesmith-buzulu-yilda-yaklasik-10-metre-kuculuyor1.jpg" type="image/jpeg" length="29417"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zeka ekosisteminde kadın-erkek eşitliği]]></title>
      <link>https://www.biganinsesi.com/yapay-zeka-ekosisteminde-kadin-erkek-esitligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.biganinsesi.com/yapay-zeka-ekosisteminde-kadin-erkek-esitligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zeka teknolojileri küresel ölçekte hızla yaygınlaşırken, tartışmalar yalnızca teknik kapasite üzerinden değil, etik, yönetişim ve toplumsal etki boyutları üzerinden de derinleşiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zeka teknolojileri küresel ölçekte hızla yaygınlaşırken, tartışmalar yalnızca teknik kapasite üzerinden değil, etik, yönetişim ve toplumsal etki boyutları üzerinden de derinleşiyor.</p>

<p>UNESCO, Stanford HAI ve Dünya Ekonomik Forumu'nun son iki yıldaki raporları, yapay zeka alanında kadın temsili ile etik çerçeveler arasındaki ilişkiye dikkati çekiyor.</p>

<p>Teknolojide Kadın Derneği Kurucusu ve Eş Başkanı, 360+ Media Interactive Technologies Ajans Başkanı Zehra Öney, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yapay zeka çağında asıl dönüşümün teknik güçten çok "sorumlu tasarım" ekseninde yaşandığını söyledi.</p>

<p>Konuyla ilgili UNESCO'nun "Women4Ethical AI" raporuna atıf yapan Öney, kadınların yapay zeka ve etik alanında yüksek etkinlik göstermelerine rağmen yapay zeka ekosisteminde hala ciddi biçimde az temsil edildiklerini vurguladı. "AI (yapay zeka) araştırmacılarında kadın oranı yüzde 12, akademik AI kadrolarında yüzde 16, AI startup yöneticilerinde yüzde 18 seviyesinde." diyen Öney, bunun yalnızca eşitlik değil, teknoloji kalitesi meselesi olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açık kaynak modellerde erkeklerin daha yüksek statülü rollerle, kadınların ise daha düşük statülü rollerle eşleştirildiğine dair bulgulara işaret eden Öney, belirli bir modelde yanıtların yaklaşık yüzde 20'sinde kadınları nesneleştiren içerikler görüldüğünü hatırlattı.</p>

<p>Bu noktada "sonradan düzeltme" değil, "tasarımdan itibaren etik" yaklaşımının önemini vurgulayan Öney, yapay zekada eşitliği, güvenliği ve sorumluluğu en baştan tasarımın içine gömmek gerektiğini dile getirdi. Öney, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"UNESCO'nun önerdiği çerçeve de bunu söylüyor; etik, sonradan eklenen bir kontrol listesi değil, ürünün doğduğu yer olmalı. Bu yaklaşım, normatif bir hassasiyet olmanın ötesinde stratejik bir sürdürülebilirlik meselesidir. Bu yüzden ben teknolojide kadın liderliği meselesini 'yeni bir trend' gibi değil, sistemin tam kapasiteye ulaşması için gereken bir tamamlayıcı unsur gibi görüyorum. Çünkü teknoloji artık sadece ürün değil, karar alma kültürü, risk yönetimi ve paydaş yönetimi demek. Bu noktada kadınların rolünü 'etik konularda zaten baskınlar' gibi bir varsayımla okumayı doğru bulmuyorum çünkü UNESCO'nun 'Women4Ethical AI' raporunun asıl söylediği şey bunun tersi: Kadınlar, AI ekosisteminde hala ciddi biçimde az temsil ediliyor."</p>

<p>Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ve ABD Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsünün (NIST) güncel çerçevelerine işaret eden Öney, güvenilirlik ve hesap verebilirliğin artık rekabet avantajı haline geldiğini belirterek, "Teknik açıdan güçlü olsalar dahi güven üretmekten yoksun sistemler, uzun vadeli değer yaratma aşamasında başarısızlığa mahkumdur." dedi.</p>

<h3><strong>Önümüzdeki dönemin kritik yetkinliği "yapay zeka yönetişim okuryazarlığı" olacak</strong></h3>

<p>Yapay zekanın hızla yaygınlaştığına işaret eden veriler, bu alandaki yönetişim tartışmalarını da güçlendiriyor. Stanford AI Index verilerine göre, 2024'te yapay zeka kullanan şirketlerin oranı yüzde 78'e yükselirken, bir önceki yıl bu oran yüzde 55 seviyesindeydi.</p>

<p>Öney, teknolojinin yaygınlaşma hızının risk yönetimi kapasitesiyle aynı ölçüde ilerlemediğini, bu noktada yeni bir yetkinlik alanının ortaya çıktığını ifade ederek, "Yaygınlaşma ile risk yönetimi aynı hızda ilerlemiyor. Kurumlar sadece AI'ı kullanma değil, nerede ve hangi denetimle kullanacağını tasarlama sorumluluğu taşıyor." değerlendirmesini yaptı. Bu noktada gelecek dönemin kritik yetkinliğinin yapay zeka yönetişim okuryazarlığı olacağını bildiren Öney, veri kaynağını, model davranışını ve hesap verebilirlik zincirini analiz edebilme kapasitesinin belirleyici bir güç haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Zehra Öney'e göre bu dönüşüm aynı zamanda kadınlar için yapay zeka ekosisteminde stratejik bir rol alanı yaratıyor. Yapay zeka ve bilgisayar mühendisliği alanlarında doktora mezunları arasında kadın oranının uzun yıllardır yüzde 20'nin altında seyrettiğini hatırlatan Öney, buna karşın etik, yönetişim ve risk yönetimi başlıklarında kadın uzmanların giderek daha görünür hale geldiğine dikkati çekti.</p>

<p>Dünya Ekonomik Forumu raporlarının da yapay zekada yönetişim ve risk yönetimi konularını giderek daha fazla öne çıkardığını belirten Öney, tartışmanın artık "Bunu yapabilir miyiz?" sorusundan "Bunu nasıl sorumlu ve güvenli şekilde yaparız?" sorusuna evrildiğini kaydetti. Avrupa Birliği'nin AI Yasası'nın yüksek riskli sistemlerde insan gözetimini zorunlu kıldığına işaret eden Öney, "Agentic AI gibi daha otonom sistemlere giderken, insan denetimi, hesap verebilirlik ve şeffaflık, tasarımın parçası olmak zorunda." dedi.</p>

<p>Küresel istihdamın yaklaşık yüzde 40'ının yapay zekadan etkilendiğini, gelişmiş ekonomilerde bu oranın yüzde 60'a kadar çıktığını hatırlatan Öney, bu dönüşümün doğru yönetilmemesi halinde mevcut eşitsizliklerin derinleşebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Öney, tam da bu şeffaflığın sağlanabilmesi için yapay zeka yönetişimi konusunda uzmanlaşmış daha fazla kadın liderin ortaya çıkması, teknolojinin daha kapsayıcı ve sorumlu biçimde şekillenmesi gerektiğini, bu alanda risklerin doğru yönetilmemesi halinde ise eşitsizliklerin derinleşebileceğini vurguladı.</p>

<h3><strong>Rol model etkisi ve Türkiye'nin potansiyeli</strong></h3>

<p>Yapay zeka etiği alanındaki görünür kadın araştırmacıların gençler için güçlü bir rol model etkisi yarattığını belirten Öney, "Görünür olan her güçlü kadın araştırmacı, yalnızca bilimsel bir başarı hikayesi değil, aynı zamanda sektöre giren genç kadınlar için 'Ben de burada olabilirim' mesajı taşıyor." diye konuştu.</p>

<p>Türkiye'de STEM (fen bilimleri, teknoloji, mühendislik, matematik) alanlarında kadın öğrenci oranının arttığını anlatan Öney, yerli büyük dil modelleri (LLM) açısından etik önyargı denetiminin kritik olduğunu söyledi.</p>

<p>"Yerli LLM'ler açısından bu konu daha da kritik çünkü dil modelleri, eğitildikleri veri setindeki kültürel kalıpları doğrudan yansıtabiliyor." diyen Öney, etik denetimin kalite standardının bir parçası haline gelmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Genç kadınlara mesaj veren Öney, "Yapay zekayı öğrenmek sizi geleceğin dünyasına hazırlar ama onun sınırlarını tartışabilecek bilgiye ve cesarete sahip olmak, sizi geleceği şekillendiren insanlar arasına taşır." tavsiyesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.biganinsesi.com/yapay-zeka-ekosisteminde-kadin-erkek-esitligi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://biganinsesicom.teimg.com/crop/1280x720/biganinsesi-com/uploads/2026/03/yapay-zeka-ekosisteminde-kadin-erkek-esitligi-1.jpg" type="image/jpeg" length="79080"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
