Çanakkale’de Orman Yüksek Mühendisi Mehmet Akkan’ın sosyal medya paylaşımı, Kazdağları’nın doğal zenginliklerinden biri olan Küçük Cezayir Menekşesi (Vinca minor) bitkisini yeniden gündeme taşıdı. Bayramiç ilçesine bağlı Evciler Köyü çevresinde görüntülenen bitki, hem görüntüsü hem de tarih boyunca yüklenen anlamlarıyla dikkat çekti.
Akkan paylaşımında, halk arasında Pervane Çiçeği, Deniz Salyangozu, Sürünen Mersin ve Mezarlık Bitkisi olarak da bilinen bitkinin, herdem yeşil ve yer örtücü bir tür olduğunu belirtti.
Kazdağları’nın Sessiz Güzelliği
Türkiye’de doğal olarak yetişen Küçük Cezayir Menekşesi’nin, yarı gölge ve gölgeli habitatlarda, özellikle orman içi ve kenarlarında görüldüğü ifade edildi. Sürünen formda gelişen bitkinin yaklaşık 80 santimetre uzunluğunda ince köksaplara sahip çok yıllık otsu bir tür olduğu kaydedildi.
Mızraksı-eliptik yapraklara sahip olan bitkinin çiçekleri ise tekli halde açıyor. Korolla kısmı mavi, mavimsi-mor, leylak rengi, beyaz veya pembe tonlarında olabiliyor. Çiçeklenme dönemi ise Mart-Haziran ayları arasında gerçekleşiyor.
İlaç ve Kozmetik Sanayisinde Kullanılıyor
Mehmet Akkan, bitkinin doğrudan ya da demleme yöntemiyle tüketilmemesi gerektiğini vurgulayarak, ilaç ve kozmetik sanayisinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.
Bitkiden elde edilen vinkristin ve vinblastin adlı ekstrelerin kemoterapi ilaçlarında kullanıldığı, bazı lösemi türleri, lenfomalar ve çocukluk çağı kanserlerinin tedavisinde değerlendirildiği ifade edildi. Ayrıca geçmişte kan basıncını düşürmek ve şeker seviyelerini dengelemek amacıyla da kullanıldığı aktarıldı.
Yüksek Dozda Zehirli Olabiliyor
Tarih boyunca büzücü, temizleyici, yatıştırıcı, mide ağrısı giderici ve tonik özellikleri nedeniyle kullanılan bitkinin damar genişletici etkisinin de bulunduğu belirtildi. Aşırı menstruasyon, anormal rahim kanaması, vajinal akıntı ve damar sertliği gibi rahatsızlıklarda dahili kullanımına rastlandığı, boğaz ağrısı, ağız ülseri ve burun tıkanıklığında ise haricen uygulandığı kaydedildi.
Ancak yüksek dozda alındığında zehirli olabileceği, özellikle kabızlık sorunu yaşayanların uzak durması gerektiği uyarısı da yapıldı.
Roma’dan Ortaçağ’a Uzanan İlginç Hikâye
Bitkinin yalnızca tıbbi değil kültürel geçmişi de oldukça dikkat çekiyor. Tırmanıcı yapısı nedeniyle Roma uygarlığında taç yapımında kullanıldığı belirtilen Küçük Cezayir Menekşesi’nin, bazı kaynaklarda zehirli yılan sokmalarına karşı panzehir olarak da değerlendirildiği anlatılıyor.
Antik yazar Plinius’un, bitkinin sirke ile birlikte özellikle yılan sokmalarına karşı kullanıldığını kaydettiği ifade edildi.
“Ölüm Çiçeği” Olarak Ünlenmiş
Cezayir menekşesi özellikle Ortaçağ efsanelerinde ölüm, hüzünlü aşk ve etkileyici gözlerle bağdaştırılıyor. İdam mahkumlarının boynuna son gördükleri güzellik olması amacıyla bu çiçeklerden kolyeler takıldığı, bu nedenle “ölüm çiçeği” olarak anılmaya başlandığı rivayet ediliyor.
Bir başka anlatıya göre Kara Davut’un idam ettireceği bir kadının mezarına bu çiçekleri diktiği, bu olay sonrası çiçeğin unutulmaz bakışların simgesi haline geldiği aktarılıyor.
İtalyan geleneğinde ise bebek mezarlarına bırakıldığı söylenen çiçek, hüzünlü anlamıyla da dikkat çekiyor.
Şarkılara ve Şiirlere Konu Oldu
“Gözlerin cezayir menekşesi” ifadesi ise yıllardır şiirlerde ve şarkılarda derin, etkileyici ve hüzünlü bakışları anlatmak için kullanılan güçlü bir benzetme olarak biliniyor.
Kazdağları’nın eteklerinde yeniden görüntülenen bu özel bitki, hem doğadaki zarafeti hem de yüzyıllardır süren gizemli hikâyeleriyle dikkat çekmeye devam ediyor.