Tartışırken Dikkat…

Kimi tartışmayı sever, girdiği her ortamda kendi görüşünü savunur ve haklı olduğuna herkesi inandırmak ister, kimi de tam tersi.

Abone Ol

Tartışmasız bir ortam ister. Ne var ki tartışma hayatın bir gerçeği. Hoşumuza gitsin veya gitmesin hepimiz de birer tartışmacıyız. Her gün bir şey üzerinde tartışırız. Eşimiz veya arkadaşımızla akşam nereye gideceğimizi veya gidip gitmemeyi, sinemaya gideceksek hangisini seçeceğimizi tartışırız. Evdekilerle yatma saatini veya televizyonda hangi kanalın seyredileceğini tartışırız. Aslında tartışma, başkalarından istediklerimizi elde etmenin temel yolu. Siz ve karşı taraf bazı çıkarlarda ortak, bazılarında da karşıt görüşlere sahip olduğunuzda, bir anlaşmaya varabilme umuduyla başvurulan bir iletişim yönetimidir tartışma..
Gitgide daha çok şeyi tartışır hale geldik, çünkü giderek daha çok şey tartışmayı gerektiriyor. anlaşmazlıklar, gelişmeyi sağlıyor. Çünkü hepimiz kendimizi etkileyen kararlara katılmak istiyoruz. Başkaları tarafından alınan kararları mecbur kalmadıkça kabul etmeye yanaşmıyoruz. Hepimiz farklı yapıdayız ve bu aslında farklılıklarını düzenlemek için tartışıyoruz. Her çift tartışır. Bazıları açıktan açığa birbirine bağırarak tartışırken; bazıları da ilişki ve iletişim kurmayı reddeder. Yöntemleri ne olursa olsun, sonuç aynıdır - duyguların incinmesi ve düş kırıklığı gibi. Aslında tarafların sert tartışmalar yapmak yerine, ortak çıkarları göz önünde tutmasını gerekmektedir. Sesinizi yükseltmeyin. Kırılmış duygularınız veya farklılıklarınızla ilgili meselelerin bir fısıltıyla çözülebilmesi oldukça şaşırtıcıdır. Birbirine bağıran eşlere sadece bir fısıltıyla iletişim kurmalarını tavsiye ederim ve böylece ilişkilerindeki kızgınlık faktörünü büyük ölçüde azaltmış olurlar. Problemlerinizi biriktirmeyin. Biriktirdiğiniz takdirde, eski problemleriniz mevcut probleminizin çözümünü engelleyecektir. İlk önce mevcut meselenizin üstesinden gelin ve eğer gerçekten geçmişteki problemlerle ilgili karmaşık duygularınız varsa başka bir zaman onlarla ilgili konuşun ve çözmeye çalışın halledemediğiniz taktirde aynı problemler ileride tekrar önünüze çıkacaktır.
Kızgınlığınızı bastırmayın. Eğer hissettiklerinizi uzun bir sure içinize atarsanız, bir gün bu duygularınız patlak verir ve pişman olacağınız şeyler söylersiniz ya da yaparsınız. Kızgınlık sevgiyi azaltmaz; sevdiğiniz kişilere kızmanız normaldir. Aslında sevdiğimiz kişiler bizi en çok üzenlerdir; çünkü onlar en çok sevdiğimiz kişilerdir. Her ne olursa olsun hayat kısa ne kendimizi nede sevdiğimiz insanları üzmeden yaşamaya özen göstermeliyiz,