Biga’da yaşayan 80 yaşındaki Mehmet Kuru, ilerlemiş yaşına rağmen bitmek bilmeyen enerjisi ve zanaatkarlığıyla parmak ısırtıyor. Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte davul tokmağı üretimine hız veren usta, "Zaman en kıymetli hazinedir" diyerek gençlere taş çıkartıyor.
On parmağında on marifet bulunan, ağaca can veren ustalardan biri olan Mehmet Kuru, yaklaşan Ramazan ayı öncesinde hummalı bir çalışma içine girdi. Emektar ustanın atölyesini ziyaret eden Köy Muhtarı Emin Aktaş ve İmam Hatip Mustafa Caner, Mehmet amcanın el emeği göz nuru eserlerini yerinde inceledi.
Ramazan Davulları Onun Tokmaklarıyla Ses Verecek
Ramazan geleneklerinin en önemli parçası olan sahur davulları, bu yıl da Mehmet Kuru’nun elinden çıkan tokmaklarla ses verecek. Sadece davul tokmağı değil; mutfakların vazgeçilmezi tahta kaşıklardan kepçelere, zorlu işlerin yardımcısı balta saplarından çeşitli ahşap süslemelere kadar geniş bir yelpazede üretim yapan usta, zanaatını ilk günkü heyecanla sürdürüyor.
"Boş Durmak Bana Göre Değil"
Ziyaret esnasında hayat felsefesini paylaşan 80 yaşındaki Mehmet Kuru, çalışmanın kendisi için bir yaşam biçimi olduğunu vurguladı. Zamanın boşa harcanmaması gereken büyük bir hazine olduğunu ifade eden Kuru, "Ben boş durmayı hiç sevmem. Elimiz ayağımız tutarken üretmeye, faydalı olmaya çalışıyoruz. Ağaçla uğraşmak beni dinlendiriyor, sağlığımı bu çalışma azmine borçluyum," dedi.
Muhtar Aktaş: "Değerlerimize Sahip Çıkıyoruz"
Işıkeli Köyü Muhtarı Emin Aktaş, Mehmet Kuru gibi ustaların bölgemizin en önemli kültürel değerleri olduğunu belirterek; "Mehmet amcamız çalışkanlığıyla hepimize örnek oluyor. Onun elinden çıkan bir balta sapı veya bir kaşık, sadece bir eşya değil, yılların birikimidir. Kendisine sağlıklı, huzurlu ve uzun ömürler diliyoruz," şeklinde konuştu.
Biga’nın bu emektar çınarı, ilerlemiş yaşına rağmen üretmeye devam ederek, unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarını yaşatmaya ve gelecek nesillere "vaktin kıymetini bilme" dersi vermeye devam ediyor.