Yapımcılığını Batuhan Aybers'in yaptığı, İnsan ve Medeniyet Hareketi'nin (İMH) Kültür Sanat ve Yayın Komisyonu bünyesinde hazırlanan filmi üniversite ve lise öğrencilerinden oluşan 25 kişilik bir ekip çekti.

Filme ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan Aybers, Gazze'de yaşananlarla Çanakkale Savaşı'nın benzerliklerine işaret ederek, "Film Çanakkale’de savaşan Gazzeli şehit Ubeyde'nin yolladığı 109 senelik mektubu ve mektubun ulaştığı torunun, bugün İsrail terörizmi ve vandallığa karşı bir Kassam Mücahidi olarak dedesinin izinden gitmesini anlatmakta." dedi.

Aybers, filmin "Gazze için ne yapılabilir?" sorusu tartışılırken ortaya çıktığına işaret ederek, "Elimizden bir gün inşallah kurşun atmak gelir, inşallah bir gün ölmek gelir. Ancak şu an elimizden deklanşöre basmak geldiğine iman edip, bir deklanşöre basmaya niyet ettik. Arkadaş grubumuzda otururken, Alper Kaya ve İbrahim Ethem Aktaş kardeşimle muhabbet esnasında 'Gazze için ne yapabiliriz'i tartışırken, 'Böyle bir fikir bağdaştırma olabilir mi?' dedik. Evet olabilirmiş, onu da gördük." şeklinde konuştu.

"Çekimlerde üniversiteli ve liseli gençler yer aldı"
Çekimleri İMH'nin Şile'deki kampında yaptıklarını belirten Aybers, kostümden mekana filmdeki her detayı titizlikle ve kendi öz kaynaklarıyla hazırladıklarını aktararak, şu ifadeleri kullandı:

"Çekim sürecinde kameradan kurgu ekibine, dini içerik danışmanından tarih danışmanına kadar filmin çekiminin bütün aşamalarında üniversiteli ve liseli kardeşlerimiz yer aldı. Üniversiteli ve liseli gençler bir araya gelerek, abi-kardeş kültürünü unutmadan ve bu kültür işlerinde yaşatmaya özenle gayret ederek, bir iş üstünde buluştu, usta-çırak ilişkisini geliştirdi. Çekimleri herhangi bir profesyonel destek almadan 1 gün içinde bitirdik. Ekibi bir arada mezceden şey İMH Kültür Sanat Birimi. Ekip, birçok üniversite ve liseli kardeşimin buluştuğu ve bir noktada kimlikleri ve kendini ifade etme şekillerinden ziyade, amaçları doğrultusunda bir araya geldiğini düşündüğümüz bir ekip."

Gala geliri Gazze'ye bağışlanacak
Batuhan Aybers, geçmişi, geleceğin anahtarı olarak gördüklerini belirterek, "Aslında bizim tüm hikayelerimiz, masallarımız batıda olduğu gibi yarına yönelik değil, düne yöneliktir. Çocuklarımız dünün ninnilerini, masallarını dinler ve bununla beraber dünün türküleriyle uyuyakalırız. Zaten Gazzeli Ubeyde'nin torununa ulaştırdığı mektubu, aslında bugün Türkiye'ye ulaştırmak amacıyla buluşmuş bulunuyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Çanakkale Saat Kulesi’nin Tarihi ve Hikayesi Çanakkale Saat Kulesi’nin Tarihi ve Hikayesi

Türkiye'nin birçok yerinde gösterilecek filmin bir örnek teşkil etmesini istediklerinin altını çizen Aybers, galadan elde edilen gelirin Gazze'ye bağışlanacağını sözlerine ekledi.

Kaynak: Anadolu Ajansı