Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, otoyollarda ve bazı yollarda artık ağır bakımlar da yapmaya başladıklarını belirterek, "Bu da bizim bütçemize ciddi maliyetler getiriyor. Dolayısıyla biz burada acaba bunu belli dönemlik bir işletme hakkını verip bu yapımları işletmeciye yükleyerek bütçeden bir yük çıkmasını engelleyebilir miyiz, artı üzerine de ne kadar bir para alabiliriz diye bunun bir çalışmasını yaptırıyoruz. Oraların satılması zaten söz konusu değil." dedi.
Uraloğlu, basın mensuplarıyla bir araya geldiği iftar programında, Bakanlık faaliyetlerine yönelik değerlendirmede bulundu.
Otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi iddialarına ilişkin açıklama yapan Uraloğlu, yolların canlı organizmalar gibi olduğunu ve rutinde 10 yılda bir hafif, 20 yılda bir de ağır bakım yapmak gerektiğini ifade etti.
Uraloğlu, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Gerek otoyollarda gerekse bir kısım yollarda artık ağır bakımlar da yapmaya başladık. Bu da bizim bütçemize ciddi maliyetler getiriyor. Dolayısıyla biz burada acaba bunu belli dönemlik bir işletme hakkını verip bu yapımları işletmeciye yükleyerek bütçeden bir yük çıkmasını engelleyebilir miyiz, artı üzerine de ne kadar bir para alabiliriz diye bunun bir çalışmasını yaptırıyoruz. Oraların satılması zaten söz konusu değil. Otoyol ve köprüler devletin ve milletin. 2028'de Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü alıyoruz. İşletmecinin ya da yapanın değil, orası devletin, vatandaşımızın malı. Burada bir çalışma yapıyoruz. Belki bunu kamuoyunun görüşüne sunacağız. Kesin verilmiş bir karar yok. Biz malımızın değerini ortaya koyacağız. Ne harcayacağımızı biliyoruz. Oradan ne gelir elde edeceğimizi de öngörürsek buna göre bir karar vereceğiz."
- "Trabzon'a 10 milyonluk bir havalimanını kazandırmış olacağız"
Hava yolu sektöründeki çalışmalara dair de bilgi veren Uraloğlu, 26 olan havalimanı sayısının 58'e çıkarıldığını hatırlattı. Bakan Uraloğlu, 175 ülkeyle uluslararası anlaşmanın olduğunu, 356 noktaya uçuş gerçekleştirildiğini bildirdi.
Geçen yılın hava yollarında 247 milyon yolcuyla tamamlandığının altını çizen Uraloğlu, şunları kaydetti:
"Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarındaki çalışmaları bu sene tamamlayarak havalimanı sayısını 60'a çıkaracağız. Aydın Çıldır Havalimanı'nı ticari uçuşlara yeniden yaparak açacağız. Yine Etimesgut Havalimanı'nı NATO Zirvesi hasebiyle inşallah haziran ayına yetiştirmiş olacağız, burası da hem bir protokol hem de yedek havalimanı olacak. Trabzon'a da deniz üzerindeki 3'üncü havalimanımızı yapacağız. 3 milyon kapasiteyi geçtik, 10 milyonluk bir havalimanını kazandırmış olacağız."
- "2 sene sonra bu projelerin ilkinden başlamak üzere devralmış olacağız"
Kamu-özel işbirliği (KÖİ) projelerine ilişkin de konuşan Uraloğlu, otoyol hizmet tesisleri de dikkate alındığında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 70 civarında KÖİ projesi olduğunu belirtti.
Uraloğlu, bu projelere ilişkin, "Projeleri yaptığımız zamanki fiyatlar yaklaşık 52 milyar dolar, bugün yaparsak yaklaşık 92 milyar dolar. Yaklaşık 40 milyar dolarlık bir kazancımız var." değerlendirmesinde bulundu.
Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve bağlantı yollarının 2028, Kuzey Marmara Otoyolu'nun tamamının 2030, Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu'nun 2030, Çanakkale-Malkara Otoyolu ile 1915 Çanakkale Köprüsü'nün 2034, Ankara-Niğde Otoyolu ile İstanbul-İzmir Otoyolu'nun ise 2035 yılında devralınacağını bildiren Uraloğlu, "Bunlar oradaki işletici, yapıcı firmalara verilmiş değil, yaptırılmış, işlettirilmiş, ondan sonra devralınacak. Dolayısıyla 2 sene sonra bu projelerin ilkinden başlamak üzere devralmış olacağız." dedi.
- "Yeni yollar, alternatif çözümler lazım"
Uraloğlu, Ankara ve İstanbul'daki raylı sistem çalışmalarına ilişkin de bilgi vererek, kent içi raylı sistemlerde 15 ilde belediyelerle işbirliği halinde, 848 kilometrelik bir ağı hayata geçireceklerini vurguladı.
Ankara'daki 36 kilometrelik Esenboğa Havalimanı Metro Hattı'nın YHT Gar'dan Esenboğa'ya ve üniversite alanına kadar gidecek olan bir hat olduğuna işaret eden Uraloğlu, "Hem modern hem de başkentimize yaraşan bir hat olmuş olacak. Bunu da bir 5 yıllık bir süreçte bitirebileceğimizi öngörebiliriz." ifadesini kullandı.
Uraloğlu, Ankara'da bugün ulaşım problemlerini yüzeyden çözmenin tıpkı İstanbul'da olduğu gibi zorlayıcı olduğunu dile getirerek, artık yeraltından sorunların çözülmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye genelinde 2002'den bu tarafa araç sahipliğinin ve hareketliliğin 4 kat arttığına dikkati çeken Uraloğlu, "Dolayısıyla yeni yollar, alternatif çözümler lazım bize." diye konuştu.
- Bölünmüş yollarla ekonomiye 405 milyar liralık katkı
Uraloğlu, 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 30 bin 49 kilometreye, otoyol uzunluğunu ise 3 bin 796 kilometreye ulaştırdıklarını anlattı.
Bölünmüş yolların trafiğin yaklaşık yüzde 80'ine hizmet ettiğine işaret eden Uraloğlu, şunları kaydetti:
"Dünyanın çevresinin 4'te 3'ü kadar bölünmüş yol yaptık. 30 bin kilometre yol ne işe yaradı? 801 milyon saat zaman tasarrufu, 405 milyar lira toplam yıllık ekonomik fayda sağladığını hesaplıyoruz, 2 milyar 620 milyon litre de akaryakıt tasarrufunu bu vesileyle sağlamış olduk."