Toprak Mahsulleri Ofisi’nin 2026 yılı için açıkladığı ton başına 16 bin 500 TL’lik buğday alım fiyatı, üreticinin tepkisini çekti. Biga Ziraat Odası Başkanı M. Güray Ergün, artan mazot, gübre, enerji ve işçilik maliyetleri karşısında açıklanan rakamın yetersiz kaldığını belirterek, “Çiftçi daha fazla üretiyor ancak her geçen yıl daha da fakirleşiyor. Sorun fiyat değil, çiftçinin gelirinin erimesidir” dedi.

04Ab282B F0B5 439E Ae57 2Cd70Cde92D6

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2026 yılı hububat alım fiyatlarını ikinci grup ürünler için ton başına ekmeklik ve makarnalık buğdayda 16 bin 500 TL, arpada ise 12 bin 750 TL olarak açıkladı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından temel destek, planlı üretim ve sertifikalı tohum destekleriyle birlikte üreticinin eline ton başına buğdayda 19 bin 514 TL, arpada ise 15 bin 764 TL geçeceği belirtilse de açıklanan bu rakamlar üreticide büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Konuya ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımlayan Biga Ziraat Odası, tarımda esas meselenin ürün fiyatının ne kadar arttığı değil, çiftçinin sattığı ürünle ne kadar girdi satın alabildiği olduğuna dikkat çekti. Mazot, gübre, elektrik, sulama, işçilik ve finansman maliyetlerinin buğday fiyatından çok daha hızlı yükseldiğini belirten oda yönetimi, çiftçinin daha yüksek fiyatla ürün satmasına rağmen kazancının düştüğünü ifade etti.

"SON 10 YILDA SATIN ALMA GÜCÜ ERİDİ"

Biga Ziraat Odası tarafından hazırlanan "2016-2026 Buğdayın Satın Alma Gücü Analizi" çalışmasının çarpıcı sonuçlarını paylaşan Başkan M. Güray Ergün, son 10 yılda ton başına alınabilen mazot miktarının giderek düştüğünü belirtti. Ergün, "2016 yılında 1 ton buğday ile 270 litre mazot alınabilirken, şu anda ancak 220 litre mazot alınabilmektedir. Yani çiftçimizin mazot karşısındaki satın alma gücü beşte bir oranında gerilemiştir. Benzer tablo gübrede de yaşanmaktadır. Bir ton buğdayın satın alabildiği gübre miktarı son yıllarda ciddi şekilde azalmıştır. İşçilik maliyetleri açısından bakıldığında da durum farklı değildir. Bugün bir ton buğday satışından elde edilen gelir, geçmiş yıllara göre daha az işçilik maliyetini karşılayabilmektedir" dedi.

"ÇİFTÇİNİN SORUNU FİYAT DEĞİL, GELİR SORUNUDUR"

Üreticinin artık yalnızca tarlada üretim yapmakla değil; mazot, gübre, elektrik, sulama, banka faizleri ve artan kira bedelleriyle de mücadele ettiğini söyleyen Ergün, tarımsal üretimin ve üreticinin ayakta kalmasının stratejik bir zorunluluk olduğunu hatırlattı. Bir manyak üreticinin "Bu şartlarda önümüzdeki yıl aynı ürünü tekrar ekebilecek miyim?" sorusunu sorduğunu belirten Ergün, "Üretici kazanmazsa üretim sürdürülemez; Türkiye'nin gıda güvenliği, çiftçimizin üretimde kalmasına bağlıdır. Üreticinin para kazanamadığı bir ortamda; tarımsal üretim azalır, kırsaldan göç hızlanır, gençler tarımdan uzaklaşır, üretim maliyetleri daha da yükselir ve gıda enflasyonu kalıcı hale gelir. Bu nedenle hububat fiyatları belirlenirken yalnızca enflasyon oranları değil, gerçek üretim maliyetleri ve çiftçinin sürdürülebilir gelir ihtiyacı dikkate alınmalıdır" ifadelerini kullandı.

Çanakkale'de eğitimlerini başarıyla tamamladılar
Çanakkale'de eğitimlerini başarıyla tamamladılar
İçeriği Görüntüle

KARAR VERİCİLERE BEŞ MADDELİK AÇIK ÇAĞRI

Çiftçinin ayrıcalık değil, yalnızca emeğinin karşılığını istediğini belirten Biga Ziraat Odası Başkanı M. Güray Ergün, karar vericilere şu sözlerle çağrıda bulundu:

"Üreticimizin alın terinin karşılığını alabilmesi için; mazot ve gübre destekleri artırılmalıdır. Sulama ve enerji maliyetlerinde üretici lehine düzenlemeler yapılmalıdır. Tarımsal kredilerde faiz yükü azaltılmalıdır. Ürün fiyatları belirlenirken gerçek maliyet hesapları esas alınmalıdır. Tarımsal destekler zamanında ve etkin şekilde ödenmelidir. Bugün çiftçiyi korumak, yarın ülkenin gıda güvenliğini korumaktır. Dünyanın en pahalı girdileri ile tarım yapmak zorunda olan çiftçimizin karşılaştığı zorluklar giderek ağırlaşıyor. Geçmişte birçok kez kamuoyuyla paylaştığımız ancak dikkate alınmayan uyarılarımız umarım bu kez dikkate alınır ve gelecek nesiller için çiftçimizin üretimde kalması adına gerekli çalışmalara vakit geçirilmeden başlanır".

Muhabir: Şahver Banu Çağlak