Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ile 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu (ÇOK AŞ) arasında imzalanan protokol kapsamında, Çanakkale Boğazı'ndaki tarihi savaş batıkları koruma altına alma çalışması başlatıldı.
Çanakkale Boğazı'ndaki Çanakkale Deniz Savaşları'ndan kalan gemi batıklarının katodik koruma sistemiyle korunması ve dalış turizmine kazandırılması konusunda başlatılan "Derin Miras Projesi", Eceabat ilçesindeki bir otelde düzenlenen basın toplantısında tanıtıldı.
Basın mensupları, projenin tanıtımı kapsamında, teknik dalış eğitmeni Murathan Yıldız tarafından verilen temel dalış eğitiminin ardından Anzak Koyu'ndaki 5-7 metre derinlikte yer alan "SS Milo" batığına deneme dalışı yaptı.
Gazeteciler, 1865 yılında buharlı yolcu gemisi olarak inşa edilen, 1. Dünya Savaşı'nın başlangıcıyla İngiliz Donanma Bakanlığı'nın hizmetine giren ve içine jeneratör kurularak projektörlerle sahilin aydınlatılması sağlayan tarihi gemiyi su altında görme ve görüntüleme imkanı buldu.
Batığa, su altı fotoğrafçılarından Alex Dawson, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ile 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu CFO'su Murat Sarıkaya da dalış gerçekleştirdi.
- "Mavi Vatan'daki kültürel miraslara da sahip çıktığımızı ortaya koyuyoruz"
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, etkinliğin devamında düzenlenen toplantıda, Gelibolu Su Altı Parkı'nda, suyun altındaki hazineleri korumak ve onların ömürlerini biraz daha uzatmak için özel bir çalışma içinde olduklarını söyledi.
Birkaç yıl önce oluşturdukları Gelibolu Su Altı Parkı'nın dünyanın en önemli su altı dalış merkezlerinden biri haline geldiğini ifade eden Kaşdemir, sözlerine şöyle devam etti:
"Gelibolu Su Altı Parkı yalnızca bir dalış merkezi değildir. Tarihi ve kültürel mirasları barındıran suyun altında hazineye malik bir su altı parkıdır. Gelibolu Su Altı Parkı'nda dalgıçlar sadece dalış yapmazlar, zaman tünelinde bir yolculuk yaparlar. Bizim bir hayalimiz var, dünyada en iyi yere gelmek istiyoruz ve bu konuda ilerliyoruz. Türk milleti olarak tarihin bize emanet ettiği kültürel miraslara nasıl sahip çıktığımızı herkes bilir. Mavi Vatan'daki kültürel miraslara da sahip çıktığımızı bir kez daha ortaya koyuyoruz. Buradan bütün dünyaya ilan ediyoruz ki su altındaki bütün kültürel miras öğeleri Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin koruması altındadır. O kültürel miraslar nasıl 100 yıldan beri suyun altında bekliyorsa nice yüzyıllar suyun altında kalmalarını sağlamak için bu çalışmanın içindeyiz."
- "Bu kadar batığın olduğu coğrafya dünyada yok"
1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu CFO'su Murat Sarıkaya da bu özel projede yer alma şansı buldukları için Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığına teşekkür etti.
Çanakkale için 321 sosyal ve çevresel proje gerçekleştirdiklerini, bu anlamda Birleşmiş Milletler'den (BM) özel ödül de kazandıklarını dile getiren Sarıkaya, "Yaptığımız en özel işlerden biri bu olacak. Çünkü memleketimize ve dünyaya faydası olacağını düşündüğümüz bir proje. Ekonomiye, tarihe, doğaya ve spora katkısı var. Birçok kurum bu projeye gönül verdi. Katodik koruma ile köprünün ömrünü uzatmaya çalışıyoruz. Burada bir de işin tarihi boyutu var. Bu kadar batığın olduğu coğrafya dünyada yok." diye konuştu.
- İlk koruma uygulaması HMS Louis'te yapılacak
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Alan Planlama ve Proje Grup Başkanı Yusuf Kartal da Derin Miras Projesi kapsamında Çanakkale batıklarına uygulanacak katodik koruma uygulamasına ilişkin bilgi verdi.
"Geçmişi korumak geleceği planlamak" temasıyla yola çıktıklarını ifade eden Kartal, şunları kaydetti:
"Korunacak unsurlar, Gelibolu Yarımadası'nın etrafında 29 dalış noktamız var. Çanakkale'de 100'ün üzerinde savaş batığı bulunuyor. Bunların bir kısmı savaş gemisi, bir kısmı ise savaş gemilerine yardımcı olan destek gemileri. Bunlardan 29'u dalışa açılmış durumda. Bunlardan ilk koruma uygulamasını yapacağımız savaş gemisi HMS Louis adlı İngiliz destroyeri. Uzun yıllar motorlarının görünümü nedeniyle su gemisi olarak adlandırılmış olan gemilerden biri."
Kartal, batığın denizin sağladığı enerji ortamında bakteriler, elektrik yükü ve benzeri nedenlerle paslandığını belirterek, şunları kaydetti:
"Bu paslanma gerçekleşirken bünyesindeki metalden suya elektron veriyor. Böylelikle pas yığını haline geliyor. Koruma uygulaması yapılmazsa çökecek. Metalin kendi öz elektronunu kaybetmemesi için onun yanına bir kurban tanımlıyoruz ve buna anot diyoruz. Metal batık yerine ömrünü feda edecek çinko, bakır, alüminyum gibi malzemelerden en uygunu tercih edilerek batıkla iletişim kuruyor, batıktaki elektron yerine kendi elektronunu kaybederek çürüyüp yok oluyor. Batığın paslanmasını, üzerindeki bakteri yükünün artmasını engelliyor."
Teknik dalış eğitmeni Rıza Birkan da Derin Miras dalış detayları ve katodik koruma uygulamasına ilişkin bilgilendirme yaptı.
Daha sonra Çanakkale Savaşı sırasında bir römorkörle çarpışarak hasar alan, ardından sürüklenerek kuma oturan Suvla Koyu'ndaki HMS Louis batığında katodik koruma uygulamasına başlandı.
HMS Louis çevresine ilk aşamada 1 katodik koruma sistemi uygulanırken, çalışmaların devamında 5 katodik koruma sistemi daha yerleştirilecek.
Çevre dostu bir koruma yöntemi olan katodik korumayla fiziksel bir müdahale yapılmadan batıkların yanlarına özel bir cihaz (çinko anot) yerleştirilerek korozyonun durdurulması sağlanacak.
Bu proje ayrıca, batıkların daha uzun yıllar balıklar, omurgasızlar ve diğer deniz organizmaları için yaşam alanları oluşturmasına ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkı sunacak.
Proje kapsamında batıkların mevcut durumlarına göre katodik koruma uygulamasına peyderpey devam edilecek, bu sayede batıkların ömrü her uygulamada 30-35 yıl uzatılacak.
Etkinlikte ayrıca, 18 kilogramlık ağırlıkla su altında 81,60 metre yürüyerek genel klasmanda Guinness Dünya Rekoru'nun sahibi milli serbest dalış sporcusu Bilge Çingigiray, HMS Louis batığına serbest dalış gerçekleştirdi.




