Astımın çok sık görülmesi nedeniyle farkındalığının artırılması amacıyla her yıl mayıs ayının ilk Salı günü “Dünya Astım Günü” olarak kutlanmaktadır.

Astım Günü nedeni ile Biga Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ömer Durak tarafından Astım hastalığı, risk faktörleri, semptomları ve tedavi süreci ile ilgili bilgiler verildi.

Astım, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin etkisi ile ortaya çıkmaktadır. Çevresel faktörler olarak alerjenler, sigara dumanı, hava kirliliği ve beslenme alışkanlıkları astımın gelişmesinde etkili olmaktadır. Ev tozu akarları, polenler, hayvan tüyleri, küf mantarları ve hamamböceği gibi alerjenlere karşı duyarlılık astımlı hastalarda çok sık görülmektedir. Yaşadığımız ortamlarda rutubet ve küf olması, sigara dumanına özellikle gebelikte ve erken çocukluk döneminde maruz kalınması astım gelişimi için önemli bir risk faktörüdür.

Hastane randevularında yeni dönem, kurallara uyan hastaları memnun etti Hastane randevularında yeni dönem, kurallara uyan hastaları memnun etti

Astımlı hastalarda havayolları mikrobik olmayan iltihaplanma nedeniyle aşırı duyarlı olup uyaranlara (alerjenler, hava kirliliği, vb) karşı aşırı yanıt vermektedir. Tetikleyici olarak kabul ettiğimiz alerjenler, enfeksiyonlar, egzersiz, sigara dumanı ve hava kirliliği astım semptomlarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Astım hastalığının bulguları öksürük, nefes darlığı ve hışıltıdır. Astımda görülen öksürük, inatçı, tekrarlayan, gece ve sabaha karşı daha da belirginleşir ve uykudan uyandırabilir.

Astım hastalığı kronik olup hasta ve hekim işbirliği ile hastalığın kontrolünün sağlanması mümkündür. Tedavinin hedefi astım semptomlarının iyi kontrolü ve bireyin normal günlük aktivitelerin yapılabilmesidir.

Alerjisi olan bir hastanın alerjenlerden korunması, sigara dumanına maruz kalınmasının engellenmesi, grip aşısının her yıl yapılması, aşırı kilolardan kaçınılması ve ilaçların düzenli ve doğru kullanımı önemlidir. Astım tedavisinde kullanılan ilaçların büyük bölümü solunum yolu ile alınmaktadır. Bu ilaçların doğru teknikle kullanımı hastalığın kontrolü için çok önemlidir. Unutulmaması gereken en önemli konu ise tedaviye uyumun bozulması (ilaçların yanlış teknikle ve düzensiz kullanılması) hastalığın kontrolündeki başarısızlıklarımızın en önemli nedenidir.

Astım kronik bir hastalık olduğu için bu sorunların aşılması ancak iyi bir hekim ve hasta işbirliği ile sağlanabilir. Hastalık konusunda farkındalığın artırılması ile daha iyi hedeflere ulaşılabileceğimize inanıyoruz.

Sonuç olarak astımlı hastalarımız yaşamlarını istediği şekilde sürdürebilir. Astım buna engel değildir. Astımdan korkmayın, aksine barışık olun, dedi.

Muhabir: Gökçe Akkoç