Obezite ile mücadele yürüyüşü

Özel Biga Can Hastanesi 21 Mayıs Dünya Obezite Günü sebebiyle Nilüfer Gölü’ne yürüyüş düzenledi.

1107
Obezite ile mücadele yürüyüşü


Can hastanesi önünden başlayan yürüyüşe İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdal Aslan, İlçe Nüfus Müdürü Nihat Fikir, Biga Okul Sporları Koordinatör Öğretmeni Kemal Yasin Yılmaz, Yüksekokul Sekreteri Bayram Ali Başaran hastane yöneticileri üniversiteli öğrenci grupları ve vatandaşlar eşlik etti.
Yürüyüş öncesi konuyla ilgili açıklama yapan Halkla İlişkiler Müdürü Ömer Yavuz, obeziteyle mücadele konusunda farkındalık oluşturmak, düzenli fiziksel aktivite alışkanlığı kazandırmak ve duyarlılığı artırmak için yürüyüş tertip ettiklerini belirtti.
Nilüfer Gölü’nde Hastane Yönetim Kurulu Üyesi ve Medikal Direktör Dr. Feza Şen yürüyüşe gelenleri obezite hakkında şu açıklamalarıyla bilgilendirdi;
Şişmanlığın Sebeplerini Doğru Bilin Ki, Çözüm Bulasınız… Çünkü Bugün Obezite Günü…
Obezite de tek çözüm bilinçsizce yapılan hareket artışı olsaydı; hızlı koşan sadece et yiyen canlılar sağlıklı ve uzun yaşardı… Oysa aslanların ortalama ömrü 30-40 yıl…
Geçmişte şişmanlık, gücün, ihtişamın, kudretin, zenginliğin simgesi olmuş. Hatta bu konu atasözlerimize de yansımış: “ Bir gram et, bin ayıp örter. Venüs of Wllendorf" heykeli, dünyadaki en eski obez heykeldir. Viyana Müzesi'nde; bereket ve bolluk tanrıçası olarak bilinir.
Eskiden bir koyunu, bir oturuşta götüren babayiğit atalarımız, Tarlada doğum yaptıktan sonra bebeğini kundaklayıp, elde orak tarlada çalışmaya devam eden Türk kadınlarımız günümüzde kalori hesaplayan, hapşırınca yatağa giren, fitness ve aerobik yapan çıtkırıldım tiplere dönüştü…
Diyetisyenlik mesleğinin geçmişi yaklaşık 150 yıllık… Ve Diyetisyenlerin çoğuna göre çözüm düşük kalorili diyet. Oysa MÖ 400 yani 2500 yıl önce tıbbın babası Hipokrat “yedikleriniz ilacınız olsun, ilacınız yedikleriniz olsun…”  diyerek sağlıklı beslenmenin sağlıklı yaşama olan önemine değiniyor. Bu gerçekler ışığında Obezitenin tanımının ve çözümünün doğru yapılması lazım. Obezite; Dünya Sağlık Örgütüne göre vücutta aşırı yağ birikmesi. Sizce vücutta yağ birikmesinin sebebi sadece fiziksel aktivite eksiği mi? Tabi ki değil;
Dünyada Obezite artışına sebep olan gelişmeler 1943 yıllarında Buğday Tohumunun Islahı ile başlıyor… USA’da Dr. Burlog’un çalışmaları sayesinde buğday; GDO’ lu oluyor… Ama kılıf güzel; “Tohum Islahı” Bu gelişmeden 10 yıl sonra dünyada Çölyak Hastalığı keşfediliyor… Çünkü Çölyaka sebep; buğdayın proteini olan glütenin kişilerde alerjen hale gelmesi…
Çölyak hastalığı buğdayın genetik değişimini gösteren en büyük ispattır bence bugün tüm yediğiniz buğday ürünlerinde yer alan GDO’lu buğday şişmanlamanızın ana nedenlerinin başında geliyor…
İkinci Dünya Savaşının bitmesi ile kimya endüstrisi kazanmak için yeni bir hedef koyuyor… Gıdaların Raf Ömrünü Uzatmak… Ve böylece gıdalara kimyasal maddeler karışıyor. Tarım ürünlerinde böcek mücadelesi, çürümeyi önleyici tedbirler neticesi sebzeler, meyveler de ilaç ve  hormonlar ile tanışıyor. Doğal ormanların katliamı ile endüstriyel ormanların artışı, doğal yaşamı öldüren zehirler ve ticari karlılık artarken toprağı kısırlaştıran kimyasal gübreler birleştiğinde sizler artık sağlıklı beslenme ürünleri tüketemiyorsunuz.
Sizler İnsektisit, pestisit, hormon, gıda katkısı maddesi olarak birçok kimyasal ajan, antibiotik, mısır şurubu vs içeren yiyecekleri yiyorsunuz. Aslında Beslendikçe Hastalanıyoruz.Vahşi kazanma arzusu karlılığı yüksek ürünlerin içeriğini değiştirip reklam endüstrisi ile de sizlere tüketmeniz için pompalıyor. Daha çok kazanma hırsı ile tavuğu hormonla büyütürken keçi ’de aynı işlemi uygulamıyorlar. Bugün en sağlıklı ve organik et üreten hayvan doğal olarak beslenirse kanaatimce keçi.
Bugün hepimizin kullandığı endüstriyel sütleri üreten ineklerin en çok tükettiği yem sanayi tipi pancar gübresi. Kısaca şeker hastası ineklerin sütünü mü içiyoruz. Vahşi kazanma arzusu bu konu da yapılan, bilinen ve yayınlanan bir çalışmaya izin veriyor mu sizce. Peki, geldiğimiz nokta nedir; Dünya Sağlık Örgütüne göre 2008 yılında dünya çapında meydana gelen 57 milyon ölümden (%63) 36 milyonu yani yaklaşık üçte ikisi Kanser, Diyabet, Obezite, Metabolik Sendrom, Kalp Damar Hastalıkları gibi önlenebilir hastalıklardan kaynaklanmıştır. Ve beklenen 2025 -2070 yıllarında beklenen kanser oranının 2 kişide bir olacağı,
Öyleyse obezite ile mücadeleyi ikiye ayırmak gerekiyor. Obez olanlarda; kurtulmanın yolları,
Obez olma riski olanlarda; koruyucu önlemler ve sağlıklı yaşam kültürü. Günümüzde obezite ile ilgili çok kirli bilgi olduğundan doğru diye yaptığımız yanlışlar olabileceğini de asla unutmayınız. Biliniz ki obezitenin Tedavisi; multidisipliner bir yaklaşım olup mutlaka hekim, beslenme uzmanı, psikolog ve fiziksel aktivite çözümü üretenlerin aynı masada karar alması ile olabilir. Bu masada olması gerekenlerin bireysel çalışmaları pansuman tedbir olmaktan öte geçemez. Operasyon belki diyorum çünkü öncesinde medikal çözüm yolları tükenmiş olmalı. Çözüm sağlıklı beslenme ile fiziksel aktivite birlikteliğinde üretilen antiaging uygulamaları. Sağlıklı Yaşam Bilinci.
Sloganımız;  “Sağlıklı Beslen & Sağlıklı Yaşa & Genç Kal….”
 


Kaynak: Biganın Sesi

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.