Gençlere deniz sporlarını sevdirme hedefiyle 13 Haziran'da İstanbul'dan kanoyla yola çıkan Onur Çağlar ile Halil Uzel, günde 25-30 kilometre kürek çekerek Çanakkale'ye ulaştı.

Yıllardır Türkiye'nin kıyılarını kanoyla dolaşma hayali kuran emekli kano antrenörü Onur Çağlar ile Halil Uzel'in yolu İstanbul'da kesişti.

Gençlere deniz sporlarını sevdirme hedefiyle 13 Haziran'da İstanbul Rumeli Feneri'nden yola çıkan ikili, kimi zaman dalgalarla kimi zaman zorlu hava koşullarıyla boğuşarak önce İstanbul Boğazı'nı ardından Marmara'yı geçerek, Çanakkale Boğazı'na geldi.

İstanbul'dan Çanakkale'ye ulaşan kanocular, Anadolu kıyılarını takip ederek, Hatay'da Suriye sınırına kadar kürek çekmeyi hedefliyor.

Onur Çağlar, AA muhabirine, emekli olduktan sonra yaşadığı küçük bir sağlık problemi nedeniyle spora ara verdiğini söyledi.

Kürek çekmeye 109 gün önce Karadeniz'den başladığını belirten Çağlar, "Yolculuğum Sarp Sınır Kapısı'ndan başladı. Bir partnerim vardı, Ali Arıcan. Onunla birlikte Giresun'a kadar kürek çektik. Eli sakatlandı ve bırakmak zorunda kaldı. Giresun'dan İstanbul Poyrazköy Limanı'na kadar yalnız kürek çekerek geldim. Bu sefer fıtıkla ilgili problemim oldu, bir müddet ara vermek zorunda kaldım. Tedavi süreci geçirdim. Bir süre ara verdikten sonra tekrar devam ettim." ifadelerini kullandı.

- "Bundan sonraki ilk hedefimiz Yunanistan sınırı"

Biga’da korkutan senaryolara DSİ engeli
Biga’da korkutan senaryolara DSİ engeli
İçeriği Görüntüle

Bu süreçte Halil Uzel ile tanıştığını dile getiren Çağlar, şöyle devam etti:

"Halil'in de ortak bir projesi varmış. Aynı rotayı geçmek istiyormuş. Poyrazköy'den sonra tekrar beraber başladık. Bulgaristan-Yunanistan sınırına kadar kürek çektik. Karadeniz'in Türk kara sularını kano ile geçmiş oldum. Bunu daha önce yabancı sporcular yapmıştı. Türk sporcu olarak ilk ben yapmış oldum. Rotamızı ondan sonra Boğazlar'a çevirdik. Boğazlar'dan sonra Çanakkale'ye geldik. Bundan sonraki ilk hedefimiz Yunanistan sınırı. Yunanistan sınırından sonra tekrar Çanakkale Boğazı'na geçerek Anadolu yakasına geçeceğiz ve nihai rotamız Hatay olacak. Suriye sınırına kadar gitmeyi hedefliyoruz."

Denizi olmayan Avrupa ülkelerinin deniz sporlarında, özellikle kano ve kayak branşında fazla sporcusunun bulunduğunu, bu girişimiyle gençlere örnek olmayı amaçladığını dile getiren Çağlar, "Umarım gençlerimiz ve çocuklarımız bizim bu faaliyetimizden esinlenir. Yol boyunca yüzme bilmemekten kaynaklı boğulma vakalarıyla da karşılaştım. Çocuklarımızın ve gençlerimizin mutlaka yüzme öğrenmesini tavsiye ediyorum." diye konuştu.

- "Türkiye'nin adalarını dolaşmayı düşünüyorum"

Eski hava astsubayı Halil Uzel de uzun yıllardır su sporlarıyla ilgilendiğini kaydetti.

13-14 yıl önce kano edindiğini aktaran Uzel, "O süreçte böyle bir hayal gelişti. Hayat bir şekilde ertelememe sebep oldu. Geçen sene hazırlıklara başladım. Ocak ayında Sinop'ta antrenmanlara başladım. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün tesislerinde kano ile antrenmanlarıma Sinop'ta devam ettim." dedi.

Uzel, Türkiye'de toplumun denizle yeterince bağ kuramadığını düşündüğünü belirterek, "Kendi bireyselliğimizin dışında denize çok bağlı olmayan bir toplum olduğumuzu düşünüyorum." ifadesini kullandı.

Teknik bir konuyu danışmak için Onur Çağlar'a ulaştığını anlatan Uzel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Onur'un da bu projeye İstanbul'dan haziran ayında başlayacağını öğrendiğimde ekipleri birleştirdik. Hatay'a gittikten sonra o kendi hayalini tamamlamış olacak. Benim Karadeniz etabı daha sonraya kaldı. Kasım ayı gibi bitirdiğimizi düşünürsek kış döneminde hazırlık aşaması geçireceğim. Nisan gibi Artvin'den başlayıp tekrar İstanbul'a gelip, oradan Marmara'nın Anadolu yakasını geçip Çanakkale'ye gelmeyi planlıyorum. Devam edebilirsem Türkiye'nin adalarını dolaşmayı düşünüyorum."

Uzel, günde ortalama 25-30 kilometre kürek çektiklerini, hava şartlarının bunda çok etkili olduğunu dile getirerek, "Sahil Güvenlik bize çok yardımcı oluyor. Bilgilendirmemizi öncesinde yapmıştık. Bazen devriye botlarıyla karşılaşıyoruz. Onlar da bize yardımsever şekilde yaklaşıyor. Balıkçılar da sofralarını, barınaklarını ve kanolarımızı çekeceğimiz yerleri bize açıyor. Halk çok ilgi gösteriyor, merak ediyor. Her şeyi her yerde yeniden anlatmanız gerekiyor ama hayalimizi paylaştığımızda kendimizi daha mutlu hissediyoruz." diye konuştu.

Kaynak: Anadolu Ajansı