İYİ Parti Biga İlçe Başkanı İlhan Öztürk ve yönetimi, görevden alınmalarının ardından parti binası önünde kapsamlı bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

8 Mayıs Cuma günü görevden alındığını öğrendiğini belirten Öztürk, alınan kararın ardından sessiz kalmayacaklarını ifade ederek, Çanakkale İl Yönetimi ve parti içerisindeki sürece ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Görevden alınan yönetim kurulu üyeleriyle birlikte kameraların karşısına geçen Öztürk, açıklamasında yaşanan sürecin yalnızca bir “uyumsuzluk” meselesi olmadığını savundu.

“KAMUOYUNU BİLGİLENDİRMEK İÇİN BURADAYIZ”

İlhan Öztürk açıklamasına şu sözlerle başladı: “Değerli basın mensupları, kıymetli Bigalı hemşehrilerim, İYİ Parti’ye gönül vermiş değerli dava arkadaşlarım;Bugün burada, şahsım ve yönetimim hakkında alınan görevden alma kararına ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla bulunuyorum.”
Öztürk, 4 Mayıs 2026 tarihli İYİ Parti Genel Merkezi kararıyla görevden alma sürecinin onaylandığını, bu kararı ise 8 Mayıs Cuma günü öğrendiğini söyledi.

“GEREKÇE OLARAK ‘UYUMSUZLUK’ GÖSTERİLDİ”

Görevden alma kararının gerekçesine de değinen Öztürk:
“Edindiğim bilgilere göre bu kararın gerekçesi olarak; Çanakkale İl Başkanlığı, Çanakkale Milletvekilimiz Sayın Rıdvan Uz ve Biga İlçe Başkanlığı arasında ‘uyumsuzluk’ olduğu ifade edilmiştir” dedi.
Öztürk, bu durumu kabul etmediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Öncelikle şunu açık ve net bir şekilde ifade etmek isterim:Bizim görev süremiz boyunca ortaya koyduğumuz duruş; herhangi bir kişiyle kişisel çatışma, makam mücadelesi ya da şahsi hesaplaşma değildir. Biz yalnızca doğru bildiklerimizin, teşkilatımızın, Biga’nın ve bu partiye gönül vermiş insanların yanında durduk.”

“YAKLAŞIK BİN GÜN BOYUNCA GÖREV YAPTIM”

Çanakkale’den AFAD ekipleri ile askeri birlikler yer aldı
Çanakkale’den AFAD ekipleri ile askeri birlikler yer aldı
İçeriği Görüntüle

Yaklaşık iki buçuk yıl boyunca ilçe başkanlığı görevini yürüttüğünü belirten Öztürk:
“Yaklaşık iki buçuk yıl, yani bine yakın gün boyunca İYİ Parti Biga İlçe Başkanlığı görevini büyük bir gurur ve şerefle yürütmeye çalıştım. Bu süreçte aileme, özel hayatıma ve şahsi işlerime ayırmam gereken zamanı partime, teşkilatıma ve görevime ayırdım. Çünkü biz bu görevi bir makam ya da unvan olarak değil, memlekete hizmet etme sorumluluğu olarak gördük.”dedi.

“YANLIŞA YANLIŞ DEMEKTEN ÇEKİNMEDİM”

Görev süresi boyunca doğruların yanında durduğunu söyleyen Öztürk:
“Görev sürem boyunca gerçeklerin ve doğruların yanında, yanlışların ise karşısında durdum. Kimden gelirse gelsin yanlışa yanlış demekten çekinmedim. Bugün ‘uyumsuzluk’ olarak gösterilen hususların temelinde de aslında bu duruşun olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

“UYUMSUZLUĞUN MİMARI KİM?”

Basın açıklamasının en dikkat çeken bölümlerinden biri ise “uyumsuzluk” kavramı üzerine yaptığı değerlendirme oldu.
Öztürk: “Burada önce ‘uyumsuzluk’ kavramının ne anlama geldiğini doğru ortaya koymak gerekir. Uyumsuzluk; iki veya daha fazla unsurun birbirine uymaması, ahenksizlik, tutarsızlık ya da bağdaşmazlık durumu olarak tanımlanırken, asıl sorulması gereken soru şudur:
Bu ‘uyumsuzluğun’ mimarı kimdir?” diyerek peş peşe sorular yöneltti.

“BUNLAR UYUMSUZLUK DEĞİL Mİ?”

İlhan Öztürk açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Biga İlçe Teşkilatı’na haber vermeden Biga’nın Kemer Muhtarı ile görüşüp ardından Kemer köyüne ziyaret planlamak uyumsuzluk değil midir?”
“Bu ziyaretle ilgili Karabiga Belde Başkanımıza ‘Biga Teşkilatı’na misilleme yaptım’ demek uyumsuzluk değil midir?”
“26 Nisan Pazar günü İYİ Parti Biga İlçe Teşkilatı’ndan habersiz şekilde Biga’ya gelerek yeni kurulacak yönetim için ilçe başkanı aramak uyumsuzluk değil midir?”
“Çanakkale il yönetiminde görevli bir kişinin ‘Biz Biga İlçe Başkanı İlhan öğretmenin görevden alınması için hata yapmasını bekliyoruz’ demesi uyumsuzluk değil midir?”
“Tüm ilçe başkanlarını Ankara’daki grup konuşmasına davet edip Biga İlçe Başkanı’nı davet etmemek uyumsuzluk değil midir?”
“Tüm ilçe başkanlarını üst kurul delegesi yazıp, ‘Bana oy vermeyeceksiniz’ diyerek Biga İlçe Başkanı’nı yazmamak uyumsuzluk değil midir?”
“Ankara’daki grup konuşmasına davet edilen ve 11 kişiyle katılım sağlayan kadın kollarımızın, Meclis koridorlarında karşılaştıkları Sayın Buğra Kavuncu ile tokalaşmalarından dolayı ‘O bizim vekilimizin düşmanı’ denilerek azarlanması uyumsuzluk değil midir?”
“Hiçbir ilçenin yönetimine karışılmazken, Biga İlçe Başkanlığı’na ‘Bunu da yönetime alacaksın’ denilerek baskı yapılması uyumsuzluk değil midir?”

“TEŞKİLAT SİSTEMATİK ŞEKİLDE DIŞLANDI”

Öztürk, yaşananların yalnızca bir görüş ayrılığı olmadığını savunarak:
“Tüm bu yaşananlar yalnızca siyasi bir görüş ayrılığı ya da basit bir iletişim sorunu olarak değerlendirilemez. Burada açıkça Biga İlçe Teşkilatı’nın sistematik biçimde dışlanması, yok sayılması, baskı altına alınması ve itibarsızlaştırılması söz konusudur.” dedi.

“BİZ KİMSENİN ADAMI OLMADIK”

Süreç boyunca teşkilat üzerinde baskı kurulduğunu öne süren Öztürk:
“Bu süreçte şahsım ve yönetimim üzerinde oluşturulan baskı, yalnızca bir görevden alma süreci değildir. Bu, emek veren bir teşkilatı sindirme, yalnızlaştırma, iradesini kırma ve parti içindeki varlığını zayıflatma girişimidir. Biz buna sessiz kalamazdık, kalmadık. Çünkü biz kimsenin adamı olmadık. Biz yalnızca milletimizin, teşkilatımızın, Biga’nın ve doğru bildiklerimizin yanında olduk.” ifadelerini kullandı.

“SAVUNMAMIZ ALINMADI”

Görevden alma sürecinin usule uygun yürütülmediğini savunan Öztürk: “Seçimle iş başına gelmiş bir ilçe yönetiminin; savunması alınmadan, iddialar açıkça ortaya konulmadan, herhangi bir araştırma ya da soruşturma yapılmadan görevden alınması kabul edilemez.” dedi.
Açıklamasının devamında ise: “Eğer şahsımla ilgili bir iddia, hata ya da sorumluluk söz konusuysa, bunun parti tüzüğüne, teşkilat hukukuna ve usul kurallarına uygun şekilde ele alınması gerekirdi. İddialar açıkça bildirilir, savunma hakkı tanınır ve süreç adil biçimde yürütülürdü.” ifadelerine yer verdi.

“49 YÖNETİM KURULU ÜYESİNİN İRADESİ YOK SAYILDI”

Öztürk, görevden alma kararının yalnızca kendisini değil tüm yönetimi hedef aldığını belirterek: “Ancak burada yapılan, yalnızca bir ilçe başkanına yönelik bir tasarruf değildir. Seçimle oluşmuş 49 yönetim kurulu üyemizin de aynı kararla görevden alınması, Biga’daki seçilmiş teşkilat iradesinin tamamen yok sayılması anlamına gelmektedir. Bu durum ne adaletle, ne teşkilat hukukuyla, ne de vicdanla açıklanabilir.” dedi.

“İYİ PARTİ KİMSENİN TAPULU MALI DEĞİLDİR”

Açıklamasında parti içi yönetime yönelik sert ifadeler kullanan Öztürk: “Bu nedenle bizim tepkimiz yalnızca alınan karara değil; bu süreci hazırlayan, yönlendiren, Genel Merkez’i yanlış bilgilendiren ve partimizi Çanakkale’de bu noktaya getiren anlayışadır.” ifadelerini kullandı.

Ardından şu sözlerle devam etti: “İYİ Parti, Çanakkale’de bazı kişilerin tapulu malı, mülkü değildir.”
“İYİ Parti; milletin umudu olarak yola çıkmış, sahada çalışanların, emek verenlerin, fedakârlık yapanların ve gönül verenlerin partisidir. Bu parti; kişisel hesapların, dar kadro anlayışlarının ya da ‘az olsun, benim olsun’ mantığının gölgesinde yönetilebilecek bir yapı değildir.”

“PARTİ HALKTAN KOPAR”

Öztürk, mevcut anlayışın devam etmesi halinde partinin zarar göreceğini savunarak:
“Ancak bugün Çanakkale’de yaşanan sorunlar düzeltilmediği sürece, bu partiye çıkar beklemeden gönül veren insanlar birer birer kırılacak, küsecek ve partiden uzaklaşacaktır.” dedi.
Açıklamasında ayrıca: “Bir siyasi partiyi ayakta tutan şey yalnızca tabelası, binası, makamları ya da atama kararları değildir. Bir partiyi ayakta tutan asıl güç; ona gönül veren insanların inancı, emeği, aidiyet duygusu ve sahadaki mücadelesidir.” ifadelerine de yer verdi.

“AMACIMIZ HESAPLAŞMA DEĞİL”

Basın açıklamasının geçmişe dönük bir hesaplaşma amacı taşımadığını belirten Öztürk:
“Biz bu açıklamayı geçmişe dönük bir hesaplaşma için değil; yapılan haksızlığın görülmesi, teşkilat iradesinin bir daha yok sayılmaması ve partimize emek veren insanların hakkının korunması için yapıyoruz.” dedi.

“BİZİ PARTİ BİNASINDAN ÇIKARABİLİRSİNİZ AMA SAHADAN ÇIKARAMAZSINIZ”

Konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri ise şu sözler oldu: “Bilinmelidir ki bizi parti binasından çıkarabilirsiniz; ancak sahadan, Biga’dan ve bu memlekete hizmet etme irademizden çıkaramazsınız. Çünkü biz bu mücadeleyi makam için değil, memleket için verdik.”
Öztürk ayrıca: “Biga’da gidilmedik köy bırakmayan, her beldesinde teşkilatını kuran ve sahada güçlü bir varlık gösteren bir teşkilatın emeğini kimse yok sayamaz.” ifadelerini kullandı.

“30 YILLIK ÖĞRETMENLİK HAYATIMDA HEP DOĞRULARI ANLATTIM”

30 yıllık öğretmenlik hayatına da değinen Öztürk: “30 yıllık öğretmenlik hayatım boyunca memleketin çocuklarına yalnızca ders anlatmadım; doğruluğu, emeği, ahlakı, memleket sevgisini ve haksızlık karşısında susmamayı öğretmeye çalıştım.” dedi.

“DOĞRULARI SÖYLEMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

Konuşmasının sonunda yönetimine, kadın kollarına, gençlik teşkilatına ve destek veren vatandaşlara teşekkür eden Öztürk: “Bugün görevden alınmış olabiliriz. Ancak doğruları söylemekten, yanlışların karşısında durmaktan, Biga’nın menfaatlerini savunmaktan ve bu memleket için çalışmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.
Basın açıklamasının ardından İlhan Öztürk ve görevden alınan yönetim, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Muhabir: Bahar Karakurt