Çanakkale Savaşları Enstitüsü tarafından yürütülen araştırma çalışmaları kapsamında dünya harp tarihine geçen Çanakkale Savaşları'nın tıbbi bilançosuna ait belge 111 yıl sonra ortaya çıkarıldı.

Enstitü Müdürü Utkan Emre Er, AA muhabirine, Çanakkale muharebelerine dair bugüne kadar pek çok araştırma ve zayiat tablosu yayımlandığını söyledi.

I M G 20260421 W A0027

Savaşın tıbbi bilançosunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren eşsiz bir belgenin ilk defa gün yüzüne çıktığını belirten Er, "Çanakkale Savaşları Enstitüsü olarak '3. Kolordu Harp Cerideleri' çalışmalarımız kapsamında bu raporu tespit ettik ve Anafarta Dergisi'nin 30’uncu sayısında okuyucularımızla buluşturduk. 1915 tarihli bu rapor doğrudan 3. Kolordu ve Şimal Grubu Başhekimi Ali Rıza tarafından kaleme alınmış." dedi.

Çanakkale'de "Şu Boğaz Harbi: Tarihi Belgelerle Çanakkale Destanı" paneli düzenlendi
Çanakkale'de "Şu Boğaz Harbi: Tarihi Belgelerle Çanakkale Destanı" paneli düzenlendi
İçeriği Görüntüle

Er, belgenin en çarpıcı yönünün kara muharebelerinin başladığı 25 Nisan 1915 ile kasım ayının sonu arasındaki en kanlı ve kritik süreci ele alması olduğuna işaret etti.

I M G 20260421 W A0031

Doğrudan Arıburnu ve Conkbayırı bölgesinde gerçekleşen bütün büyük muharebelerin istatistiklerini barındıran bu belgenin askeri tarihin yanı sıra istatistik bilimi için de eşsiz bir referans kaynağı olma özelliği taşıdığını vurgulayan Er, şöyle konuştu:

"Raporda yer alan sayılar, o daracık coğrafyada yaşanan insan kaybının vahametini gözler önüne seriyor. Düşünün ki sadece 3. Kolordu'nun savunduğu harp sahasından tam 41 bin 471 yaralı toplanarak kayıt altına alınmış. Bu askerlerden 40 bini aşkın bölümü sargı yerlerine ve hastanelere sevk edilirken, ateş hattından sağ çıkarılan 2 bin 549 kahraman Türk askeri ise hastane koğuşlarında son nefesini vererek şehit düşmüş. Bu rakamlar bizlere Çanakkale'deki destanın yalnızca siperlerde veya yer altı lağım muharebelerinde değil, hastane çadırlarında da olağanüstü bir mücadeleyle yazıldığını net şekilde kanıtlıyor. Yayımladığımız bu evrak, Osmanlı ordusunun lojistik ve sağlık yapılanmasındaki gücünü de ortaya koymaktadır."

- "Savaş suçu sayılan 'domdom kurşunları' ile tam 332 Türk askeri yaralanmıştır"

Er, askeri hastanelerin sadece Çanakkale merkez ile sınırlı kalmadığını aktararak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Lapseki, Biga ve Ezine gibi birçok farklı konumda sağlık tesisleri kurularak yaralılara müdahale edilmiş. Durumu ağır olanların deniz yoluyla İstanbul’daki hastanelere sevk edildiğini de düşündüğümüzde muharebe döneminde bölgede kusursuz işleyen bir askeri hastane ağının varlığı bir kez daha görülmüş oluyor. Rapor, müttefik kuvvetlerin acımasız taktiklerini ve kullanılan mühimmatın yarattığı tahribatı da detaylandırıyor. Gelibolu Yarımadası’nın coğrafi yapısı gereği çıkarma noktaları ve muharebe alanlarının düşman gemi atışlarına tamamen açık olması bomba ve şarapnel yaralanmalarının çok yüksek ve farklı türlerde yaşanmasına neden olmuştur. Belgedeki en sarsıcı detaylardan biri ise uluslararası harp hukukuna aykırı olan silahların kullanımıdır. Resmi kayıtlara göre çarpma anında genişleyerek ağır doku tahribatı yaratan ve savaş suçu sayılan 'domdom kurşunları' ile tam 332 Türk askeri yaralanmıştır."

Utkan Emre Er, muharebelerin en çetin anlarına sahne olan göğüs göğse çarpışmaların da başhekimliğin raporunda yer bulduğunu belirterek, "Raporda 83 askerimizin süngü hücumunda en kanlı şekilde yaralandığı veya şehit düştüğü kayda geçirilmiş. Bu istatistik, çarpışmaların ne kadar acımasızca geçtiğini ve süngünün harp sahasındaki ölümcül etkisini kanıtlıyor. Bizler Çanakkale Savaşları Enstitüsü olarak bu eşsiz vesikaları gün yüzüne çıkararak o destanı yazan kahramanların aziz hatıralarını yaşatmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

I M G 20260421 W A0030

I M G 20260421 W A0029

I M G 20260421 W A0028

I M G 20260421 W A0026

Kaynak: Anadolu Ajansı