Biga’nın tanınan ve sevilen doğaseverlerinden, aynı zamanda mantar avcısı Kamuran Arslan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla şehir hayatının koşturmacasından bunalan vatandaşlara doğaya dönüş çağrısında bulundu. Arslan’ın doğanın insan psikolojisi üzerindeki iyileştirici etkilerini hem kişisel deneyimleriyle hem de bilimsel perspektifle harmanladığı paylaşımı takipçilerinden büyük ilgi gördü.
Şehir yaşamının getirdiği yoğun stres, gürültü ve dijital dünyanın yarattığı yorgunluk, günümüzde pek çok insanı doğaya kaçış yolları aramaya yöneltiyor. Biga’da doğa ile iç içe yaşam süren ve her fırsatta ormanların derinliklerine yönelen Kamuran Arslan, bu arayışın bireysel ve ruhsal boyutunu gözler önüne seren dikkat çekici bir açıklamaya imza attı. Arslan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda doğanın yalnızca mantar aranan ya da manzara izlenen bir mekân olmadığını, aksine insanın kendi özüne dönüş yolculuğu olduğunu vurguladı.
"Ormanda Yürümek ve Toprağa Basmak Bambaşka Bir Huzur Veriyor"
Doğada geçirilen zamanın kendisi için taşıdığı derin anlamı paylaşan Kamuran Arslan, şu ifadeleri kaydetti:
“DOĞAYA DÖNÜNCE İNSAN KENDİNE DÖNÜYOR Doğada vakit geçirmek benim için sadece mantar aramak, bitkileri keşfetmek ya da güzel manzaralar görmek değil; şehir hayatının gürültüsünden uzaklaşıp zihnimi dinlendirmek demek. Ormanda yürümek, temiz havayı solumak, kuş seslerini dinlemek, toprağa basmak ve bazen geceyi doğanın içinde geçirmek insana bambaşka bir huzur veriyor.”
Bilimsel Gerçekler ve Kişisel Deneyimler Buluşuyor
Doğanın insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerinin sadece bir hissiyattan ibaret olmadığını, bilimsel araştırmalarla da desteklendiğini belirten Arslan, açıklamalarında akademik verilere de yer verdi. Yeşil alanların stres yönetimi üzerindeki rolüne dikkat çeken doğasever isim, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Üstelik bunun bilimsel tarafta da karşılığı var. Araştırmalar; yeşil alanlarda ve doğal ortamlarda zaman geçirmenin daha düşük stres düzeyleri ve daha iyi ruhsal iyi oluşla ilişkili olabileceğini gösteriyor. Doğada yapılan yürüyüş, dinlenme ve benzeri etkinlikleri inceleyen bazı çalışmalarda stres göstergelerinde azalma görülürken, araştırmacılar bu alandaki kanıtların hâlâ gelişmekte olduğunu ve sonuçların herkeste aynı olmayabileceğini de özellikle belirtiyor.”
"İhtiyacımız Olan Şey Çok Basit: Ekranlardan Uzaklaşmak"
Bilimsel verilerin ötesinde, her orman yürüyüşünde bu huzuru bizzat deneyimlediğini ifade eden Kamuran Arslan, modern insanin en büyük eksikliğinin doğanın ritminden kopmak olduğuna işaret etti. Arslan, çağrısını şu anlamlı sözlerle tamamladı:
“Ben zaten doğaya her çıktığımda bunu kendi üzerimde hissediyorum. Bazen ihtiyacımız olan şey çok basit: Ekranlardan biraz uzaklaşmak, ormanın sesini dinlemek, toprağa basmak ve hayatın hızından çıkıp doğanın kendi ritmine yeniden kulak vermek.”
Biga’nın doğasıyla barışık yaşam tarzını ve tecrübelerini sosyal medya üzerinden geniş kitlelerle paylaşan Kamuran Arslan’ın bu samimi çağrısı, modern hayatın temposundan yorulan ve ruhunu dinlendirmek isteyenler için adeta bir rehber niteliği taşıyor.





