TBMM Tören Salonu'ndaki resepsiyonda Kurtulmuş, eşi Sevgi Kurtulmuş ile birlikte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı kapıda karşıladı ve uğurladı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş ile Tören Salonu'nun yanında bulunan Mermerli Salon'a geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kabine üyeleri ve bazı davetlilerle bir süre sohbet etti.
![]()
Daha sonra, Kurtulmuş eşliğinde resepsiyonun gerçekleştirildiği Tören Salonu'na giren Erdoğan, bir basın mensubunun, "CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüşmeyi düşünüyor musunuz, bir temas olur mu?" şeklindeki sorusuna, şu yanıtı verdi:
"Ben iktidar partisiyim, o ana muhalefet partisi. Bir defa bizim kitabımızda yok, yok. Niye görüşmeyelim?"

Erdoğan, başka bir basın mensubunun, "Terörsüz Türkiye süreci ne aşamada?" sorusu üzerine, "Gayet olumlu bir şekilde devam ediyor. Herhangi bir sıkıntı yok." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, resepsiyonda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile bir süre ayaküstü sohbet etti.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan ve DEM Partililerle görüşen Erdoğan, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran ve diğer davetlilerle de selamlaştı.
Resepsiyona, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, bazı bakanlar, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kuvvet Komutanları, siyasi partilerin yöneticileri, milletvekilleri, Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran, sanatçı Mustafa Keser, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve 15 Temmuz gazisi Turgut Aslan, yabancı misyonların ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, sanat ve spor dünyasından bazı isimler ile çok sayıda davetli katıldı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Adalet Bakanı Akın Gürlek, bu göreve getirilmelerinin ardından ilk kez 23 Nisan dolayısıyla verilen resepsiyona katıldı.
Resepsiyonda milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, medya kuruluşlarının yöneticileri ve Meclis personeliyle görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir süre sonra resepsiyondan ayrıldı.

Kurtulmuş: Millet adına karar verecek olan yer Meclis'tir
Kurtulmuş, resepsiyonda gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Terörsüz Türkiye süreci kapsamında Meclis'te yürütülen çalışmalara ilişkin bir soru üzerine Kurtulmuş, işin bu noktaya gelmesi için yoğun bir emek sarf edildiğini, samimi bir mesai harcandığını belirtti.
Meclis Tören Salonu'nda aylar süren, 21 uzun toplantı sonunda bu konuyla ilgili görüşü olan herkesin dinlendiğini ve sonunda titiz bir çalışmayla nihai bir raporun ortaya çıktığını ifade eden Kurtulmuş, Komisyon raporunda, katılan bütün siyasi partilerin ittifakıyla oluşmuş bir irade bulunduğunu ifade etti. Kurtulmuş, "O iradede de özellikle 6. ve 7. bölümlerde dile getirilen somut önerilerin bir an evvel hayata aksetmesi, yansıması lazım." diye konuştu.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarını bitirdiğini anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Komisyonun ortaya koyduğu bu rapor bir yol haritasıdır. Bu yol haritasını takip ederek en kısa süre içerisinde gerekli yasal düzenlemelerin yapılması, Türkiye'nin selameti ve başlanmış işin sağlıklı bir şekilde bitirilebilmesi için önemlidir. Burada tüm partilerin ittifakla üzerinde durduğu husus, kritik eşik olarak tanımlanan, örgütün kendisini feshinin ve silahları bıraktığının devletin güvenlik birimleri tarafından bir şekilde gözlemlenmesi ve bunun da rapor edilmesi beklentisidir. Burada örgütün silahları bırakması konusunda zamana yayılmış bir durum var. Bunun bir an evvel düzeltilmesi ve çok hızlı bir şekilde örgütün silahları bırakmasıyla birlikte, yine Komisyon raporunda yer alan ifadelerle birlikte bu yasal düzenlemelerin yapılması gerekir.
Bu niçin gerekli? Gelecek olan, 'ben artık vazgeçtim, örgütsel faaliyetlerden ayrıldım, silahlı faaliyetleri bıraktım' diyen insanların muhatap olacakları bir yasal çerçevenin ortaya çıkması lazım. Bunun için bizim şu anda beklentimiz, bütün siyasi partilerin, özellikle TBMM'de grubu bulunan siyasi partilerin bu konuyla ilgili kendi yasal teklif hazırlıklarını gerçekleştirmesi, parti grupları arasında müzakerelerin yapılmaya başlanması ve sonunda da çok uzatmadan, kısa bir süre içerisinde, neyin nasıl yapılacağını aşağı yukarı ortadadır, bunları gerçekleştirerek, Meclis'te yasalaşma sürecinin başlamasıdır. Bundan sonraki süreç, komisyon çalışmaları bittiğine, komisyon vazifesini tamamladığına göre, siyasetin ortaya koyduğu bu siyasal irade beyanının bundan sonraki sürece yansımasını temenni ediyoruz, öyle olmasını bekliyoruz."
TBMM Başkanı Kurtulmuş, yasal düzenlemelere ilişkin bir takvim olup olmadığına ilişkin soru üzerine, şunları kaydetti:
"Komisyonun kurulmasından önce başlayarak sürekli takvim soruldu. 'Komisyon kurulsun mu kurulmasın mı, ne zaman kurulacak, komisyon çalışmalarını nasıl tamamlayacak, ne şekilde tamamlayacak?' Burada bir takvimden ziyade herkesin, bu konuya hakikaten görüşlerini teksif etmiş olan bütün siyasi partilerin bir an evvel bu işin hallolmasıyla ilgili niyetlerini, kararlılıklarını ortaya koymalarını ve buna göre de hazırlıklarını kamuoyuyla paylaşmalarını ya da en azından Meclis içerisinde bunların müzakere edilmeye başlanmasını ümit ediyorum.
Dolayısıyla ben size 'şu gün olur, bugün olur' demem ama lafın da altını çiziyorum, bir an evvel. Çünkü hakikaten hayırlı işlerde acele etmek lazım. İşin çok zor kısmı geride kaldı. Bundan sonraki kısımlarında da örgütün silah bıraktığı ve hakikaten kendisini feshettiğinin ayan beyan ortaya konulmasıyla birlikte bu süreç çok hızlanır. Eğer en başta ortaya konulmuş olan, örgütün silahlarını bırakma takvimine riayet edilmiş olsaydı zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan çözülmüş olurdu"
Kurtulmuş, siyasi partilerle yakın zamanda bir görüşme yapıp yapmayacağının sorulması üzerine, “Her türlü konunun konuşulacağı yer Meclis'tir, millet adına karar verecek olan yer Meclis'tir. Bu Meclis'te bu komisyon Cumhuriyet tarihimizin en zor meselesini ele aldı ve yüz akıyla bir rapor ortaya koyarak sonuçlandırdı. Bundan sonra gelişmelere bağlı olarak, tabii ki ben de TBMM Başkanı olarak, bu meseleye de başından itibaren çok büyük emek vermiş birisi olarak, bu konunun gerçekten milletimizin kahir ekseriyetinin 'Tamam, oldu, böyle olması gerekiyordu' diyebileceği bir şekilde sonuçlanması için üzerime düşen her türlü gayreti ortaya koyarım.” değerlendirmelerinde bulundu.
Yılmaz: Türkiye'nin güvenli liman olarak bu süreçlerden güçlenerek çıkacağına inanıyoruz
Resepsiyonda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Doğu'daki savaşın, tüm bölgeyi ve küresel ekonomiyi etkileyen boyutlarının olduğunu belirtti.
Orta Doğu'daki savaşın ekolojik ve ekonomik maliyetinin bulunduğuna dikkati çeken Yılmaz, şunları kaydetti:
“Tüm dünyada enflasyonu yukarı yönlü, büyümeyi aşağı yönlü riske sokan bir gelişme. Ümit ederiz ki bu başlayan ateşkes barışla sonuçlansın, böylece farklı bir ortam oluşsun ama şu anda barış olsa bile bu tahribatın etkisi belli bir süre maalesef devam edecek. Biz de bir taraftan bu etkileri sınırlandırmaya dönük tedbirler aldık. Eşel mobil sistemine geçtik biliyorsunuz. Aksi takdirde hem petrol fiyatları hem de bunun çeşitli sektörlere yansımasıyla daha fazla bir etkilenme söz konusu olacaktı. Bütçeden imkanlarımızı zorlayarak bu alanda etkileri sınırlayıcı tedbirler aldık. Bir taraftan da daha orta vadeli olarak ekonomimizi bu yeni şartlara hazırlayıcı çalışmaları sürdürüyoruz. Bütün dünya gibi biz de kısa vadede etkileniyoruz ancak orta vadede Türkiye'nin, güvenli liman ve istikrarını koruyan bir ülke olarak, bu süreçlerden güçlenerek çıkacağına da inanıyoruz.”
Resepsiyonda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Orta Doğu'daki savaşın, tüm bölgeyi ve küresel ekonomiyi etkileyen boyutlarının olduğunu belirtti.
Orta Doğu'daki savaşın ekolojik ve ekonomik maliyetinin bulunduğuna dikkati çeken Yılmaz, şunları kaydetti:
“Tüm dünyada enflasyonu yukarı yönlü, büyümeyi aşağı yönlü riske sokan bir gelişme. Ümit ederiz ki bu başlayan ateşkes barışla sonuçlansın, böylece farklı bir ortam oluşsun ama şu anda barış olsa bile bu tahribatın etkisi belli bir süre maalesef devam edecek. Biz de bir taraftan bu etkileri sınırlandırmaya dönük tedbirler aldık. Eşel mobil sistemine geçtik biliyorsunuz. Aksi takdirde hem petrol fiyatları hem de bunun çeşitli sektörlere yansımasıyla daha fazla bir etkilenme söz konusu olacaktı. Bütçeden imkanlarımızı zorlayarak bu alanda etkileri sınırlayıcı tedbirler aldık. Bir taraftan da daha orta vadeli olarak ekonomimizi bu yeni şartlara hazırlayıcı çalışmaları sürdürüyoruz. Bütün dünya gibi biz de kısa vadede etkileniyoruz ancak orta vadede Türkiye'nin, güvenli liman ve istikrarını koruyan bir ülke olarak, bu süreçlerden güçlenerek çıkacağına da inanıyoruz.”
"Enflasyon tahminlerinde yukarı yönlü revize olur mu?" sorusu üzerine Yılmaz, Merkez Bankasının mayıs ayında bu konuda değerlendirme yapacağını anlattı.
Yılmaz, "Merkez Bankasının mayıs ayındaki açıklamalarında yıla ilişkin nasıl bir değerlendirme yapacağını göreceğiz. Orta Vadeli Program ise eylül ayında her yıl güncelleniyor. Dolayısıyla eylül ayına geldiğimizde zaten bu etkileri de daha sıhhatli bir şekilde görme imkanımız olacak. Her yıl rutin olarak zaten eylülde Orta Vadeli Program'ı güncelliyoruz. Orada da dünyadaki, Türkiye'deki gelişmelere göre makroekonomik tahminlerimizi güncelleyeceğiz." diye konuştu.
"Programda kesintiye uğrama var mı?" sorusuna ise Yılmaz, şu yanıtı verdi:
"Programda bir kesinti söz konusu değil. Hep altını çiziyorum, programın ana çerçevesi kesinlikle doğru ve o istikamette de devam ediyoruz. Asıl olan her zaman söylüyoruz programdır. Programınız doğruysa dışsal etkiler, kontrol edemediğiniz etkiler sınırlı ölçüde, belli sürelerde programınıza olumlu veya olumsuz etkilerde bulunabilirler ama siz programınızı uyguladığınız sürece er veya geç hedeflerinize ulaşırsınız."

Bahçeli: Takvim TBMM'ye ait
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de resepsiyonda gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bahçeli, Fenerbahçe-Galatasaray derbisine ilişkin, "Ben Karagümrüklüyüm. Küme düşmemek üzere uğraşıyoruz." dedi.
Bir gazetecinin, Trendyol Süper Lig'e yükselen Erzurumspor'u kutladığını anımsatarak, Erzurumspor'u da tutup tutmadığını sorması üzerine Bahçeli, "Tebrik ettim ama esasen Karagümrüklüyüm." yanıtını verdi.
"Terörsüz Türkiye" hedefine yönelik takvime ilişkin soruyu Devlet Bahçeli, "Takvim TBMM'ye ait, onlar belirleyecek." diye yanıtladı.
"Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda yasal düzenlemelerin yapılması için uygun koşulların olup olmadığına ilişkin soruya ise Bahçeli, "Yakın bir tarihte olacağına inanıyorum." karşılığını verdi.
Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" hedefi kapsamında Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan raporu anımsatarak, Komisyonun raporunu Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'a sunduğunu ve Kurtulmuş'un da siyasi partilerle bu konuda görüşme yaptığını hatırlattı.
Yasal sürece ilişkin takvimin sorulması üzerine Bahçeli, "Ne kadar çabuk olursa o kadar iyi." dedi.

