Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Bezirganlar Köyü’nde Yörük kadınları, asırlık gelenekleri yaşatmak için tezgâhlarının başına geçiyor. Binbir emek, sabır ve sevgiyle dokunan çullar, Yörük kültürünün inceliklerini günümüze taşımaya devam ediyor.
Biga’nın zengin Yörük kültürünü yaşatan Bezirganlar Köyü, köklü el sanatlarından biri olan geleneksel çul dokumacılığına ev sahipliği yapıyor. Köyün emektar Yörük kadınları, ahşap tezgâhların başında her bir ilmeği büyük bir sabır, umut ve muhabbetle atarak unutulmaya yüz tutmuş bu değerli zanaatı geleceğe aktarıyor.
Her İlmeğinde Umut ve Birlik Var
Zamanın durduğu hissini veren Bezirganlar Köyü’nde tezgâh başına geçen kadınlar, dokuma sürecini sadece bir iş değil, aynı zamanda birlik ve beraberliği pekiştiren sosyalleşme alanı olarak görüyor. Yan yana gelerek sohbetler eşliğinde çalışan Yörük kadınlarının gözlerindeki neşe ve misafirperverlik, bu kadim kültürün ne denli güçlü bir samimiyet üzerine kurulu olduğunu gözler önüne seriyor.
Samimiyeti ve Kültürü Yaşatan Eller
Her bir ilmeğinde Yörük kadınlarının ortak emeğini, sabrını ve hayat enerjisini barındıran renk renk çullar; sadece bir örtü ya da yaygı değil, bölge tarihinin canlı birer şahidi niteliğinde. Büyük bir zevk ve el emeği göz nuruyla dokunan çullar, Bezirganlar Köyü’nün kültürel mirasını koruma hususundaki kararlılığını da ortaya koyuyor.
Geleneksel motifleri ve rengârenk iplikleri dokuma tezgâhlarında sanata dönüştüren, samimiyetleri ve emekleriyle takdir toplayan Bezirganlar Köyü’nün emektar Yörük kadınları, "İyi ki varlar" dedirtmeye ve Biga’nın kültürel hazinesine değer katmaya devam ediyor.


