İki kız kardeşin ortak üretim projesi SEDNA, Troya'nın tarihsel hafızasından ilham alan "İz" ve "TAÇ" adlı eserlerini 10. Çanakkale Bienali'nde sanatseverlerin beğenisine sunuyor.
Çağdaş sanatçı Sena ile takı tasarımcısı ve koleksiyoner Seda'nın birlikte kurduğu SEDNA, sanat, tasarım ve zanaati bir araya getiren, her biri tek ve yeniden üretilemeyen giyilebilir heykeller üretiyor.

Döküm cam ve alaşım metallerin el işçiliğiyle şekillendirildiği eserler, iki kız kardeşin kişisel birikimlerinden, Anadolu ve İstanbul'un kültürel hafızasından ve zanaat geleneğinden besleniyor.
SEDNA'nın eserlerini özgün kılan unsurların başında üretim tekniği geliyor. Tamamen el işçiliğiyle hazırlanan eserlerde, döküm camın şekillendirilmesi için kullanılan kalıp, cam çıkarılırken kırılıyor. Bu yöntem sayesinde her eser biricik niteliği taşıyor ve yeniden üretilemiyor.
İlk koleksiyonunu ArtSümer'de düzenlenen özel bir sergiyle sanatseverlerle buluşturan SEDNA, "Medcezir / Ebb & Flow" başlıklı 10. Çanakkale Bienali'nde yer alıyor.
Bienalde sergilenen "İz" adlı eser, denizin kumlarda bıraktığı izlerden ve yaşamın insanın ruhunda ve bedeninde oluşturduğu izlerden hareketle hazırlandı. Elle şekillendirilen camın eşlik ettiği burgu formu, kız kardeşliği, birbirine örülmeyi ve birlikten doğan dayanıklılığı simgeliyor.
"TAÇ" adlı eser ise kolektif düşünceyi, birikimi, dişil gücü ve hayal kuranın hakimiyetini odağına alıyor. Güneş ve yaşam döngüsüne ilişkin sembolleri, Troya Müzesi'nin bahçesinden toplanan bitkileri ve iki kız kardeşin yaşam döngülerini anlatan el yapımı cam sahneleri bir araya getiren eser, deneyimlerin ve yaşam boyunca biriken izlerin görsel bir anlatımını sunuyor.
"İz" ve "TAÇ" adlı eserler, 20 Kasım'a kadar Troya Müzesi'nde ziyaret edilebilecek.






