Çanakkale’nin Biga ilçesinden olan doğasever ve mantar avcısı Kamuran Arslan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla farklı yörelerde değişik isimlerle tanınan Pleurotus eryngii var. ferulae türü mantar hakkında bilgi verdi. Mantarın yöresel isimlerine, fiziksel özelliklerine ve yetiştiği doğal alanlara değinen Arslan, mantar tüketiminde dikkat edilmesi gereken önemli bir noktayı da hatırlattı.
Doğada yetişen mantar türleri, görünümleri ve yetiştikleri alanların yanı sıra bölgelere göre değişen isimleriyle de dikkat çekiyor. Bazı mantarlar, farklı coğrafyalarda farklı adlarla anılırken, aynı türün tanınmasında fiziksel özellikleri de önemli rol oynuyor. Kamuran Arslan’ın paylaşımında ele aldığı Pleurotus eryngii var. ferulae türü de farklı yörelerde çeşitli isimlerle bilinen mantarlar arasında yer alıyor.

Arslan’ın aktardığı bilgilere göre, Kıbrıs’ta Gavcar mantarı olarak tanınan bu tür, Türkiye’nin farklı bölgelerinde Körek, Manguta, Mantika, Mantuka ve Gevrek gibi isimlerle anılıyor. Kalın ve etli sapı, geniş şapkası, sıkı dokusu ve kremden kahverengiye uzanan renkleriyle öne çıkan mantar, özellikle doğal yaşam alanlarında yetişmesiyle biliniyor.
Açık arazilerde, meralarda ve doğal otlaklarda görülebilen mantar, bazen tek başına, bazen de bir arada yetişen birkaç örnek hâlinde karşımıza çıkabiliyor. Mantarın ortaya çıkmasında mevsimsel koşulların da etkili olduğunu belirten Arslan, uygun yağış ve sıcaklık şartlarında ilkbahar ve sonbahar aylarında yetişebildiğine dikkat çekti.
Mantarın yenilebilir olduğunu ve mutfak değerinin yüksek olduğunu ifade eden Arslan, buna rağmen tüketim konusunda dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Doğada karşılaşılan mantarların yalnızca görünüşlerine veya benzerliklerine bakılarak tüketilmemesi gerektiğini hatırlatan Arslan, kesin teşhisin önemine işaret etti.
Kamuran Arslan’ın paylaşımında şu ifadelere yer verildi:
“Pleurotus eryngii var. ferulae, Kıbrıs'ta Gavcar mantarı, ülkemizin farklı bölgelerinde ise Körek, Manguta, Mantika, Mantuka, Gevrek gibi isimlerle tanınıyor. Yöreden yöreye isimler değişse de bu güzel mantarın kendine has özellikleri hemen dikkat çekiyor. Kalın ve etli sapı, geniş şapkası, sıkı dokusu ve kremden kahverengiye uzanan renk tonlarıyla gerçekten etkileyici bir mantar. Genellikle açık arazilerde, meralarda ve doğal otlaklarda karşımıza çıkıyor. Bazen tek başına, bazen de iki, üç hatta daha fazla mantar bir arada yetişebiliyor. İlkbahar ve sonbahar aylarında, uygun yağış ve sıcaklık koşullarında ortaya çıkan, yenilebilir ve mutfak değeri oldukça yüksek bir mantar. Tabii ki her mantarda olduğu gibi kesin teşhis yapılmadan tüketilmemeli.”






