Çanakkale'de arkadaşının ısrarıyla yaptırdığı kontrolde meme kanseri teşhisi konulan 42 yaşındaki Sevinç Karatepeli, tedavisinin ardından benzer süreçleri yaşayan kadınlara moral aşılıyor.
Karatepeli: "Birilerine ışık olmayı çok önemsiyorum. Beni tanıyan arkadaşlarım, ilk anda ağlayan, isyan eden kadınları doğrudan bana yönlendiriyor"
Çanakkale'de meme kanserini atlatan Sevinç Karatepeli, hem deneyimlerini paylaştığı kadınlara destek oluyor hem de erken tanının önemine dikkati çekiyor.
Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesinde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan 42 yaşındaki Karatepeli, iki yıl önce memesinde bir akıntı fark etti.
Yakın arkadaşının ısrarıyla genel cerrahi polikliniğine başvuran Karatepeli'ye yapılan tetkiklerin ardından meme kanseri teşhisi konuldu.
Geçirdiği başarılı ameliyat sonrası kemoterapi alan Karatepeli, tedavi sürecinin sona ermesiyle sosyal hayatına geri döndü.
Kontrollerini sürdüren Karatepeli, erken teşhisle atlattığı hastalık sürecindeki deneyimlerini kendisine yönlendirilen kadınlarla paylaşıyor.
Benzer süreçleri yaşayan kadınların yer aldığı "Pembe Kalpli Kadınlar" adlı WhatsApp grubunda da dayanışmaya katılan Karatepeli, kadınları sağlıklarını ihmal etmemeye çağırıyor.
"En çok ilk duyduğum anda zorlandım"
Karatepeli, AA muhabirine, hastalıkla mücadelesinde en zor aşamalardan birinin teşhisi kabullenmek olduğunu söyledi.
Tanıyı öğrendiği günü unutamadığını belirten Karatepeli, şöyle konuştu:
"İlk günü hatırladığımda hala gözlerim dolar. Kabullenmek çok zor. En çok ilk duyduğum anda zorlandım. 'Nasıl olur, bende hiçbir şey yok. Neden ben?' diye düşündüm. İsyan ettim, çok ağladım, çok bağırdım ama şimdi buradayım tüm bunları yaşamış, altından kalkmış, zafer kazanmış biri olarak."
Karatepeli, kemoterapi sürecinde sağlık çalışanlarının yaklaşımının kendisine güç verdiğini dile getirerek, her seferinde tebessümle karşılandığını, gördüğü ilgi ve desteğin kendisi için çok kıymetli olduğunu anlattı.
Sevinç Karatepeli, tedavinin fiziksel etkilerinin yanı sıra sosyal yaşamda karşılaştığı bazı davranışların da kendisini zorladığını ifade etti.
Saçları döküldüğünde peruk ya da başını örtecek bir aksesuar kullanmayı tercih etmediğini aktaran Karatepeli, insanların bakışlarından ve kendisini işaret etmelerinden rahatsızlık duyduğunu söyledi.
Karatepeli, çocuğunu tek başına büyüttüğünü anlatarak, "Üstelik yanımda 5 yaşında bir çocuk varken çok zordu. Kusarken çocuğum bana kova getirdi, ondan destek almak zorunda kalabiliyordum. Geçti, geçiyor ama tüm bunlara duyarlı olmamız gerekiyor." diye konuştu.
"Birbirimizi tanıyoruz, birbirimize destek oluyoruz"
Karatepeli, aynı hastalıkla mücadele eden kadınların birbirlerinin yaşadıklarını daha iyi anlayabildiğini belirtti.
Dayanışmanın önemini vurgulayan Karatepeli, şunları kaydetti:
"Birilerine ışık olmayı çok önemsiyorum. Beni tanıyan arkadaşlarım, ilk anda ağlayan, isyan eden kadınları doğrudan bana yönlendiriyor. Bizim 'Pembe Kalpli Kadınlar' diye bir WhatsApp grubumuz var. Orada kendi aramızda konuşuyoruz. Süreç aynı olduğu için birbirimizi tanıyoruz, birbirimize destek oluyoruz. 'Neler yapabiliriz, daha iyi nasıl olur, nerelerden destek alabiliriz?' diye konuşuyoruz."
Karatepeli, hastalıkla birlikte kendisine daha fazla önem vermeyi öğrendiğini dile getirerek, "Lütfen kendimizi ihmal etmeyelim. 'Bana bir şey olmaz' demeyelim. Vücudumuzu tanıyalım. Sağlıklı hayat merkezleri ve kanser erken teşhis, tarama ve eğitim merkezlerinde ücretsiz taramalarla bizlere yardımcı olunuyor. Geç kalmadan gelin. Aynaya baktığımızda gördüğümüz o en değerli bedenden sevgimizi esirgemeyelim. Kanserden değil, geç kalmaktan korkalım çünkü kanser değil biz güçlüyüz." ifadelerini kullandı.
"Belirtinin ortaya çıkmasını beklemeden taramanızı yaptırın"
Sağlıklı Hayat Merkezi Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Müge Meriç de meme kanserinin erken evrede belirti vermediğini ancak erken tespitle beraber uygun tedavinin çok önemli olduğunu vurguladı.
Meriç, erken tespitin tedavi seçeneklerinin ve başarısının artmasını, hastalığa bağlı olumsuz sonuçların azalmasını sağladığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Her 16 kadından biri risklidir. Erken tanının en önemli aracı düzenli taramadır. Belirtinin ortaya çıkmasını beklemeden taramanızı yaptırın. Meme kanserinde biz 20 yaşından itibaren kendi kendine muayene ve yılda bir hekim muayenesi öneriyoruz. 40-69 yaş arasındaki kadınlarda ise yılda 1 kez hekim muayenesi ve bunun yanında 2 yılda bir mamografi ile tarama yapılmasını öneriyoruz."
Meme kanserinin genetik, hormonal, biyolojik ve çevresel risk faktörleri bulunduğuna dikkati çeken Meriç, "Ben özellikle değiştirilebilir risk faktörlerinden bahsetmek istiyorum. Kişilerin fiziksel olarak aktif bir yaşam sürmesi, sağlıklı ve dengeli beslenme, ideal kiloda kalmak, sigara ve alkol tüketmemek bu risk faktörlerini azaltır. " dedi.






