Çanakkale’nin Biga ilçesinden olan doğasever ve mantar avcısı Kamuran Arslan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla yine dikkatleri üzerine çekti. Doğanın gizemli dünyasını ve dağlarda, kırlarda saklı hazinelerini kendine has samimi üslubuyla takipçileriyle paylaşan Arslan, bu kez hedefine "çayırların asil güzeli" olarak nitelendirdiği kulacık mantarını aldı.
Yaptığı paylaşımda kulacık mantarına (Pleurotus eryngii) duyduğu hayranlığı derin bir coşkuyla dile getiren Arslan, bu özel türün hem estetik duruşuna hem de mutfak değerine vurgu yaptı. Doğanın her mevsim insanlığa ayrı bir mucize sunduğunu belirten Arslan’ın objektifine yansıyan o kareler, kısa sürede doğa ve mantar meraklılarının büyük beğenisini kazandı.
Paylaşımında kulacık mantarının yapısal özelliklerine ve doğadaki duruşuna övgüler dizen Arslan, şu ifadeleri kullandı:
“Bazı mantarlar vardır, gördüğünüz anda hayran kalırsınız. İşte kulacık mantarı da benim için onlardan biri. Şu duruşuna, şu güzelliğine, şu etli ve dolgun yapısına bakar mısınız arkadaşlar! Sanki doğa bütün ustalığını bu mantarın üzerinde sergilemiş. Kalın ve sağlam sapı, zarif şapkası, kendine has görüntüsüyle çayırların en kıymetli güzelliklerinden biri.”
Boğa Dikeni ile Kurulan Gizli Bağ
Mantar avcılığının sadece bir toplama faaliyeti olmadığını, aynı zamanda doğayı okuma ve gözlem yeteneği gerektiren bir tecrübe süreci olduğunu her fırsatta dile getiren Kamuran Arslan, kulacık mantarının doğadaki yaşam döngüsüne de dikkat çekti.
Arslan, bu özel türün boğa dikeniyle olan ilişkisini şu sözlerle aktardı:
“Üstelik boğa dikeniyle olan ilişkisi, onu bulmayı ayrı bir tecrübe ve gözlem işine dönüştürüyor. Yenilebilir, lezzetli ve mutfak değeri yüksek bir tür. Benim gözümde kulacık sadece bir mantar değil, doğanın bize sunduğu muhteşem bir sanat eseri. Her bulduğumda aynı heyecanı yaşıyorum. Rabbimin yarattığı şu güzelliğe bakın, maşallah!”
Bitki örtüsüyle uyum içinde büyüyen bu nadide türün, ancak bilinçli gözler tarafından fark edilebileceğinin altını çizen Arslan, bu lezzetli türle her karşılaştığında ilk günkü heyecanı yeniden yaşadığını belirtti.




