Biga’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen çelenk sunma töreninde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile vatan uğruna mücadele eden kahramanlar anıldı. Törende konuşan Biga Belediye Başkanı Alper Şen, 18 Eylül’ün Biga’nın cesaretini, sorumluluğunu, iradesini ve vatan sevgisini hatırlattığını vurgularken, Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı ise ilçenin Milli Mücadele dönemindeki önemine dikkat çekti.

Biga’nın kurtuluşunun 104. yılı kapsamında düzenlenen çelenk sunma töreni, Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirildi.
Tören, çelenklerin Atatürk Anıtı’na sunulmasıyla başladı. Ardından Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve aziz şehitlerimizin manevi huzurunda saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Yeniçiftlik Ortaokulu Müzik Öğretmeni Nadire Mercan Deniz yönetiminde İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından protokol konuşmalarına geçildi.
Törende ilk olarak Biga Belediye Başkanı Alper Şen konuşma yaptı.

“18 EYLÜL BİZE YALNIZ BİGA’NIN NE ZAMAN KURTULDUĞUNU HATIRLATMAZ”
Biga Belediye Başkanı Alper Şen, konuşmasında 18 Eylül tarihinin Biga açısından taşıdığı anlamı farklı başlıklar üzerinden anlattı.
Şen, konuşmasına şu sözlerle başladı:“18 Eylül 1922, bize yalnız Biga’nın ne zaman kurtulduğunu hatırlatmaz. Biga’nın ne olduğunu da hatırlatır.
Mesela bana BİGA’nın CESARETİNİ HATIRLATIR.
Cesaret, tehlikeyi görmemek değil;
tehlikeye rağmen yürümektir.
18 Eylül’de 16’ncı Tümen Biga’ya girmişti.
Şehir kurtulmuştu.
Ama önlerinde Çanakkale, Boğazlar ve İngiliz kuvvetleri vardı.
Türk ordusu durmadı ve yürüdü.
Çünkü tarih, korkmayanları değil,
korkuya boyun eğmeyenleri yazar.”
“18 EYLÜL BİGA SORUMLULUĞUNUN HATIRLANMASIDIR”
Başkan Şen, Biga’nın Milli Mücadele dönemindeki sorumluluk anlayışına da dikkat çekerek konuşmasını şöyle sürdürdü:
“18 Eylül Biga Sorumluluğunun Hatırlanmasıdır.
Sorumluluk, görev beklemek değil;
memleket çağırdığında öne çıkmaktır.
10 Eylül 1919’da, henüz düzenli ordu bile yokken,
Müftü Mehmet Hamdi Efendi Biga Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ni kurdu.
Çünkü zor zamanda sorumluluk verilmez, alınır.”
Şen, Biga’nın iradesine ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:
“18 Eylül’de BİGA İRADESİNİ görürüz. İrade, güçlü olduğunda yürümek değil;
yalnız kaldığında da ‘Ben varım’ diyebilmektir. Mesela yollar düşman kontrolündeyken Bigalı Galip Bey’in, hayati bir mektubu gizli yollardan Karabiga’ya ulaştırmasıdır.”
“BİGA EŞİTTİR VATAN SEVGİSİDİR”
Biga’nın vatan sevgisiyle özdeşleşen tarihine vurgu yapan Alper Şen, konuşmasında şu sözlere yer verdi:
“Biga Eşittir Vatan Sevgisidir.
Vatan sevgisi yalnız toprağı değil;
milletin hakkını ve devletin onurunu korumaktır.
İşgal kuvvetleri halkın parasına el koymak istediğinde
Kaymakam Nurettin Bey karşılarına dikiliyordu.
O gün korunan yalnız bir kasa değildi.
Milletin de namusuydu.”
“BİGA AKILDIR”
Şen, Milli Mücadele’nin yalnızca askeri mücadeleden ibaret olmadığını belirterek Biga’nın tarihsel rolünü şu sözlerle anlattı:
“Biga Akıldır. akıl, yalnız kazanmak değil;
kazandığını geleceğe taşıyabilmektir.
Biga’dan başlayan yürüyüş Çanakkale’ye uzandı.
Savaşın eşiğinden Mudanya’ya,
askerî zaferden diplomatik zafere varıldı.
Meydanı cesaret kazandı.
Zaferi akıl tamamladı.”
Konuşmasının son bölümünde geçmişte mücadele eden isimleri ve Bigalıları anan Şen, şu ifadeleri kullandı:
“Son sözüm şudur. Bize bırakılan asıl miras; sorumluluk duygusudur.
Müftü Hamdi Efendi’nin örgütlenme iradesidir.
Köprülülü Hamdi Bey’in cesaretidir.
Dramalı Rıza’nın fedakârlığıdır.
Tahsin Efe’nin direncidir.
İsmi bilinen ve bilinmeyen bütün Bigalıların memleketine sahip çıkma kararlılığıdır."
VE BİGA GELECEKTİR.
Çünkü hiçbir kurtuluş yalnız geçmiş için kazanılmaz.
1919’da sorumluluk alanlar, 1922’de yürüyenler, canını ortaya koyanlar...Yalnız kendi günlerini kurtarmadılar. Bizim bugünümüzü kurdular. Şimdi sıra bizde. Bize yalnız özgür bir şehir bırakılmadı.
Bize örnekler, emsaller, ilhamlar bırakıldı. Emin olun Biga Belediyesi olarak bu ruhtan kesinlikle şaşmadan, onlara layık olacağız. Biga için çalışmak, Bigayı büyütmek ve geliştirmek bir sorumluluk ötesinde, atalarımızın emri olarak kabul ediyoruz.
Bu duygularla, Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu toprakları vatan yapan bütün kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Biga’mızın kurtuluşunun 104’üncü yılı kutlu olsun.”

KAYMAKAM KAYABAŞI: “BİGA, KUVAYI MİLLİYE RUHUNUN HARMANLANDIĞI MÜSTESNA BİR COĞRAFYADIR”
Törende konuşan Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı ise 18 Eylül’ün Biga için taşıdığı tarihi öneme dikkat çekti. Kaymakam Kayabaşı konuşmasında şunları söyledi:“Bugün Çanakkale’mizin gözbebeği kadim tarihimizin ve milli mücadelemizin gurur abidesi Biga’mızın düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıldönümünü kutlamanın derin onurunu ve heyecanını yaşıyoruz.
Yüzyıla aşkın bir süre önce bu topraklarda yazılan destan, milletimizin bağımsızlık ve hürriyetinden asla vazgeçmeyeceğinin en somut kanıtıdır.
Biga, Kuvayı Milliye ruhunun, vatanını canından aziz bilen kahramanların harmanlandığı, hürriyet sevdalılarının omuz omuza verdiği müstesna bir coğrafyadır.
Bugün bizlere düşen en büyük sorumluluk, ecdadımızın büyük fedakârlıklarla bizlere emanet ettiği bu kutsal toprakları daha da ileriye taşımak; Biga’mızı sanayisiyle, tarımıyla, eğitimiyle ve kültürüyle Cumhuriyetimizin güçlü bir simgesi yapmaya devam etmektir.”

“BİR YOLCUYA” ŞİİRİ OKUNDU
Protokol konuşmalarının ardından Biga Çiçeklidede Özel İdare Ortaokulu öğrencilerinden Azra Taşkın, “Bir Yolcuya” isimli şiiri okudu.
Program, halk oyunları gösterisinin ardından sona erdi.




