Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’nde radyoterapi ünitesinin konumu ve fiziki şartları kanser hastalarını isyan ettirdi. Ünitenin eksi 2’nci katta, morg ve çöp toplama alanıyla yan yana olmasını eleştiren CHP Biga İl Genel Meclis Üyesi Rıdvan İpek, “Bu yolu yürümek bile insanı yıkıyor” dedi.

Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’nde kanser tedavisinde kullanılan radyoterapi cihazının sık sık arızalanmasıyla gündeme gelen kriz, şimdi de ünitenin fiziki koşulları ve konumuyla yeni bir boyut kazandı. Bölgedeki yaklaşık 600 bin nüfusa tek cihazla hizmet veren Radyasyon Onkolojisi Ünitesi’nin hastanenin bodrum katında (-2. kat) yer alması ve ulaşım yolu üzerindeki olumsuz görüntüler, tedavi gören hastaların psikolojisini altüst ediyor.

Kendisi de radyoterapi tedavisi gören CHP Biga İl Genel Meclis Üyesi Rıdvan İpek, hastaların yaşadığı zorlukları, tedaviye giderken geçmek zorunda kaldıkları güzergahı ve psikolojik baskıyı kamuoyuyla paylaştı.

MORG VE ÇÖPLERİN YANINDAN GEÇEREK TEDAVİYE GİDİYORUZ

Hastanenin mimari planlamasında radyoterapi ünitesinin en kötü lokasyona yerleştirildiğini belirten Rıdvan İpek, hastaların tedaviye giderken şahit olduğu manzarayı şu sözlerle anlattı:

Biga esnafına büyük kolaylık: İpotek ve kefil şartı kalktı!
Biga esnafına büyük kolaylık: İpotek ve kefil şartı kalktı!
İçeriği Görüntüle

“Hastanenin en kötü yerine radyoterapi ünitesini koymuşlar. Bodrum kata indiğimizde radyoterapi servisine ulaşmak için bir koridoru geçmemiz gerekiyor. Bu yolda sırasıyla mutfak, hemen yanında morg, cenaze arabası, tıbbi atık ve çöp toplama alanı, eczane deposu yer alıyor. En sonunda ise radyoterapi merkezi var. Moralimizin en yüksek olması gereken bir süreçte, morgun ve çöplerin yanından geçerek tedaviye girmeye çalışıyoruz. Bu yolu yürümek bile insanı manevi olarak yıkıyor.”

“İYİLEŞEMEZSEN DİREKT MORGA YOLLARIZ MESAJI MI VERİLİYOR?”

Yurt dışında ve bazı özel hastanelerde kanser hastaları için müzik terapisi, resim dersleri ve psikolog desteği gibi moral yükseltici uygulamalar olduğunu hatırlatan İpek, Çanakkale’deki mevcut durumun hastalara verdiği mesajı sert bir dille eleştirdi:

“Biz bu imkanlardan mahrumuz, üstüne bir de bu manzaraya maruz kalıyoruz. Kendinizi bizim yerimize koyun: Sanki hastalara ‘Merak etme, iyileşemezsen yolun üzeri, direkt morga yollarız’ mesajı mı veriliyor? Böyle bir tedavi merkezi mantığı olabilir mi? Bir insan evladı, kanser hastalarının böyle bir ortamda nasıl bir psikolojiye sahip olacağını hayal edemiyor mu?”

KANSER SADECE TIBBİ BİR SÜREÇ DEĞİLDİR

Kanserin sadece cihaz ve ilaçla tedavi edilen bir hastalık olmadığını vurgulayan İpek, tuttuğu notlarda hastalığın evreleri ve hastaların ruh haline de dikkat çekti.

İpek açıklamasında, “Kanser tek çeşit bir hastalık değildir; 1. evresi, 2. evresi, 3. ve 4. evresi var. İşin içine yaşlılık ve yalnızlık giriyor. Tedavi sadece tıbbi müdahale ile sınırlı kalamaz. Moral, psikolojik destek ve insani bir ortam da tedavinin ayrılmaz parçasıdır. Mevcut şartlarda hastalarımız umutsuzluğa sürükleniyor” ifadelerini kullandı.

ACİL DÜZENLEME VE YER DEĞİŞİKLİĞİ TALEBİ

Kemoterapi ve radyoterapi hastalarının bekleme sürelerinde de büyük sıkıntılar yaşadığını belirten İpek, yetkililere şu somut önerilerle çağrıda bulundu:

“Kemoterapi alan hastalar 3-5 saat boyunca soğuk duvarlar arasında bekliyor. En azından bekleme alanlarına bir televizyon konulup eğitici kanallar açılsa, hastaların kafası dağılsa, moralleri bozulmasa çok mu zor? Bu ünitenin acilen daha uygun, insani bir kata taşınmasını talep ediyoruz. Ayrıca miadını doldurmuş, 8 yıllık ve sürekli arızalanan cihazın yenilenmesi, bekleme alanlarının hasta dostu hale getirilmesi artık bir zorunluluktur. Sağlık Bakanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü’nden bu insani dramı bitirecek acil adımlar bekliyoruz.”

Kaynak: Haber Merkezi