Kazdağları’nda Yılanyastığı: Süs Bitkisi mi, Zehir mi?

Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü'nde Şube Müdürü ve Orman Yüksek Mühendisi Mehmet Akkan, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda Yılanyastığı (Dracunculus vulgaris) bitkisi hakkında önemli bilgiler verdi. Akkan, bu bitkinin hem süs bitkisi olarak yetiştirildiğini hem de bazı tıbbi özelliklere sahip olduğunu belirtirken, aynı zamanda otçul hayvanlar ve insanlar için zehirli olabileceği konusunda uyarılarda bulundu.

Yılanyastığı, Yılanyastığıgiller familyasına ait büyük yaprakları ve koyu kırmızı rengi ile dikkat çeken bir bitki. Bitki, mide bulandırıcı bir koku salgılayarak sinekleri kendine çekiyor ve bu sayede tozlaşmasına yardımcı oluyor. Akkan, bitkinin bu özelliği ile böcekleri çektiğini ve böceklerin bu yapışkan yüzeyden kurtulmakta zorlandığını belirtti. Bu durumun, bitkinin etçil olduğu yönündeki yanlış bir inanca neden olduğunu da ekledi.

Mehmet Akkan, Yılanyastığı’nın kökünde bulunan yumrularının tıbbi amaçlarla kullanılabileceğini ifade etti. Akkan, bu bitkinin özellikle sedef hastalığına karşı kullanılabildiğini belirterek, şu bilgileri paylaştı:

“Yılanyastığının yumruları olgunlaştıktan sonra toplanır ve 5-6 adet un haline getirilinceye kadar dövülür. Daha sonra bu un yağda kavrularak bir macun elde edilir. Sedef hastası olan kişiye önce banyo yaptırılır ve ardından bu macun hastanın vücuduna sürülür.”

Ancak Akkan, bitkinin taze haliyle tüketilmesinin ciddi zehirlenmelere yol açabileceği konusunda da uyardı. Bitkinin taze halde yenmesinin bulantı, kusma, ishal ve kalpte ritim bozuklukları gibi belirtilerle ölüme varan zehirlenmelere neden olabileceğini vurguladı.

Akkan’ın paylaşımı;
“Yılanbıçağı, Yılanyastığı

Denizde halıya sarılmış ceset bulunmasına ilişkin şüphelilerden 1'i yakalandı Denizde halıya sarılmış ceset bulunmasına ilişkin şüphelilerden 1'i yakalandı

(Dracunculus vulgaris )
Kökünde bulunan Yumrusu Şifalıdır.
Yılanyastığıgiller familyasından, yaprakları büyük ve koyu kırmızı olan, mide bulandırıcı bir koku salan, büyük yumrulu bir bitkidir.
Yılanbıçağı gösterişli sıpata ve koçanı nedeniyle süs bitkisi olarak yetiştirilen ancak otçul hayvanlar için zehirli olan bir bitkidir.Taze bitkiyi yemek, bulantı, kusma, ishal ve kalpte ritim bozukluklarıyla ölüme yol açan zehirlenmelere neden olabilir. Humuslu ve geçirgen toprakları tercih eder. Bitki tozlaşmasına yardımcı olması için çürük et kokusu yayarak sinekleri kendine çeker. Ayrıca bitki ısı üretme yeteneğine de sahiptir. Böylece bitki böcekleri ısı enerjisiyle ödüllendirerek kendine çeker. Bitkinin büyük bir iç çiçek odası ve böceklerin konabilmesi için geniş alanı vardır. Buradaki duvarların yapışkan özellikte olması böceklerin konduktan sonra ayrılmasını güçleştirir. Böcekler sıpata solduktan sonra bitkiden ayrılabilir ancak bu arada kısa ömürlü böcekler ölmüş olur. Bu da bitkinin etçil olduğuna dair yanlış bir inanca sebep olmuştur.
Olgunlaştıktan sonra kökünde ki yumrular ve tohumları tıbbi amaçla kullanılabilir. Yılanyastığının yumrulu kurtulduktan sonra 5-6 adet un haline getirilinceye kadar dövülür ve yağda kavrularak bir macun elde edilir. Sedef hastası olan kişiye önce banyo yaptırılır ve ardından bu macun sedef hastası olan kişinin vücuduna sürülür.”

Muhabir: Necmiye Tarlasüren